KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/636 Esas
- Karar no
- 2024/1182
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat malzemeleri pazarlama alanında faaliyet göstermekte olduğunu, davalının ise "... Mah. .... Bulv. No: 80 G Sultangazi/ İSTANBUL" adresinde mukim "....
Hastanesi" maruf isimli şirket olduğunu, davalının bu isimle sağlık alanında hizmet vermekte olduğunu, davalı tarafın mukim olduğu yerde kullanılmak üzere farklı zamanlarda müvekkili şirketten malzeme satın almış olduğunu, müvekkili şirketin bu doğrultuda ... no'lu 30.01.2023 tarihli 19.636,26 TL bedelli fatura, ... no'lu 25.08.2023 tarihli 4.233,68 TL bedelli fatura, ... no'lu 25.08.2023 tarihli 5.395,50 TL bedelli fatura düzenleyerek e-fatura sistemi üzerinden iletmiş olduğunu, ... no'lu fatura yönünden kısmi ödemeyle 7.923,29-TL bakiye borç kalmış, diğer fatura bedellerinin ise hiç ödenmemiş olduğunu,
bahsi geçen alacakların tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafın takibe, borca, faize, faiz oranına ve diğer fer'ilerine itiraz etmiş olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinin görüşme sonunda anlaşamama ile sona ermiş olduğunu, davalının itirazlarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, fatura konusu malzemelerin davalıya teslim edilmiş olduğunu, teslim edilen malzemelerle ilgili e-fatura ve e-irsaliye düzenlenerek davalıya iletilmiş olduğunu, davalı tarafın anılan belgelere itiraz etmemiş olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete borcu olduğunu bilmekte olduğunu,
davalının itirazlarının gerekçesiz ve borçtan kurtulmaya yönelik olup, aynı zamanda kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ....
E. sayılı dosyası ile Genel Haciz Yolu ile İcra Takibi/ ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, taraflarınca söz konusu icra takibine ve borcun tamamına itiraz edilmiş olduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir sözleşme olmadığı gibi yetki sözleşmesi de bulunmadığını, fatura alacağının tek başına para borcu olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, söz konusu fatura ile kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını, ancak, yapılacak yargılama sonucu bir alacağın olup olmadığının belli olabileceğini, müvekkili şirketin adresi borca ve yetkiye itiraz dilekçesi ile işbu davaya cevap dilekçesinde de gösterildiği üzere "....
Mah., ... Blv.
No:80 G Sultangazi/İstanbul" olduğunu, bu nedenle, söz konusu icra takibinde yetkili icra daireleri Gaziosmanpaşa İcra Müdürlükleri olup, bu takibe ilişkin itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemeleri (ticaret mahkemesi sıfatıyla) olduğunu, davacı şirket iddia konusu alacağı ispat etmekle yükümlü olduğundan ve böyle bir ispat olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın, davacı tarafın dava dosyasında mübrez olan 30.01.2023 tarihli, ... no.lu ve 7.923,29 TL, 25.08.2024 tarihli,
... no.lu ve 4.233,68 TL ve ... no.lu ve 5.395,50 TL tutarlı üç adet fatura alacağı ve işlemiş faizi iddiasını konu edinmekte olduğunu, davacı tarafın, iddia konusu bu faturalar üzerinden müvekkili şirkete karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunmuş olduğunu, iş bu icra takibine karşı süresi ve usulüne uygun olacak şekilde yapılan itiraz ile birlikte takibin durmuş ve huzurdaki davanın itirazın iptali olarak ikame edilmiş olduğunu, huzurdaki davada taraflar arasında hiçbir zaman yazılı bir sözleşme akdedilmemiş olduğunu, davacı tarafın, bir takım faturalar üzerinden müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasıyla huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmiş bulunduğunu, ispat yükünün, istisnaları da olmakla birlikte, hak ve talep eden davacı/iddia eden üstünde olduğunu, ispat yükünün hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkarana ait olduğunu,
huzurdaki davada da kendi lehine hak çıkaran tarafın davacı taraf olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, sadece faturalar tanzim edilerek ispat yükünün gerçekleştirildiğinin kabul edilemeyeceğinden haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sadece iddia konusu faturalar üzerinden ispat yükünün gerçekleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın ayrıca taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiyi ve faturalarda yer alan malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın, fatura,
cari hesap ekstreleri ve bilirkişilerce incelenecek tarafların ticari defterler ve banka kayıtlarından açıkça anlaşılacağı iddiası ile iş bu faturalardan kaynaklı olarak müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasında olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, mahkememizce de takdir edileceği üzere fatura düzenlemenin, kişiyi alacaklı kılmayacağını, kaldı ki taraflar arasında da davacı tarafın iddia ettiği gibi,
cari hesap ilişkisinin bulunduğu kabul edilse dahi (iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte) tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığında iş bu faturalardan dolayı herhangi bir alacağın olmadığının ortaya çıkacak olduğunu, fatura mevcudiyetinin, malın teslim edildiğinin ya da hizmetin ifa edildiğinin anlamına gelmediğinin bilinmekte olduğunu, bu anlamda fatura, alacağa dair kesin bir karine olmayıp, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin ve faturalarda yer alan malların teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu beyanla;
huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine mahkememiz aksi kanaatte ise esastan tümden reddine, davacının kötü niyetli olduğu açık olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına karar verilmesine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf davacı üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 7.923,29 TL ... nolu faturadan bakiye alacak, 4.233,68 TL ... nolu fatura alacağı, 5.395,50 TL ... nolu fatura alacağı, 1.995,42 TL ... nolu faturadan bakiye alacağa takip öncesi işlemiş faiz, 764,96 TL .... nolu fatura alacağına takip öncesi işlemiş faiz, 974,89 TL ... nolu fatura alacağına takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.287,74 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekili mahkememizin 19/11/2024 tarihli celsesinde, davalı tarafça borcun taraflarına ödenmiş olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 22/11/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirket tarafından dosya borcu ödendiğinden davanın konusuz kalmış olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerini bulunmadığını beyan etmekle, tarafların karşılıklı beyanları uyarınca dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2024
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/636, K. 2024/1182, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama