KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/122
- Karar no
- 2023/140
- Dava
- Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat
- Dava tarihi
- 21/05/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 14/06/2023
Karar Metni
2.466 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilleri ...'nin internet üzerinden ürün satışı yapmakta olduğunu, müvekkilleri firma tarafından ... markasının haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiası ile davalı tarafından Bakırköy ...
Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... değişik iş dosyasından alınan 02/04/2021 ihtiyati tedbir kararı ile markanın kullanılması ve internet üzerinde özellikle ... adlı satış sitesinde ürünün satışlarının tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, verilen tedbir ile ürün satışı durdurulduğunu, tedbir dosyasına yaptıkları itiraz aşamasında davalı tarafça yasal süre zarfında tedbire ilişkin dava açılmamış olduğundan tedbirin 10/09/2021 tarihinde verilen kararla kaldırıldığını, davalı tarafça bu karar yapılan itirazın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...
Hukuk Dairesi ... esas ... karar sayılı 29/12/2021 tarihli kararı ile red edildiğini, tedbirin kaldırıldığı tarihe kadar davacı tarafça satış yapılamadığından zarar edildiğini, davalı tarafça Bakırköy .... Fikri Sınai Haklar hukuk Mahkemesi ... değişik iş dosyasından alınan tedbirin kaldırılmasından sonra Bakırköy ....
Fikri Sınai Haklar hukuk Mahkemesi ... sayılı dosyasından yeniden dava açıldığını ve tedbir talep edildiğini, mahkeme tarafından 30/09/2021 tarihli kararıyla yeniden tedbir kararı verildiğini ve davacının internet satışı yeniden tedbiren durdurulduğunu, tedbire yapılan itiraz üzerine 19/11/2021 tarihinde verilen kararla tedbirin kaldırıldığını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ...
Karar numaralı 21/03/2022 tarihli kararı ile tedbir kesin olarak kaldırılarak satışa yeniden başlandığını, davalı tarafından .... Sanayi A.Ş. adına .... tescil numarası ile tescilli "..." markasının kendisine ait olduğu iddiası ile davacının kullandığı markanın satışının engellenmesi için alınan tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu, tedbire ve davaya konu ... markası ve bu markaya ait ürünlerin Çin de faaliyet gösteren ....
Ltd tarafından üretildiğini ve satışının yapıldığını, üretici firma ile ürünlerin Türkiye de satışı, pazarlaması ile ilgili olarak ekte sunmuş oldukları distribütörlük anlaşması yapıldığını, anlaşma gereğince ürünlerin Çinden ithal edilerek Türkiye satılmakta olduğunu, ....
Ltd tarafından ... markası uluslararası alanda kendi adına tescil ettirildiğini ve hukuki koruma altında olduğunu, müvekkilleri firma tarafından ürüne ilişkin markanın 35 numaralı sınıflandırmada marka tescili alındığını, marka ile ilgili herhangi bir itiraz gerçekleşmediğini, müvekkilleri firma ile dava ve tedbire konu marka ve bu markaya ait ürünlerin Türkiye'de satışı ile ilgili olarak yetkiyi üretici firmadan almış olup sözleşmeye dayalı olarak kendi adına marka tescili yaptırdığını, sözleşme gereğince ... tarafından ... adına tescil yapılan 35 numaralı sınıflandırmaya ilişkin olarak tescil talebinde bulunulmadığını,
davaya konu edilen markanın dünyada birçok ülkede ... adına marka tescili yapıldığını, uluslararası korumaya sahip olduğunu, ... tarafından ... markası ile ilgili olarak 03/08/21 nolu sınıflarda marka tescil talebinde bulunulduğunu, Marka ve Tescil Dairesi tarafından bu talep kabul edilerek ... sayı ile ... (....) adına tescil edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesi uyarınca marka hakkı, sahibine tescil edilmiş markası üzerinde tekel hakkı tanımakta olduğunu, davalı ...'ın tedbire konu edilen marka üzerinde yasal bir hakkı olmadığını,
yetkilisi olduğu şirkete ait marka için şahsın kendi adına dava açmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı tarafın kendi adına tescil edilmemiş ve yasal hakkı olmayan bir marka için tedbir alarak davacıyı zarara uğrattığını, verilen tedbir kararları süresince davacı mal satışı yapamayarak zarar ettiğini, yapılacak inceleme ile davacının tedbir verilen dönemlerde uğradığı zararın tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafından alınan ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun tedbirlerin kaldırılması ile ispatlandığını,
davacı tarafın alınan tedbir kararı nedeni ile ithal ettiği ürünleri uzun süre satamadığını ve hem kur farkından dolayı hemde satış yapılmadığından zarara ve müşterileri karşısında güven kaybına uğradığını, ürünlerin satışının mahkeme tedbiri ile durdurulduğunun müşteriler tarafından öğrenilmesi nedeni ile müşteri kaybı da yaşadığını,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile tahkikat sonucunda davacının hakkında verilen tedbir kararı nedeni ile satış yapamadığı sürelerde uğramış olduğu maddi zarar ve kar kaybının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 5.000.00 TL haksız ihtiyati tedbir kararından kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında davaya dayanak markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... numaralı 3. Sınıfta tescilli ... ve son olarak .... 5. Sınıfta tescilli numaralı ... ibareli markalar olduğunu, markaların hak sahibinin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarından anlaşılacağı üzere ... olduğunu, daha sonra işbu markayı yetkilisi olduğu ...
Anonim Şirketi'ne devrettiğini, kendisinin markanın kullanılması ve markaya bağlı hakları kullanmak konusunda en geniş yetkili İnhisari Lisansı bulunmakta olduğunu, özleşmenin 10. Maddesi "Lisans Alan, (3.) üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin yasalar uyarınca açabileceği her türlü davaları kendi adına açabilir" olduğunu, Lisans Sözleşmesinde, marka hakkına tecavüz hallerinde dava açmak ve buna bağlı yetkileri kullanmanın yine ...'a ait olduğunu,
davacının beyanları aksine Türkiye'de ... markasının 3. Sınıfta ve 5. Sınıfta tek ve gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bahsettiği ... şirketi ile ... şahıs şirketi ayrı ayrı şirketler olduğunu, bu beyan bile davacının marka hak sahibi beyanlarının çelişkili olduğunu açıkça gösterdiğini, 3. Sınıfta ve 5. Sınıfta bu firma ve kişilerin herhangi bir tescili olmadığı gibi ...'nun tescili 8. ve 21. Sınıfta ve 04.12.2020 tarihli olduğunu, özetle hem farklı sınıfta hem de müvekkillerinden sonra olduğunu,
davacının ... markasını 35. Sınıfta kendi adına tescil ettirmesi ve akabinde 3. Sınıftaki ürünlerde kullanması sonrasında bu haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli kullanımın sonlandırılması amacıyla davacıya iki kez ihtarname keşide edildiğini, davacı kullanımını devam ettirmesi üzerine Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D.iş Sayılı dosyasından başvuruda bulunulduğunu ve tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tanzim edilen bilirkişi raporunda: "Aleyhine tespit talep olunanın ... sitesinde satışa sunduğu ..." ibareli ürünleri aleyhine tespit talep olunan adına tescilli ... sayılı markanın tescilli olduğu 35. Sınıfta yer alan ürünleri aşar şekilde "kozmetik emtiaları" üzerinde markasal olarak kullanıma konu ettiği, bu nedenle aleyhine tespit talep olunan kullanımlarının adına tescilli marka hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini,
nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde kullanım konusu edildiğinin tespit edildiğini, tedbir kararının marka hakkına tecavüzün tespiti nedeniyle verildiğini, tedbirin kaldırılması ise esasa dayanmamakta olup, 10 günlük süre içerisinde dava açılmadığından tedbirin usulden dolayı kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettiğine ilişkin bilirkişi raporu var iken, marka tescilleri de bu durumu açıkça göstermekte iken, sadece usulden tedbirin kaldırılmış olmasının, verilen tedbir kararının haksız olduğu anlamına gelmemekte olduğunu,
bununla birlikte ihtiyati tedbir kararından sonra müvekkillerinin markasını kendisine ait .... anonim şirketi'ne devrettiğini, müvekkillerinin adresinin ... Cad. No:... ... Mah. Torbalı – İzmir olduğundan ve yetkili ve görevli mahkeme İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu, yetkiye itirazlarının kabulüne, Mahkemenizin yetkisizliğine, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi de ... E. Sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına tescilli marka sicil kayıtları; ...'dan davacının dava tarihi olan 21/05/2022 tarihinden önceki son 2 yıla ait satış rakamlarını içerir kayıtlar celp olunmuştur.
Mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası dosya arasına alınmış, tetkikinde; talep eden ... tarafından, karşı taraf ... aleyhine tespit talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; ".... kod numaralı ... görselini ihtiva eden "..." kelime unsurlu markanın Mal ve Hizmet Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 03.sınıfında talep eden ... adına tescilli olduğunu, .... kod numaralı ... görselini ihtiva eden "...." kelime unsurlu markanın Mal ve Hzmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 35.sınıfında aleyhine tespit talep edilen ... adına tescilli olduğunu,
aleyhine tespit talep olunan ... https://www...com/... ve bu uzantının içindeki 1-https://www...com/..., 2-https://www...com/...., 3-https://www...com/...., 4-https://www...com/...., 5-https://www...com/.... uzantılarında .... ibareli ürünleri satışa sunduğunu, aleyhine tespit talep olunan rendyol sitesinde satışa sunduğu ...(....) ibareli ürünleri Aleyhine Tespit Talep Olunan adına tescilli ... sayılı markanın tescilli olduğu 35.sınıfta yer alan hizmetleri aşar şekilde "kozmetik emtiaları" üzerinde markasal olarak kullanıma konu ettiği,
bu nedenle aleyhine tespit talep olunan kullanımlarının adına tescilli marka hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, aleyhine tespit olunan ... sitesinde yapmış olduğu kullanımların tespit talep eden adına tescilli ... kod numaralı marka ile aynı/benzer olduğu ve benzer sınıflarda nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde kullanım konusu edildiğini, aleyhine tespit talep olunan ... nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde tespit talep eden markası ile benzer markasal kullanımlarının başkaca bir yasal br hakka dayanıp dayanmadığının dosya kapsamında tespit edilemediğini,
aleyhine tespit talep olunan ... ... sitesinde satışa sunduğu ürünlerin tespit talep eden ... ait orijinal ürünler olup olmadığının anlaşılamadığını, aleyhine tespit talep olunan ... ... sitesinde satışa sunduğu ve bu uzantının içindeki uzantılarında yer alan ürünlerin tespit talep eden ... ait orijinal ürünler olmaması halinde aleyhine tespit talep olunan ... kullanımlarının tespit talep eden ... kod numaralı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil edeceği, ilgili ürünlerin orijinal ürünler olması ihtimalinde ise marka hakkının tükenmesi ilkesi gereği herhangi bir ihlalden bahsedilemeyeceği" hususlarının bildirildiği görülmüş,
mahkememizce 05/07/2021 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, "https://www...com/.... URL adresindeki satışlar ve .... DIŞ TİC. LTD.
ŞTİ tarafından "www...com" internet satış kanalında "..." markasının tecavüz oluşturma ihtimali olan davalı ... markasının tescilli olmadığı 3.sınıftaki kozmetik emtialarındaki kullanım ve satışının tedbiren durdurulmasına, bu hususta ...'a müzekkere yazılmasına" karar verildiği, karşı tarafın itirazı üzerine mahkememizce 10/09/2021 tarihinde "Mahkememizce verilen tedbir kararı süresinde esas hakkındaki davası açılmamakla kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespiti ile itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş ve karara karşı yapılan istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....
Hukuk Dairesi'nin 29/12/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya, Mahkememize ait ... değişik iş sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine verilmiş olan tedbir kararının verildiği zaman haksız olup olmadığı, bu karardan dolayı davacı tarafın maddi zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 29/03/2023 havale tarihli raporlarında. "Davacı Bakırköy ... FSHHM ...
D.iş sayılı dosyası kapsamında verilen tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığı ve kararın kesinleştiği, Bakırköy ... FSHHM ... Esas sayılı dosyasında ise.
Davacının davasının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE karar verildiği ve kararın kesinleştiği, HMK m.399 uyarınca yasanın aradığı şartların mevcudiyetine dair bilgiler tespit edilmiş olmakla birlikte, işbu tespitler uyarınca nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın, tedbir kararı sonrası, ... üzerinden satışlarının durdurulduğu,
tedbir kararı öncesi ve sonrası, stok kayıtları üzerinde tespit edilen aylık ortalama satış adetleri ve stok kayıtlarında görülen birim başı karlılık oranı dikkate alınarak yapılan hesaba göre, davacı tarafın, tedbir kararı sonrası ... üzerinden satışlarının durdurulması nedeniyle, dava konusu markaya yönelik ürün satışlarından 21.234,60 TL muhtemel kazanç kaybı olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 12/04/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, alacağın 5.000,00 TL'si için 21/05/2022 dava tarihinden itibaren, 16.234,60 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanarak toplamda 21.234,60 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, bilirkişi raporunda "Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası incelendiğinde.
Tespit Talep Edenin, ... olduğu, 02/08/2021 tarihinde tedbirin uygulandığını, 29/12/2021 tarihinde ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırıldığının belirtildiğini, davacının ise dava dilekçesinde 10/09/2021 tarihinde kaldırıldığını beyan ettiğini, 24/11/2021 tarihinde mahkemece tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin yazıya istinaden yanıt veren ... Ticaret A.Ş.
24/11/2021 tarihinde satışın açıldığını bildirdiğini, dolayısıyla bilirkişi tarafından 1 aylık bir kısma yönelik inceleme yapılması gerekirken 4 aylık bir sürece ilişkin inceleme yapıldığını, yine marka hakkı müvekkili tarafından yine kendisine ait ..... firmasına devredildiğini, bu devir tarihinin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında 08/07/2021 tarihi olduğunu, yani müvekkilinin ...
D.iş Sayılı dosyasından talep tarihi olan 02/04/2021 tarihinde ve bilirkişi raporu tanzim edildiği ve tecavüzün varlığının tespit edildiği ve ihtiyati tedbir kararı verildiği 05/07/2021 tarihinde de hak sahibi olduğunu, dolayısıyla devrin, tedbir kararından sonra olduğunu, Mahkemenin Marka Lisans sözleşmemizin 10. Maddesinin varlığına rağmen lisans sözleşmesini Marka Hakkına tecavüz oluşturan haklarda yetkili saymasa bile,
müvekkilinin talep tarihleri ve verilen tedbir kararı devirden önce olduğundan husumet nedeniyle haksız tedbir kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkili ... tarafından değişik iş dosyasından ihtiyati tedbir talep edildiğinde markanın kendisine ait olduğunu ve bu markayı yine kendisine ait .... şirketine devrettiğini, bu devri yaptığında da kendisine en geniş yetkileri aldığı İnhisari Lisans sözleşmesi ile lisans verdiğini, sözleşmenin 10. Maddesi de tecavüz davalarında müvekkiline dava açma hakkı vermediğini, ancak Mahkemece, kendilerine göre hatalı yorumuyla, dava husumet ehliyeti yokluğundan tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini,
dolayısıyla müvekkilinin haklarını kendisine ait şirkete devretmesinin, davalının ... d.iş sayılı dosyasında tespit edilen marka hakkına tecavüz eylemlerini legal kılmayacağını, anılan nedenlerle itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat talebine yöneliktir. HMK 399/2 kapsamında mahkememiz yetkili olduğundan davalının yetki itirazı kabul edilmemiştir.
Mahkememizin değişik iş sayılı dosyasında tespit talep edenin, ... olduğu, tespit talebin 31/03/2021 tarihinde yapıldığı, 05/07/2021 tarihli ara karar ile 30.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, 13/07/2021 tarihinde tedbir kararına konu teminatın yatırıldığı, 02/08/2021 tarihli cevabi yazı ile tedbirin uygulandığının bildirildiği, 10/09/2021 tarihinde tespit talep eden tarafça HMK m.397 gereğince 2 haftalık süre içinde dava açılmamış olması sebebiyle tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespiti ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
29/12/2021 tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... K. Sayılı kararı ile tespit talep eden tarafça 2 haftalık süre içinde dava açılmadığı ve 27/09/2021 tarihinde Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı davanın açıldığı, geçici koruma tedbirlerine ilişkin taleplerde adli tatilde sürelerin işlediği göz önüne alınarak, mahkeme kararının yerinde olması nedeniyle istinaf talebinin kesin olarak reddine karar verildiği.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında 2 haftalık süre geçtikten sonra açıldığı belirtilen Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında ise; davacının ..., dava tarihinin 27/09/2021 olduğu, dava tarihi itibariyle, davaya dayanak yapılan markanın dava dışı 3. Kişiye ait olduğu, hali hazırda da ... şirketi adına tescilli olduğu, davacının marka hakkında lisans yahut başkaca bir hak iddiasının bulunmadığı, herhangi bir lisans sözleşmesi ibraz edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, taraf vekillerinin kararı temyiz etmemeleri üzerine hükmün 29/11/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
HMK'nun 399/1.maddesine göre "Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür."
Somut olayda, davalının, davacı aleyhine mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası ile tedbir talebinde bulunduğu, 02/08/2021 tarihinde verilen tedbirin uygulandığı, 10/09/2021 tarihinde tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine karar verildiği, davalının açmış olduğu davanın ise reddedilerek 29/11/2022 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla madde lafzında belirtildiği şekliyle tedbirin kendiliğinden kalkması ile tazmin koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalının kusurlu eylemi nedeniyle davacının zararına neden olduğu, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, bilirkişi raporunda tespit edilen 21.234,60 TL maddi tazminatın mahkememizce oluşa ve delillere uygun bulunduğu, yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/122, K. 2023/140, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama