KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2023
- Esas no
- 2022/169
- Karar no
- 2023/104
- Dava
- Kullanılmama Nedeniyle İptal
- Dava tarihi
- 19/07/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 28/04/2023
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Kullanılmama Nedeniyle İptal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin, ...
Şirketinin iştiraki olduğunu, tüm fikri mülkiyet haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu markalardan birinin "..." olduğunu, bu markanın 1993 yılından beri .... tarafından geliştirilen işletim sistemleri için kullanıldığını, 2010 yılında ... ile yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde, ... isimli işletim sisteminin isminin "...." olarak kullanılmaya başladığını, markanın ... tarafından da kullanılmaya başlanmasıyla tanınmış marka olduğunu, davalı ... ...sayılı markasının, davalı tarafından tescil edildiği 38. Sınıf hizmetleri üzerinde fiilen kullanılmadığını,
bu nedenle kullanmama sebebiyle işbu iptal davasını açtıklarını, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, dava açmada hukuki yararlarının olduğunu, davalı ... ilgili markasının SMK 9, 26/1a, 27(2) maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı ... yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, ... ibareli markanın 04/03/2013 tarihinde müvekkili davalı ... tarafından tescil edilmek üzere TPE nezdinde marka tescil başvurusunda bulunulduğunu ve davacının tüm itirazlarına rağmen 23/03/2015 tarihinde müvekkili adına ... ibareli markanın kesin olarak tescil edildiğini, davacı ... markasının hem TPE tarafından hem de Mahkeme tarafından ... ibareli markayla benzer olması sebebiyle iptali taleplerinin kesin olarak reddedildiğini, davacının markanın kullanılmıyor olduğunu iddia ederek yeniden dava ikame etmesinin doğru ve gerçekçi olmadığını, davacı ... dava açmada hukuki yararının olmadığını,
menfaatini kanıtlaması gerektiğini, markanın kullanılmadığına dair ispat yükünün davacı tarafta olduğu, müvekkilinin, ... markasını, www....com.tr ve www....com alan adlarını tescil ettirdiğini, www....com günümüzde tescilli olmadığı,
www....com.tr sitesinin 05/05/2023 tarihine kadar alan adının tescil süresinin devam ettiğini, ilgili internet alan adlarının 2017 yılı sonuna kadar yayında kaldığını ancak ekonomik nedenlerle kullanımın geçici olarak askıya alındığını, kullanmamanın haklı nedene dayandığını, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine, mahkeme hukuki yarar noktasında aksi kanaatteyse davanın diğer sebeplerle reddi ile yargılama gider ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı markaların tescil belgeleri; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan davalı adına kayıtlı alan adı sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 20/01/2023 havale tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; "Davalı ... adına tescilli ... kod numaralı "...." ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle tümden iptali koşullarının oluştuğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı vekili 07/02/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin yanlış ve eksik olduğunu, hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişilerin, yüzeysel değerlendirmelerle yetindiğini, davanın aydınlatılabilmesi için markanın kullanımına yönelik olarak gerekli teknik bilgilerden yoksun olduklarından ve bilirkişi heyetinde teknik bilirkişinin bulunmaması sebebiyle yanlış tespitlerde bulunduklarını ve hatalı değerlendirmeler yaptıklarını, davaya konu markanın ciddi bir biçimde kullanıldığını, bu konudaki teknik mütalaanın mahkemenin dikkatine sunduklarını,
bilirkişinin kendisine verilen konuyu sadece uzmanlık alanıyla ilgili olarak teknik yönden değerlendirmesi gerektiğini, bilirkişinin dava ile ilgili raporunda teknik değerlendirmeyle birlikte, hukuki değerlendirmeyi de yaparak mahkemenin yetki alanına girmekten kaçınması gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, dosyanın uzman yeni bir bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmasını, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise dosyaya sunmuş oldukları uzman mütalaası ışığında ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekilince, Bilgisayar Mühendisi ..., Bilgisayar Yüksek Mühendisi ... ve İş Geliştirme Direktörü Elektronik ve Haberleşme Mühendisi ...'in 07/02/2023 tarihli Bilimsel Uzman Heyet Mütalaası'nı sunduğu görülmüştür. Dava, davalı adına kayıtlı markanın kullanılmama nedeniyle iptali talebine yöneliktir.
Kanun koyucu davayı açabilecek, yani davacı olabilecek kişiler için "ilgili kişiler" tanımını kullanmıştır. Hukuki yarar tespit edilirken "ilgili kişi" kavramına ticari rakiplerin de girdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda tarafların aynı sınıflar bakımından ticari faaliyette bulunuyor olmaları, davacının hukuki yararının varlığını kabule yeterlidir.
"Tescil tarihinden itibaren doğan tekel hakkı, marka sahibine, markanın üçüncü kişiler tarafından markaya tecavüzü engelleme ve markanın kullanımını yasaklama imkanı sağlamaktadır. Fakat, marka sahipleri tarafından kullanılmayan, ancak diğer ... marka hakkı sahiplerine tekel hakkı tanımaya devam eden ve üçüncü şahısların kullanımına kapatılan markaların ölçüsüz artışı, marka sicilini gereksiz yere şişirecektir.
Şüphesiz bu durum aynı veya benzer mal veya hizmetler için, aynı veya benzeri işaretleri tescil ettirmek isteyen diğer işletme sahipleri için ticari alanda özgürlüğü sınırlayıcı bir durum teşkil edecektir. Bu bağlamda markanın kullanılmaması nedeniyle iptal edilmesinde kamu yararı da vardır." (Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2004, s.423)
Bu nedenle davalının hukuki yarar bulunmadığı yönündeki itirazlarının kabulü yoluna gidilmemiştir. SMK'nun markanın kullanım külfetine ilişkin 9. Maddesi hem geçmişte tescil edilen markalar için hemde gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait markada kullanma külfeti altındadır. Markanın kullanımının SMK'nun 7. Maddesinin ikinci fırkasının a,b.c bentlerinde ön görülen modelde olmak üzere anılan maddenin 3. Fırkası ile 9. Maddenin 2. Ve 3. Fıkrasında açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.
İptali istenen markanın kullanımının söz konusu markanın tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlemine uygun olarak anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu kullanımın markanın tüketiciye yahut son kullanıcıya ürün veya hizmetin menşeini bu ürün yada hizmetin diğer kaynaklardan gelenlerden ayırt etmesine izin verecek ve karıştırmaya mahal vermeyecek biçimde yalnızca ilgili teşebbüs nezdinde değil piyasaya ulaşacak ve belirli müşteri çevresi yaratacak şekilde ciddi olarak gerçekleşmelidir.
Doğal afetler, savaş, ağır bir ekonomik buhran, ambargo, ithalat kısıtlamaları gibi durumlar markanın kullanılmaması için haklı bir neden olabilir ancak somut olayda davalının böyle bir iddia ve beyanı bulunmamaktadır. Davalının savunma olarak sunduğu kayıtların kanun değişikliği ile 2 yıldan fazla saklanmaması ise mücbir sebep ve haklı bir neden kapsamında değildir. Zira markasal kullanım -eğer mevcutsa- diğer delillerle de ispatı mümkündür.
Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu sınıflarda kullandığını ispat yükü davalıdadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5260 Esas, 2020/3381 Karar, 01/07/2020 Tarih) Bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi gerekli olan davalının kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerekmektedir.
Markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir emtia için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerekir.
Davalının kanun gereği log kayıtlarının iki yıldan fazla tutulamadığından kullanıma ilişkin delil sunamadığı yönündeki savunmalarının ise yukarıda anılı ilkeler ışığında, marka sahibinin markasal kullanıma delalet edebilecek -log kayıtları olmasa da- sair her türlü delilini muhafaza etmek yükümlülüğü altında bulunması nedeniyle kabul edilebilir olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davalının sunmuş olduğu deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davaya konu markanın tescilli olduğu emtialarda yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde ciddi ve kesintisiz bir kullanımın isatlanamadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/169, K. 2023/104, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama