İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1084 K.2018/625

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2014/1084Karar2018/625Tarih25 Mayıs 2018Okuma10 dk · 2.056 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Mayıs 2018
Esas no
2014/1084 Esas
Karar no
2018/625
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
26/09/2014
K.yazım tarihi
12/06/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.056 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle.

PVC cam çerçeve sanayinde yıllardır hizmet veren ve ... bayiliği yapan müvekkili şirketin müşterilerinden aldığı siparişleri yerine getirmek için piyasada çalışan diğer şirketlerden ham madde alımı yaptığını ve bu ham maddeyi birlikte çalıştığı ustaları marifetiyle talebe uygun şekilde ürettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin tanıdığı .... isimli usta aracılığı ile davalı şirket yetkilisi .... ile tanıştırıldığını ve malzeme alımı konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını,

davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilecek olan alüminyum küpeşte malzemesinin işçiliğinin ise anlaşmaya aracı olan ... isimli usta tarafından yapılması konusunda mutabakata varıldığını, akabinde alınan malzemeye karşılık avans olarak müvekkili şirkete ait ...bank TAŞ’den alınan 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedeli olan ... seri numaralı çekin anlaşmanın akabinde davalıya teslim edildiğini, dava- lının 2014 yılının Ağustos ayı içinde teslim etmesi gereken hammadeyi müvekkili şirkete gönder- mediğini, söz konusu çeki de iade etmediğini,

müvekkili şirket ile davalı ve aracı olan ... isimli usta ile yapılan görüşmeler sonucunda aracı ...’m ve davalı müvekkiline zarar verme kastıyla birlikte hareket ettiklerini ve müvekkile şirketten hile ve desiseler yoluyla avans çekini aldıklarını ve malzemeler teslim edilmediğinden bu çekin bedelsiz kaldığını, davalının söz konusu çeke karşılık herhangi bir fatura keşide etmediğini ve bu avansı muhasebeleştirmediğini, müvekkili şirkete ve davalıya ait ticari defter ve belgeler incele diğinde dava konusu çeke ilişkin hiçbir fatura kaydına rastlanmayacağını,

müvekkili şirketin 10/10/2014 tarihli çeki ödemek zorunda kalacağını ve çekin davalıdan tahsil edilemeyeceğini, çekin kötü niyetli olarak cirolanıp üçüncü şahıslara teslim edilebileceğini beyanla; ...bank TAŞ tarafından verilen müvekkili şirkete ait 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli .... seri nolu çek bedelinin ödenmesinin tedbiren durdurulmasını,yargılama sonunda müvekkili şirketin 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli .... seri nolu çek sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitini, İİK 72/5 md hükmü gereğince alacağm % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacı lehine tazminata hükmedilmesini,

yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle;her ne kadar davacı taraf "müvekkili firmaya malzeme sipariş ettiğini ve avans olarak 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedeli olan .... seri numaralı çeki teslim ettiklerini" beyanla menfi tespit talebinde bulunmuş ise de;

davacının dava dilekçesinde belirttiği vakıalardan müvekkili şirketin haberdar olmadığını, müvekkili şirket yetkili- lerinin davacı tarafı tanımadığını ve davacı taraf ile hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu iddia edilen malzeme alım sözleşmesinin yapıldığı ... isimli şahsı tanımadığını, davacı ile aralarında herhangi bir alım-satım sözleşmesi yapılmadığını, ....l aracılığı ile bir iş anlaşması kabul etmediğini, davacının bu yöndeki iddialarının tamamı ile kötü niyetli, asılsız ve müvekkili şirketten bağımsız olduğunu,müvekkili firmanın kesinlikle söz konusu çeki almadığını,

böyle bir çekten alım- satım sözleşmesinden haberi olmadığını davacının iddia ettiği şekilde olaylar mevcut ise de başka kişilerin müvekkili şirketin adını kullanarak çeşitli işler gerçek- leştirdiğini, gerek dava dilekçesinde adlarının haksız iddialarla anılması gerek ise müvekkili şirketin adının başka kişiler tarafından kullanılarak ticaret yapılması hususunda Cumhuriyet Başsavcılığı'na gerekli şikayetlerin yapılacağını,söz konusu çekin müvekkili şirket lehine keşide edilmiş ve çekte müvekkili firmanın kaşe ve imzası bulunuyor ise de,

mahkememizin yapacağı imza incelemesinde müvekkili firmanın söz konusu çek ile hiçbir ilişiği olmadığının ortaya çıkacağını, bu sahte kaşe imza konusunda da gerekli şikayetlerin taraflarınca yapılacağını,müvekkili şirketin davacı tarafından iddia ettiği hiçbir husustan haberdar olmadığı ve dava dilekçesinde söz konusu hiçbir işlemi yapmadığı için müvekkili şirketin ticari defterlerinde de hiçbir kayıt bulunmadığını beyanla davacının haksız dava- sının reddini savunmuş, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı yana tahmilini istemiştir.

Davacı şirket vekili 20/11/2014 havale tarihli replik dilekçesinde ise ;davalı şirketin cevap dilekçesinde "...bank TAŞ.’den alınmış 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedeli olan .... seri numaralı çekin davalı namına düzenlendiğini, ancak kendisi tarafından cirolanmadığını" iddia ettiğini, bahse konu çekin öz yüzünü gösteren fotokopisinin dava dosyasında mevcut olduğunu, müvekkili şirketin mahkeme tarafından tedbir taleblerinin reddedilmesinden sonra bahse konu olan çeki ödemek zorunda kaldığını, çek aslınında muhatap bankada bulunduğunu,

iddialarının ispatı açısından çekin arka yüzünün onaylı suretinin muhatap bankadan celbinin gerektiğini , müvekkilinin çek arkasındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının bilinmesinin mümkün olma- dığını, ticari hayatın gereği olarak bu hususu takip etme gibi bir sorumluluklarının ya da imkan- larının bulunmadığını, uyuşmazlığa konu olan çekin müvekkil tarafından davalı lehine keşide edilmiş bir çek olup bu durumda davalının müvekkili şirket ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını üstelik müvekkil şirket yetkisi ile şahsi olarak tanışmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

zira hiçbir ticari şirketin ticari ilişkisi bulunmayan bir şirket lehine kambiyo senedi düzenlemesinin kabul edilebilir bir açıklamasının olmadığını beyan etmiştir.

Davacı vekili ibraz ettiği 31/12/2014 havale tarihli dilekçesi ile davalı lehine keşide edilen çekin ciro yoluyla ...l’a, ondan da ....'e ve daha sonra ...Faktoring A.Ş.’ne teslim edildiğini, tedbir taleplerinin reddedilmesi sonucu çek bedelinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini beyanla müvekkili şirketin borçlu olmadığı bir parayı ikinci kez ödeme yapma zorunda kalma ihtimaline binaen 5.000,00 TL tutarındaki paranın istirdadını talep etmiştir.

Davacı şirket vekili 23/03/2015 havale tarihli dilekçesi ekinde 13/02/2015 tarihli 2 nolu ara karar gereğince önceki beyanlarında da belirttikleri dava konusu .... numaralı 5.000,00 TL tutarındaki çekin, ...bank T.A.Ş.’ye ibraz edilmesi neticesinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini gösterir ekstreyi dosyaya sunmuş ve mahkemece değerlendirilmesini talep etmiş, 24/05/2015 havale tarihli dilekçe ile manfi tespit talepli davasını “istirdat davasına” dönüştürmüştür.

Davalı şirket vekili 24/07/2015 havale tarihli düplik dilekçesinde,müvekkili şirket yetkililerinin davacı tarafı tanımadığını ve davacı ile hiçbir ticari ilişkileri hiçbir zaman olmadığını, ayrıca .... isimli sahşı da tanımadığını, yani müvekkili şirketin ne davacı ile herhangi bir alım-satım sözleşmesi yaptığını ne de ....aracılığı ile bir iş kabul etmediğini, davacının bu yöndeki iddialarının tamamı ile kötü niyetli, asılsız ve müvekkili şirketten bağımsız olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu ödenen çekte ciranta durumunda gözüktüğünü ve bu durum ile müvekkili şirketin söz konusu ödenen çek bedelinden sorumlu olduğunu,

ancak müvekkili şirketin böyle bir çeki kesinlikle ciro etmediğini, müvekkili şirketçe cirolanmayan bir çekten müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu ve yüzden davalı sıfatında olmasının kabul edilir bir durum olmadığını, kaldı ki, dava konusu çek üzerindeki ciroda imza incelemesi yapılması halinde müvekkili şirketin bu çek ile bir ilişkisi olmadığının anlaşılacağını ve bu davadaki taraf sıfatının ortadan kalkacağını, dava konusu çek üzerindeki imza ve kaşenin kesinlikle müvekkili şirkete ait olmadığını, dolayısıyla da müvekkili şirketin cirolamadığı,

tahsil etmediği bir çek bedelini davacı tarafa geri ödemesinin mümkün olmadığını, bu sebeple dava konusu çek üzerinde imza incelemesi yapılmasını, müvekkili şirketin bu davada taraf sıfatının olmadığını tespit ederek çek ile herhangi bir ilgilerinin olmadığını tespit ederek çek ile herhangi bir ilgilerinin olmadığını kanıtlayacağından zorunluluk derecesinde önem arz ettiğini, iş bu davada öncelikle taraf sıfatlarını kesinliğe kavuşturulması gerektiğini, bunun için de imza incelemesi yapılmasının şart olduğunu,

aksi halde tüm bu iddialarına rağmen dava konusu çekteki imzanın müvekkili şirkete ait olup olmadığı incelemesinin yapılmaksızın istirdat talebinin kabulü ihtimalinde müvekkili şirketin, hiçbir ilgisi olmadığı bir ilişkinin bedelini ödemek zorunda kalacağını, müvekkili şirketin dava konusu olmadığını ve tarafları kesinlikle tanımadığını, olayda müvekkili şirket adına taklit imza kullanıldığını, dava konusu çek nedeni ile müvekkili şirketin her hangi bir mal almadığını ya da alacak elde etmediğini,

her nasılsa müvekkili şirketin adının olayda müvekkili şirketin bilgisi dışında kullanıldığını beyanla öncelikle dava konusu çekteki müvekkili şirketin imzasının sahte olarak kullanıldığı cirodaki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının tespiti için imza incelemesi yapılmasını talep etmiş, devamla haksız davanın reddini savunmuştur.

Dava,İİK 72 md ne dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olup kambiyo senedinin bedelsizliği nedeninden kaynaklanmaktadır.

Davacı şirketin davalıdan satın alınacak mallara karşılık 10/10/2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli ... seri nolu çeki verdiğini, ancak avans olarak verilen çek karşılığı mallar teslim edilmediğinden bedelsizlik nedeniyle menfi tespit talebinde bulunduğu, davalının ise davacıdan böyle bir çek almadıklarını ve dava konusu işbu çekteki müvekkili şirketin imzasının da sahte olarak kullanıldığını, cirodaki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını savunması karşısında dava konusu ihtilaf;

taraflar arasında ham madde alımına ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığı dava konusu çekin satın alınan ham madde karşılığı avans olarak davalıya verilip verilmediği, davalı tarafın ham madde teslimini gerçekleştirip gerçekleştirmediği, davacının söz konusu çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olup olmadığı, davacı tarafça bedeli ödenen çek yönünden istirdat koşullarının oluşulup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava dosyası içerisinde akdi ilişkiyi belirleyen yazılı bir sözleşme bulunmamakta, ticari ilişkinin şifahi anlaşmaya dayandığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu çekin akıbeti ile ilgili olarak mahkememiz tarafından ...bank Türk Anonim Şirketi .... Şub. Müdürlüğü ile ... Bankası ...l Şub. Müdürlüğü’ne ayrı ayrı müzekkere yazılmış, iş bu müzekkereye cevaben ...bank T.A.S. .... Şubesi'nce gönderilen 19/12/2014 tarihli yazıda aynen. “Şubemiz müşterisi ....Ltd. Şti. ne ait .... numaralı 10/10/2014 tarihli 5.000,00 TL’lik çek bankamız tarafından müşterimiz ...Ltd. Şti ’ne verilmiştir.

Çek 10/10/2014 tarihinde ...Bankası .... şubesi aracılısı ile takas merkezinde sorgulanmış ve ödenmiştir. Çekin arka yüzünde ver alan son ciro ....l ’dür. Çekin ön ve arka yüzüne ait görüntü ekte tarafınıza sunulmuştur. ”denilmiştir. ....Bankası A.Ş. ...Şubesinden 29/07/2015 tarihinde gelen cevabi yazıda ise aynen; “....

Esas sayılı yazınızda belirtilen 10/07/2015 tarihli .... seri numaralı 5.000,00 TL tutarlı çek ile ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde; söz konusu çek 10/10/2014 tarihinde .... Faktoring tarafından tahsil edilmiştir. ” şeklinde cevap verilmiştir.

Dosyaya ibraz olunan mevcut dava konusu çekin önlü arkalı çek fotokopisinin tetkikinde; çekin davalı şirket adına keşide edildiği , davalı şirket tarafından da ...’a ciro edildiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki akdi ilişkinin , borcun varlığı ve miktarının tespiti hususunda davacı ve davalının ticari defterleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup mahkememizce atanan SMMM .... tarafından ibraz olunan 20/11/2015 tarihli raporda ;

-Davacı tarafından ibraz edilen 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin ve dava konusu olan çekle ilgili olarak 102- Bankalar ve 103-Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri hesabının incelenmesinde ;çekin ödeme kaydının 10/10/2014 tarih .... numaralı yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu, bu hesapta ödeme kaydından önce çekin giriş kaydının olmadığı, 31/12/2014 tarih .... numaralı yevmiye maddesi ile bu hesaptan çek bedeli olan 5.000,00 TL'nin Ortaklar Cari Hesabına virman yapıldığı,davacıya ait ticari defterlerde davalı şirket ile ilgili kayıt bulunmadığı, 31/12/2014 tarihli 898 nolu kapanış kaydında da davalı şirket ile ilgili bakiye bulunmadığı ,

- Davalı tarafından ibraz edilen 2014 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde dava konusu çekin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, gibi 31/12/2014 tarihli 155 nolu kapanış kaydında da davacı şirketin ismi olmadığı, davacı şirket ile ilgili bakiye bulunmadığı ,

-Davalı vekilinin "dava konusu çek üzerindeki imza ve kaşenin kesinlikle müvekkili şirkete ait olmadığı, dolayısıyla da çeki müvekkili şirketin cirolamadığı" yönündeki beyanının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Davalı vekilinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve müvekkili adına atılan ciro imzasını inkarı karşısında davalı şirket temsilcisi ...'nün dava konusu çekin tanzim tarihinden önceki döneme ait samimi imza örneklerini içerir belge asılları celp edilmiş, huzurda bol sayıda imza örneği alınmış, mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nce düzenlenen .... nolu 26/03/2017 tarihli raporda "İnceleme konusu çekte 1. ciro imzası ile davalı şirket temsilcisi ....'nün mukayase im- zaları arasında yapılan inceleme sonucu, tersim biçimi,işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir,

hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu 1. Ciro imzasının mukayese imzalarına kıyasen....nün eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir.

Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı ve davalı arasında ham madde alımına ilişkin akdi ilişkinin varlığı ile dava konusu çekin bu akdi ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya verildiği ve bedelsiz kaldığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, çek üzerindeki ciro imzasının davalı şirket temsilcisine ait olmadığı ve çek bedelinin davalı tarafça tahsil edilmediği, davalı yönünden menfi tespit ve istirdat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 35,90 TL karar harcının peşin alınan 85,40 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 49,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3-a.) Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c-) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,

Davacı/Vekili Av. ... ile Davalı/Vekili Av. ...'nın yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile,

mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2018

Katip ... Hakim ...

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1084, K. 2018/625, 25 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1084
Karar No
2018/625
Tarih
25 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1092 K.2018/558
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1092 K.2018/347
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1093 K.2018/413
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1097 K.2018/404
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1099 K.2018/617
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1100 K.2018/418

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.