KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2018
- Esas no
- 2015/752 Esas
- Karar no
- 2018/303
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Dava tarihi
- 13/08/2015
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 05/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle.
28/08/2013 tarihinde müvekkilinin davalı ...'ne 1.000 adet dosya siparişi verdiğini, karşı tarafça hazırlanan dosya örneğinin müvekkili tarafından onaylandığını, sipariş konusu dosya bedeli olarak 400,00 TL nin ödendiğini ve dosyaların 06/09/2013 tarihinde teslim alındığını, ancak sonradan davacı tarafından yapılan inceleme sonucu dosya üzerindeki logo boyasının aktığı ve beyaz zeminde iz bıraktığının tespit edildiğini, davalı tarafla sözlü olarak irtibat kurulduğunda iade alamayacağını beyan ettiğini ,
ayıplı mal ile ilgili olarak 10/09/2013 tarihinde yazılı ihbarda da bulunduğunu ancak sonuç alınamadığını beyanla ayıplı malın davalı tarafa iadesi ile ödenen 400,00 TL bedelin reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... San. 10/03/2016 tarihinde ibraz ettiği dilekçe ile; dava dilekçesinde adı geçen ... isimli şahsın firmaları ile ilgisinin ve mesaisinin bulunmadığını beyan etmiş,ancak esasa ilişkin savunma yapmamıştır.
Davacı tarafça sunulan kimlik bilgisine göre davalı olarak adına davetiye çıkarılan ... (... ) duruşmadaki beyanlarında; ... San ile her hangi bir ilişkisi bulunmadığını, orada çalışmadığını belirtmiştir.
Dava; taraflar arasında dosya baskı ilişkin eser sözleşmesi kapsamında üretilen sipariş konusu ayıplı olması nedeniyle ayıplı malin ve ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin BK 470 vd.md ve HMK 105 md.ne dayalı eda davasıdır.
Her ne kadar iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlen- dikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yargılamaya konu somut olaya gelince ; davacının ve davalının ticaret sicili kaydının bulun- madığı ve "tacir" tanımına uymadığı, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği , uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Bakırköy Asliye Hukuk Mahke- melerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği , taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/752, K. 2018/303, 23 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama