KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2019
- Esas no
- 2018/1090 Esas
- Karar no
- 2019/361
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/11/2018
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 04/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişkiden kaynaklanan ala- cağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı tarafla olan ticari ilişki kapsamında bir miktar borcu bulunduğunu, ancak bu bosrcun takip talebinde istenen miktarda olmadığını, bu nedenle itiraz ettiğini, elden ödemeler yaptığını, buna ilişkin belgeler bulunmadığını, uzun süre çalışmadan kaynaklanan güven ortamı nedeniyle makbuz istemediğini, alacağın varlığı net olarak ispatlanırsa imkanları dahilinde ödeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Celp olunan Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasının tetkikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine faturaya dayalı 10.134,46 TL AA + 3.430,16 TL işlemiş faizden ibaret toplam 13.564,62 TL alacağın tahsili istemiyle 03/08/2018 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini 19/09/2018 tarihinde tebellüğ eden borçlunun 24/09/2018 tarihinde vekili aracılığıyla (süresi içinde ) ibraz ettiği dilekçe ile " alacaklı görünen tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığı"ndan bahisle borca , faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,
itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
Her ne kadar iş bu İTİRAZIN İPTALİ davası dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yargılamaya konu somut olaya gelince ;
-Davanın satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olduğu,
-Davacının ticaret şirketi, davalının gerçek kişi olduğu, İTO'nun 22/11/2018 tarih.... nolu cevabi yazısında "adı geçenin (davalının) gerçek kişi işletme kaydının bulunmadığı gibi ilgisinin saptandığı her hangi bir şirket kaydının da bulun- madığı"nın bildirildiği,
- Güneşli Vergi Dairesi'nin 15/11/2018 tarih .... (....)- E. .... nolu cevabi yazısında davacı " .... TC kimlik nolu ... isimli mükellefin 17/09/2012 tarihinde vergi kaydının başladığı, halen devam ettiği ve 2016/01/12 döneminde sunduğu beyannamesine göre işletme hesabına tabi olduğu"nun bildirildiği,
- Ticari nitelik taşımayan dava konusu sözleşmeden kaynaklanan ihtilafın hallinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahke- menin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın görevsizliğine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1090, K. 2019/361, 22 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama