KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/311 Esas
- Karar no
- 2018/385
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 28/03/2018
- K.yazım tarihi
- 23/04/2018
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davalılardan ... 'un maliki ...'ün sürücüsü olduğu .... Plakalı sayılı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin çeşitli yerlerinden- iş gücü kaybı olacak şekilde- yaralandığını, İ.Ü.
Çapa Üniversite hastanesinde ameliyat olduğunu, toplam 8 ay raporlu kaldığını, kazadan bu yana yak- laşık 1,5 sene geçmiş olduğu halde eski gücünde çalışamadığını, aşçı olarak çalışan davacının ayda 3.000.00.-TL maaş aldığını,
kaza tarihinden itibaren SGK tarafından kendisine aylık 1.050.00.-TL ödeme yapıldığını ancak raporlu geçirmiş olduğu 5 ay boyunca alık 650.00.-TL 'den toplamda ise 3.250.00.-TL den mahrum kaldığını,tamamıyla davalı sürücünün tehlikeli araç sevki ve kusurlu dav- ranışı neticesinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarardan kaynaklanan belirsiz alacağın şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile manevi acı ve ızdı- raptan kaynaklanan 20,000.00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/10/2016 tarihinden iti- baren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile
davacı müvekkile ödenmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava trafik kazası sonucu yaralanma (cismani zarar) nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup davalıların haksız fiil sorumluluğuna dayalıdır.
Her ne kadar davacı iş bu davasını ticari dava olduğundan bahisle mahkeemmizde ikame etmiş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belir- lendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mah- kemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olaya gelince ,davalılar arasında ZMMS sigortacısı olan şirketin yer almadığı, Yargıtay 20 HD'nin emsal nitelikteki 2017/10685 Esas-Karar nolu 18/12/2017 tarihliimalında da vurgulandığı üzere, haksız fiilden kaynaklanan iş bu davada ise görevli mahkemenin genel hukuk mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla başkaca hususlar incelenmeksizin mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/311, K. 2018/385, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama