KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/481 Esas
- Karar no
- 2018/587
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/05/2018
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle ; taraflar arasında araç kiralanamsına ilişkin akdi ilişki bulunduğunu, davalının 07/07/2017-06/08/2017 tarihleri arasında müvekkili şirketten... plakalı , 20/09/2017-05/10/2017 tarihleri arasında.... plakalı araçlarıı kiraladığını, kira ilişkisinin devam ettiği 27/09/2017 tarihinde meydana gelen bir kaza konusu .... plakalı aracı duvara çarptığını ve davalının %100 kusurlu olduğunu, kiralık araçta söz konusu kaza nedeniyle meydana gelen toplam hasarın 40.150,00 TL, 3 ay serviste kaldığı süredeki kazanç kaybının 23.250,00 TL ve değer kaybının 30.000,00 TL olduğunu,
davalının bu borcu ödememesi üzerine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini,haksız itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra -inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Dava, İİK 67 md.ne dayalı itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Her ne kadar davacı taraf itirazın iptali istemine ilişkin iş bu davayı mahkememizde ikame etmiş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlen- dikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işlet- mesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesi ile "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hususu hüküm altına alınmıştır.
Somut davaya dayanak araç kiralama sözleşmesinin bir nev'i kira sözleşmesi ve davacı ile davalının kiracı/kiralayan sıfatıyla bu sözleşmenin tarafı oldukları, 6100 sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevini düzenleyen 4/1-a maddesi tüm kira ilişkilerini kapsayan yasal düzenleme gereğince iş bu davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesinde dava şartları arasında sayıldığı , kamu dü- zeninden olup resen dikkate alınmasının gerektiği mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/481, K. 2018/587, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama