KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ocak 2019
- Esas no
- 2019/7 Esas
- Karar no
- 2019/15
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2019
- K.yazım tarihi
- 04/01/2019
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı dava dilekçesinde özetle; .... Bankası ....Şubesi .... Çek numaralı İstanbul keşide yerli 20/12/2018 keşide tarihli 200.000-TL bedelli çekin rızası hilafına elinden çıktığını, çek hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ihtiyati tedbir kararı alındığını, ,.... Bankası tarafından gönderilen yazı cevabında çekin mahkemelik işlem gördüğünün bildirildiğini bu sebeple çekin istirdatı ve çeke dayalı olarak borçlu olmadığının tespitini ve ihtiyatı tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve 114/ 2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta
bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.
Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.
Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir
Dava konusu dosya incelendiğinde davacının; konusunun para borcu olan davada borçlu olmadığının tespiti ve rızası hilafına elinden çıkan çekin istirdatını istediği anlaşılmaktadır. Davanın devamı aşamasında da çekin davacı tarafından ödenmesi durumunda menfi tespit davası olarak açılan davanın ödenen paraya ilişkin istirdat davasına dönüşmesi kaçınılmazdır.
Bu durumda her ne kadar kanunun lafzi yorumundan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak va tazminat talepleri konusunda dava şartı düzenlemesi getirildiği anlaşılmakta ise de; somut olayda davacının ödeme aracı olarak düzenlenmiş 200.000,00-TL tutarında çekin istirdatı istediği; salt davanın menfi tesipt davası olsa dahi davanın temelinde para alacağına ilişkin borç ilişkisine dayandığı düşünüldüğünde gai yorum yapılarak davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/7, K. 2019/15, 4 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama