İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/89 K.2023/1004

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/89Karar2023/1004Tarih7 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.196 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Kasım 2023
Esas no
2020/89 Esas
Karar no
2023/1004
Dava
İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
Dava tarihi
31/01/2020
K.yazım tarihi
17/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.196 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalılardan ... San.ve Tic. Anonim Şirketi arasında 20.01.2014 tarihinde gayrimenkul satım vaadi sözleşmesi akdedildiğini, ... San. ve Tıc A.Ş., ... Konutları projesindeki binaları inşa ederek sözleşme gereği 3 adet taşınmazı müvekkiline teslim etme yükümlülüğü altına girdiğini, taşınmazlar 19.12.2018 tarihinde müvekkilinin tapuda devir alınmadan önce davalılardan ... San. Ve Tic.

A.Ş.'nin kullanmış olduğu krediler nedeniyle davaya konu taşınmazlar üzerinde ...bank ..ye ve ... A Ş.'ye ait ipotekler bulunmakta olduğunu, aradan 7 ay süre geçmesine rağmen davalılar davacı müvekkiline devredilen 3 adet taşınmazdaki ipotekleri kaldırmaması neticesinde ipotekleri kaldırılması için davalılara Beyoğlu .... Noterliğinin 26 07.2019 tarihli ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, davalı ...bank ... Şubesi, Bakırköy ....

Noterlıği'nin 02.08.2019 tarih ve 21779 yevmiye no'lu cevap ihtarnamesinde, ipoteğin kurulduğu, taşınmazlar için 14.12.2013 ve 20.01.2014 tarihinde konut satım sözleşmeleri imzaladığını, oysaki davaya konu taşınmazlar üzerine davalılardan ...bank ..., 2016 yılının 10. ayında ve 2018 yılının 11. ayında olmak üzere iki kez, ...

A.Ş. ise 2017 yılının 3. ayında bir kez olmak ipotek koydurduğunu, görüldüğü üzere ipotek tesis tarihinden yaklaşık 2 yıl önce müvekkili ... şirketin taşınmazları satın aldığını ve parasını ödediğini, davalılardan ..bank .... ve ... A.Ş. birer taciri şirket olduğunu, doğal olarak kredi veren davalılar 3.000.000.000,00-TL tutarında yüksek bir kredi kullandırması nedeniyle basiretli bir tacirden daha özenli davranarak, diğer davalı ... San.

Ve Tic, A.Ş.'nin tüm şirkete ait defterleri inceleyerek mali durumunu en ince ayrıntısına kadar belirlemek, ortada bir konut yapım-satım projesi olması nedeniyle bu projedeki konutların kaç tanesinin satıldığını belirlemek, proje ile ilgili ekspertiz raporu hazırlatılmak, şirketin diğer projeleriyle ilgili bilgi toplamak yükümlülüğü altında olduğunu, banka ile yapılan yazışmalarda davalılar tarafından kabul edildiğini, hatta ipoteklerin fekki için müvekkilinden evraklar istendiğini, ancak 293 adet taşınmaz dışında müvekkili ve binlerce insanın taşınmazları üzerindeki ipotekler bugüne kadar fek edilmediğini, davalılardan ...

A.Ş. ve ...bank ....'nin diğer davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye 1.750.000.000,00-TL ve 1.250.000.000,00-TL tutarında 3-4 kez çok yüksek miktarlı kredi kullandırıldığını, davalı ...bank ... Şubesince Bakırköy ....

Noterliğinin 02. 08.2019 tarih ve ... yevmiye nolu cevap ihtarnamesinde; ipoteğin kurulduğu tarihte ipoteğe konu taşınmazların üzerinde herhangi bir şerh (satıldığına dair satış vaadi sözleşmesi) bulunmadığı, bu nedenle ipotek tesis edildiği yönündeki beyanlarının kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, kredi veren davalıların 293 adet taşınmaz üzerindeki ipoteği fek etmesi, davalılardan ... San. Ve Tic.

A.Ş.'nin projede konut satımı yaptığını bildiklerini gösterdiğini, bu doğrultuda ipoteği fek edilen taşınmazlara ilişkin tüm satış sözleşmelerinin, ödeme dekontlarının ve fek edilmeye ilişkin belgelerin davalılardan celbini talep etiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve tüm yasal hakları ve dava değerini arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla (manevi tazminat hakkımız saklı kalmak üzere) davanın kabulüne, müvekkili tarafından satın alınan ve bedeli ödenen yukarıda bilgileri verilen taşınmazlar üzerindeki davalılara adına olan tüm ipoteklerin kaldırılmasına,

davaya taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlatılabilme tehlikesi mevcut olduğundan ve/veya ipoteklerin 3. şahıslara devir ve temlik tehlikesi bulunduğundan davanın konusuz kalmaması ve ilerde telafisi güç zararların doğmaması hüküm kesinleşinceye kadar öncelikle teminatsız olarak, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise mahkemenin hakkaniyetli bir şekilde belirleyeceği uygun bîr miktar teminatla ipoteklerin 3. kişilere devir/temlikin engellenmesi,

davaya konu taşınmazlar için hiçbir hukuki işlemi yapılmaması ve/veya yapılmış/yapılacak olan hukuki işlemlerin durdurulması ve/veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan/yapılacak olan takiplerde davaya konu taşınmazlara ilişkin tedbirlerinin alınması ve satış işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının işbu dava ile mahkemeden talep ettiği gecikme cezasını ve mahrum kaldığı kira gelirini talep etmesinin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı taraf haciz ve ipoteklerin fekki hususunda her ne kadar taraflarına dava açmışsa da taşınmaz üzerindeki haciz ve ipotekleri kaldırması için dava edilmesi gereken tarafın müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirket taşınmazı takyidatlı olarak devre hazır olup takyidatların kaldırılmasına ilişkin sorumluluğun ...bank .... ve ...

A.Ş.ne ait olduğunu, davacının işbu dava tarihinden itibaren tapunun 3. şahıslara devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini haksız olarak istediğini belirterek ilk itirazları ve usule ilişkin karşı beyanları yönünde karar verilmesini ve ayrıca davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ...bank .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı arasında krediden ve sair nedenden kaynaklı herhangi bir sözleşme, sebepsiz zenginleşme, taahhüt, haksız fiil ve sair borç doğuran bir hukuki ilişki bulunmadığını, davacı ile müvekkili banka arasında tüketici işlemi bulunmadığından mahkeme nezdinde müvekkili bankaya karşı dava açılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını ve bu yönüyle de görev itirazında bulunduklarını, davacının davasını müvekkili yönünden somutlaştırmadığını, dava dilekçesinde atıf yapılan içtihadı birleştirme kararı gereğince ipoteğin fekkine karar verilemeyeceğini,

adi yazılı yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının dava konusu talepleri ile müvekkili banka arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davaya konu taşınmazı alırken müvekkili bankadan her hangi bir kredi kullanmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili banka tarafından davalı ... firmasına kullandırılmış olan kredilerin teminatını teşkil edecek şekilde ve tapu kaydına güvenerek ve hukuka uygun ipoteğin tesis ve tescil ettiğini,

davanın açılmasına müvekkili banka sebebiyet vermediğinden dava mahkeme masrafları ve vekalet ücreti talebinin reddi ile bunların tümüyle davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini belirterek müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Huzurda görülen dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.

Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

HMK'nın 2. maddesine göre;

"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."

Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup dava, davacı tarafından satın alınan taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekki istemi ile açılmıştır. Davacı ile davalılardan ...bank .... ve ... A.Ş. arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi genel kredi sözleşmesi de bulunmamaktadır.

Genel kredi sözleşmesi davalı banka ile davalı eski malik ... arasında imzalanmış olup somut olayda genel kredi sözleşmesinin tartışılması söz konusu değildir. Huzurda açılan dava genel hükümlere göre çözümlenecek ayni bir hak talebine ilişkindir.

Sonuç olarak huzurda açılan davanın genel hükümler çerçevesinde ipoteğin fekki istemine ilişkin olduğu ve davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'ya atıf yapan sözleşmelerden biri olmadığı anlaşıldığından davanın mutlak ticari davalardan biri olmadığı açıktır.

Yine huzurda açılan davanın davacısının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası (nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı ve ipoteğin eski malik tarafından tesis edildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

(Aynı yönde kararlar için bknz: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 03/04/2017 gün ve 2017/5220 Esas, 2017/2754 Esas; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2022 gün ve 2021/3052 esas,2022/2152 karar sayılı kararı) Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nın 5/3. maddesi uyarınca görev ilişkisidir.

Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,

2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,

5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023

Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪

HMK'NIN 304'NCÜ MADDESİ UYARINCA TASHİH ŞERHİ

Her ne kadar mahkememizin 07/11/2023 tarihli kısa kararında "Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna," şeklinde karar verilmiş ise de taşınmazın aynına dair bir dava olan ipoteğin kaldırılması davasının, ilgili taşınmazın bulunduğu yer mahkemesince incelenip karara bağlanması gerekmekte olup dava konusu taşınmazın Esenyurt/İstanbul'da bulunması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde kesin yetkili mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu;

mahkememiz kısa kararında sehven görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk mahkemesi olarak gösterildiğinin tespit edildiği; tespit edilen durumun HMK'nın 304'ncü maddesinde yer alan "...diğer benzeri açık hatalar" dan olduğu ve madde kapsamında söz konusu yazım hatasının mahkemece re'sen düzeltilebileceği anlaşıldığından,

Mahkememizce verilen hükmün sonuç kısmının;

"1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,

2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,

5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tashih edilmesine karar verildi.

Katip ... · ☪e-imzalıdır.☪ Hakim .. · ☪e-imzalıdır.☪

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/89, K. 2023/1004, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Hmk'nın 304'NCÜ Maddesi Uyarınca Tashih Şerhi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/89
Karar No
2023/1004
Tarih
7 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/89 K.2023/1955
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/90 K.2023/257
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/90 K.2023/827
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/91 K.2023/2118
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/92 K.2023/654
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/94 K.2023/266

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.