KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2022
- Esas no
- 2021/723
- Karar no
- 2022/245
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Dava tarihi
- 01/09/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/03/2022
Karar Metni
1.278 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 01/09/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde;Davacılaran,davalı şirketin %50 ortağı olduklarını,davalı şirketin .... tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescilli ana sözleşmesinin şirketin idaresi kenar başlıklı 7. Maddesine göre şirketin işleri ve işlemleri ortaklar kurulu tarafından seçilen bir veya birkaç müdür tarafından yürütülduğunu,diğer taraftan ana sözleşmenin temsil ve ilzam kenar başlıklı 8. Maddesine göre 10 yıl süreyle ..., ... ve ... müdür olarak tayin edildiklerini,bilindiği gibi, limited şirketlerde,
müdürler zorunlu organ olarak şirketi yönetme ve temsil yetkisine sahip kişiler olup davalı şirketin yukarıda isimleri zikredilen müdürleri şirketi münferiden temsil ve yönetme yetkisi verilmiş müdürler olduğunu,her ne kadar münferit yetkiye sahip her bir müdür, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkili ise de, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlü olduklarını,özen iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade ederken,
şirketin menfaatinin gözetilmesi ise şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine feda edilmemesi, diğer menfaatlerin arkasına konulmaması anlamına geldiğini,oysa şirketin münferiden imza yetkililerinden ...(aynı zamanda diğer ortak .... şirketinin de yöneticisidir), tasfiyesi talep edilen ....
Şirketinin münferiden yetkiye sahip müdürü olarak, kendi menfaatlerini, şirketin menfaatinin önüne koyarak kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullandıklarını,işlemleri yapan ... şirketinin aynı zamanda yöneticisi olan adı geçen müdürlerin, şirkete zarar verdikleri, kendi menfaatlerini ön plana koydukları, ülkeyi terk ederek şirketi karar alamaz, işlem yapamaz hale getirdikleri, bu nedenle şirketi ve ortaklarını büyük bir sıkıntıya soktukları,
şirketin devamının bu anlamda imkansız olduğu sonucuna varılması gerektiğini,bu şartlar altında yukarıda anlatılan devam eden davaların da şirket menfaatini zedeleyeceği göz önüne alındığında şirket ortaklarından ya da görev süresi dolmuş müdürlerden birinin önemle TMK 427/4 ve TTK 636/2 kapsamında yönetim kayyımı olarak atanması zorunluluğu bulunduğunu,yukarıda aktarılan olaylar ve görüş ayrılıkları neticesinde ortaklar arasında derin bir görüş ayrılığı ortaya çıktığınıgüven bunalımına da yol açan bu olaylar neticesinde hiçbir konuda karar alamamış ve olağan genel kurullarını dahi icra edemediğini,özellikle şirketin % 50 ortağı konumdaki
... ’nın Almanya’da kurulu bir şirket olması ve diğer iki müdürün Alman vatandaşı olup yurt dışında ikamet etmesi ortaklar arasındaki iletişimin tamamen kopmasına sebep olduğunu,nitekim mevcut müdürlerin görev süresi 2016 yılında dolduğu halde yeni müdür/müdürlerin seçimi de yapılamadığını ve şirketin organsız kaldığını,limited ortaklıkların organlarının bulunması, onlar açısından hayati bir önemi haiz olduğunu,nitekim Limited Şirketler hakkında uygulama alanı bulan TTK 636/2 maddesinde;
"Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." denildiğini,ortaklığın bir organının üye sayısının kanun, esas sözleşme veya genel kurul kararında belirlenen sayının altına düşmesi, organın üyelerinin görev süresinin dolması,
organın seçimine ilişkin genel kurul kararının yokluğunun yahut butlanının tespiti veya iptali hâllerinde, ortaklıkta gerçek anlamda bir organ yokluğu meydana geldiğini,şeklen mevcut olan bir kurul organın karar almak üzere sürekli biçimde toplanamaması veya toplanmasına rağmen karar alamaması yahut yine sürekli biçimde ret kararı üretmesi durumlarında ise organın işlevsizliği veya kilitlenmesi söz konusu olduğunu,davalı şirkette de gerçek anlamda bir kilitlenme durumu meydana gelmiş ve şirket organsız kaldiığını,bu nedenlerle;
Öncelikle ve önemle TMK 427/4 ve TTK 636/2 kapsamında şirketin hali hazırda Türkiye’de bulunan süreleri dolmuş müdürlerinden ...’ın olmadığı takdirde, mahkemece uygun görülecek şirket ortağı davacı müvekkillerden ... veya ...’ın devam eden davalar ve tüm süreçleri takibi için Yönetim kayyımı olarak atanmasına, Haklı hukuki nedenlere dayanan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı şirketin TTK 636/II. Bendi uyarınca feshine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğine rağmen,davalı şirket davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, davalı şirketin TTK'nın 636/2.maddesi uyarınca fesih-tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı şirketin sicil kayıtları celp edilmiş incelenmesinde; davacı şirketin merkez adresi itibariyle Mahkememizin kesin yetkili olduğu, davacı şirketin 30/04/2013tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edildiği, şirketin tescilli sermayesinin 20.000,00 TL olup, şirket yetkililerinin ...,.... ve ... oldukları ve görev sürelerinin 01/06/2016 tarihinde dolduğu görülmüştür.
Somut olaya uygulanması gereken TTK'nın 636 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü " "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi,
müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." şeklinde olup buna göre Mahkemece organ eksikliğinin veya genel kurulun uzun zamandan beri toplanamaması hâlinin mevcut olduğunun tespit edilmesi hâlinde müdürler dinlenerek şirketin durumunun Kanuna uygun hâle getirilmesi için süre verileceği öngörülmüş olup Mahkememizce davalı şirkete tebligat yapılmış ve duruşmaya gelen münferiden yetkili müdür ...'ın beyanı alınmıştır.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacıların,davalı şirketin %50 payına sahip ortakları olduğu,davalı şirketin 2006 tarihinde yapılan genel kurulunda ...,.... ve ...'in 10 yıllığına münferiden şirket müdürü olarak seçildikleri ve görev sürelerinin 01/06/2016 tarihinde dolduğu,şirketin son tescilinin 11/06/2013 tarihinde yapıldığı ve o tarihten bu yana genel kurulun toplanmadığı gibi görev süresi dolan müdürler yerine yeni müdürlerinde atanmadığı,dolayısıyla şirketin organsız kaldığı,Mahkememizce yapılan tebligat ile verilen süreye rağmen şirketin durumunun Kanuna uygun hâle getirilmediği,dinlenen şirket müdürü de
şirketin Kanuna uygun hâle getirilmesinin mümkün olmadığını beyan ettiği,buna göre şirketin organsızlık nedeniyle fesih koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur,
BAŞKAN ... · ☪e-imzalıdır.☪ · ÜYE ... · ☪e-imzalıdır.☪ · ÜYE ... · ☪e-imzalıdır.☪ · KATİP ... · ☪e-imzalıdır.☪
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/723, K. 2022/245, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama