KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/909 Esas
- Karar no
- 2024/176
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 03/07/2015
- K.yazım tarihi
- 26/02/2024
Karar Metni
1.686 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket aleyhine Eyüp ...
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıklarını, ödeme emrinin davalıya 05/10/2010 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı tarafça 08/10/2010 havale tarihli dilekçesi ile itiraz ettiklerini, müvekkili ile davalı şirketin arasında ticari ilişkinin olduğunu, bu ticari ilişki neticesinde davalı şirkete müvekkili şirket tarafından verilen gıda, mal vs. ticari ilişkiden dolayı fatura tanzim edildiğini, icra takibine esas teşkil eden söz konusu faturalardan doğan alacağın ödenmesi için beklendiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını,
davalı şirketin takibe esas olan faturaların ödendiğine dair herhangi bir belge ve yahut başka bir sebep belirtilmediğini sadece itiraz ettiklerini, davalı şirket borcun ödendiğine dair bir belge sunmadığından itirazının kabul edilemez olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunu,müvekkilinin defterlerinin incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı olduğu ve davalının söz konusu faturalara ilişkin bir ödeme yapmadığının anlaşılacağını , davalı bu hususu bilmesine rağmen söz konusu takibe itiraz etmesi sebebiyle hakkında %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine Eyüp .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını ve bu takibe 08/10/2010 tarihinde itiraz edildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 07/07/2009 tarihinde Frnachise sözleşmesi imzalandığını ve davacı şirket müvekkil şirketin bayii olarak ...
Caddesi No:18 Beşiktaş adresinde faaliyete geçtiğini, 10/05/2010 tarihinde Franchise sözleşmesi tarafların karşılıklı rızları ile iki taraflı olarak feshedildiğini ve taraflar arasında fesih protokolü tanzim edildiğini, taraflar arasındaki yalnızca fesih protokolündeki iş bu madde hükmü ile de açıkça anlaşılmak üzere , davacı yanın icra takibi ve takibin iptali davası hukuk dışı ve mesnetsiz olduğunu,
taraflar arasında 07/07/2009 tarihinde imzalanmış olan franchise sözleşmesinin 3. Maddesinin 9. Bendinde franchise veren davalı ile franchise alan davacı arasındaki faturalaşma sistemi açıkça düzenlendiğini ve tarafların iş bu sözleşmeyi imzalamasıyla bu hükmün açıkça kabul edildiğini, bu hüküm gereğince davacıya gelen her müşteri her aldığı ürünü kredi kartı ile almayıp, nakit alışverişte yapmış ve sözleşme gereğince arada kalan tutar müvekkili şirket ile mahsup faturaları ile mahsuplaşmak suretiyle bertaraf edildiğini,
konu ile ilgili olarak davacı yanın takip konusu yapmış olduğu faturaların karşılığında müvekkili şirket tarafından davacı yana gönderilmiş olan mahsup fişleri yer aldığını, söz konusu mahsup fişleri ve davacı yanın muhasebesel ve ticari kayıtları incelendiğinde söz konusu mahsuplaşmanın yapılmış olduğunun görüleceğini,
bu nedenlerle müvekkili ile davacı yan arasında tanzim ve imza edilmiş olan fesih protokolü gereği ve ayrıca fesih protokolünün varlığı yanında taraflar arasında imzalanmış olan franchise sözleşmesine uygun olarak gerekli faturalaşma ve mahsuplaşmaların yapılması nedeniyle alacaklı davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı açılmış olan itirazın iptali davasının reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan dava sebebiyle %40 'dan aşağı olmamak kaydıyla alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Yargılama aşamasında davacı ... San.Tic.Ltd.Şti. (Yeni Unvanı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) Mahkememiz dosyasındaki alacağını Kadıköy 21'nci Noterliği'nin 26/08/2015 gün ve 24371 yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesi ile ...'ya temlik ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ... sayılı kararı ile;
"Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için gerekçeli, denetime açık ve somut olaya uygun olması gerekir. O halde mahkemece yeniden davacı-alacağı temlik eden ... Ltd. Şti. defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının mahsup faturalarının davalı defterinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilerek yevmiye defteri ve 120 hesabından davalıdan nakten ve hesaben yapılan tahsilatlar belirtilip bunlara ilişkin olarak raporda gerekli dökümlere yer verilmesi ve rapora eklenmesi suretiyle rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın sonuçlandırılması yerinde görülmemiştir." denilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı sonrası bilirkişiler ... ve Dr. .... tarafından dosyaya sunulan 16/12/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda.
2009 ve 2010 yıllarında toplam 145.377,48 TL tutarında fatura düzenlendiği, yine davacı tarafça davalıya 4.688,26 TL tutarında çek verildiği, buna karşılık davalı tarafça davacıya 2009 ve 2010 yıllarında toplamda 87.894,67 TL fatura düzenlendiği; söz konusu kayıtların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı; davalı defterlerinde yer alan 31/12/2009, 31/01/2010, 28/02/2010, 31/03/2010, 30/04/2010 tarihli ve toplam 62.485,90 TL tutarlı virman kayıtları ile 01/07/2010 tarihli bakiye kapama açıklamalı kayıtların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi söz konusu kayıtlara ilişkin dayanak belgenin de sunulmadığı;
nihayetinde davacının davalıdan 62.171,04 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Bbilirkişiler ... ve Dr. ... tarafından dosyaya sunulan 18/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök rapordaki görüşlerinin korunduğu belirtilmiştir.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında davacının, davalıya mal tedarik etmesine dayalı bir ticari ilişkinin olduğu ve taraflar arasında yazılı franchise sözleşmesine göre davacının, davalıya mal tedarik ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalıya tedarik ettiği malların bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine icra takibine girişmiş, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davası açılmıştır. Davalının dayandığı fesih protokolündeki imzanın inkar edilmiş olması nedeniyle mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesine göre protokoldeki imzanın davacı ... Ltd.
Şti.'nin ortağı olan ....'nun eli ürünü olmadığı anlaşıldığından söz konusu fesih protokolüne mahkememizce itibar edilmemiştir. İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda.
2009 ve 2010 yıllarında toplam 145.377,48 TL tutarında fatura düzenlendiği, yine davacı tarafça davalıya 4.688,26 TL tutarında çek verildiği, buna karşılık davalı tarafça davacıya 2009 ve 2010 yıllarında toplamda 87.894,67 TL fatura düzenlendiği; söz konusu kayıtların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı; davalı defterlerinde yer alan 31/12/2009, 31/01/2010, 28/02/2010, 31/03/2010, 30/04/2010 tarihli ve toplam 62.485,90 TL tutarlı virman kayıtları ile 01/07/2010 tarihli bakiye kapama açıklamalı kayıtların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi söz konusu kayıtlara ilişkin dayanak belgenin de sunulmadığı;
nihayetinde davacının davalıdan 62.171,04 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan mahsup fişleri ile itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda bilirkişiler tarafından kök rapordaki görüşlerinin korunduğu belirtilmiştir.
Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davalı ticari defter ve kayıtlarında bulunan 31/12/2009, 31/01/2010, 28/02/2010, 31/03/2010, 30/04/2010 tarihli ve toplam 62.485,90 TL tutarlı virman kayıtları ile 01/07/2010 tarihli bakiye kapama açıklamalı kayıtların temlik eden şirketin ticari defter ve kayıtlarında bulunmaması nedeni ile söz konusu kayıtlara yönelik iddiasının ispatı bakımından davalı tarafından dosyaya sunulan delil listesinde yemin delilinin bulunması nedeniyle davalıya yemin delili hatırlatılmış olup davalı vekili tarafından yemin deliline dayanılmayacağı mahkememizce
bildirilmiştir. Davalı tarafından ispatlanamayan söz konusu kayıtlara mahkememizce itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle açılan davanın 62.171,00 TL üzerinden iptali ile davacı tarafından takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından takip öncesi faiz talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile dava tarihi dikkate alınarak kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %40'ı oranında hesaplanan 24.868,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
reddedilen kısım bakımından davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/909, K. 2024/176, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama