KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/1033
- Karar no
- 2022/1178
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 18/11/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2022
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacının, Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 18/11/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numaralı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'nin Zeytinburnu ... Noterliğince 17/01/2013 tarihinde ilan edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil gazetesinin .... Sayfası ve .... sayılı .... tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Tasfiye Halinde .... Şti'nin ticaret sicilinin kapatılması sebebiyle demirbaşına kayıtlı .... plakalı vasıtanın şirket üzerinden satışının yapılması için sicilin mahkeme kararı ile açılıp vasıtanın satışı yapıldıktan sonra tekrar kapatılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı sicil müdürlüğü vekilinin 29/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK.m.
32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, Tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını,
Müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; .... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... ŞİRKETİ'nin son tescilini 08/05/2014 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 08/05/2014 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği,genel kurul kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davacı gerçek kişinin seçildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin ... / .... olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde. TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir.
Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez.
Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçek- leştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacının,ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olduğu ve eksik bırakılan tasfiyenin tamamlanması için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca davacının şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Başkan ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Katip ... · ☪e-imzalıdır.☪
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1033, K. 2022/1178, 2 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama