KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2022
- Esas no
- 2022/23 Esas
- Karar no
- 2022/8
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/01/2022
- K.yazım tarihi
- 17/01/2022
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... tarafından ... aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, Borçlu tarafından borca 31/10/2019 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği; ödeme günü 31.12.2012, düzenleyeni ... olan 12.000 TL ve 13.000 TL bedelli iki bononun ... emrühavalesine düzenlendiği; borçlunun söz konusu bonolara ilişkin olarak imza itirazında bulunmadığı; dolayısıyla bahsi geçen bonolar sebebiyle davalının borçlu olduğu; açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından iki adet bono dayanak gösterilmek suretiyle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açılmıştır. Dava dilekçesi ekinde takibe dayanak yapılan bonoların incelenmesinde bonolarda düzenleme tarihinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
TTK'nın 776. maddesi uyarınca düzenleme tarihinin bono üzerinde gösterilmesi zorunlu olup, düzenleme tarihi olmayan bonoların, bono vasfında olmayacağı açıktır. Bono vasfında olmayan bir belgeye dayanılarak açılan itirazın iptali davasının mutlak ticari dava niteliğinde olmaması; davacı ve davalının gerçek kişi olması, dava dilekçesinde davacı ve davalının tacir olduğuna dair bir iddia ve belge olmaması nedeni ile açılan davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği;
açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi ve taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/23, K. 2022/8, 13 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama