KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2023
- Esas no
- 2022/492 Esas
- Karar no
- 2023/642
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/05/2022
- Karar yazım tarihi
- 21/07/2023
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı aleyhine müvekkili tarafından Küçükçekmece ... İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası ile 22.04.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekilleri aracılığıyla icra dosyasına sunduğu bila tarihli dilekçesi ile yetkiye, takibe, borca ve borcun ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi üzerine davalı/borçlu vekili, müvekkili şirketin merkezinin “... Mah. ... Cad. .... Blk.
No:3/4 Beykoz” olduğunu bu nedenle Beykoz İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu iddia ettiğini, Davalı/borçlu tarafından, delil listesi ekinde sunduğu 3 adet faturada belirtilen mallar alındığını ve bu malların 3 adet irsaliye ile teslim edildiğini, alınan mallara ilişkin fatura bedellerinin vadesi geçmesine rağmen ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ve irsaliyeler ile tarafların ticari defter ve kayıtları, BA/BS formlarının incelemesi sonucunda müvekkilinin davalıdan takip miktarı kadar alacağının görüleceğini, davalı vekilinin müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki beyanları ile asıl alacağa,
işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine karşı yapmış olduğu itirazın kabul edilmeyerek, itirazın reddine ve takibin devamına karar verilmesini, davanın kabulü ile davalının icra takibine ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalının takip miktarını %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, müvekkili aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafından, müvekkili aleyhine, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ..
E Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, vaki itiraz üzerine takip durduğunu, takibin haksız ve kötü niyetli olarak yürütüldüğünü, müvekkili firmanın davacı şirkete herhangi bir borcu ya da taahhüdü bulunmadığını, ödeme emri ekinde müvekkili firmaya herhangi bir fatura, irsaliye vs evrak gönderilmediğini, davacının talep ettiği alacağın vasfı ve kaynağı müvekkili tarafından bilinmediğini, müvekkili tarafından, davalı firmaya ait herhangi bir ürün/emtia/hammadde teslim alınmadığını, ayrıca takipte talep edilen ve tamamen fahiş olan faiz oranının da kabul edilmediğini, yetki itirazının kabulünü,
aleyhe açılan itirazın iptaline yönelik davanın esastan reddine, davacının, tarafımıza, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü, Göztepe Vergi Dairesi Müdürlüğü, Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 06/06/2023 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı.
Davalı taraftan 23.01.2023 tarihinde e-posta yolu ile evrak isteminde bulunulmuş, 23.01.2023 tarihinde cevaben Müvekkil firmanın tasfiye halinde olduğu bu nedenden ötürü herhangi bir belge iletilemeyeceği bildirilmiştir. Buna istinaden davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Davacının dosya muhteviyatına sunmuş olduğu ticari defter ve belgeleri incelendiğinde; davalı taraf ile ticari ilişkisinin 01.01.2021 tarihinde başladığı, davacının 13 adet toplam 20.434,29 TL tutarlı fatura tanzim ettiği, davalının faturalara istinaden 13.395,49 TL ödeme yaptığı görülmüştür. 2021 yılı sonu itibariyle davacının alacak bakiyesinin 20.434,29 TL – 13.395,49 TL = 7.038,80 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ile davalının ticari ilişkisinin 2022 yılında da devam ettiği görülmüştür.
Davacı tarafından 2022 yılında 8.088,76 TL fatura düzenlediği, açılış bakiyesi olarak 7.038,80 TL bakiyesinin olduğu davacının toplam alacağının 15.127,56 TL olduğu, davalı tarafın 7.038,80 TL 2021 yılından kalan cari bakiyesini ödediği buna göre, 15.127,56 TL – 7.038,80 TL = 8.088,76 TL olduğu tespit edildiği, Davacı tarafın ürün teslimlerinde irsaliyelerinde teslim alan ve teslim eden kişilerin imza ile ürünleri teslim ettikleri görülmektedir.
Davacı taraf icra takibinde 153,58 TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur. Davacı taraf alacağını tahsil etmek için davalı tarafa takip tarihine kadar herhangi bir ihtarname göndermemiştir. Diğer yandan süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmamaktadır.
Taleple bağlı kalınarak; dosya münderecatında davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname olmadığı gibi, varsa bile tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi olmadığından, faiz talebi ile ilgili temerrüt gerçekleşmemiş olduğundan, dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılmamıştır. Davacı alacağının kabulü halinde, 22.04.2022 Takip ve dava tarihi olan 27.05.2022 itibariyle, Davacı .... San. Ve Tic. A.Ş. ‘nin Davalı ....
Gıda A.Ş. ’den davacı tarafın Ticari Defterlerine göre 8.088,76 TL asıl alacak alacağı olduğu, tespit edilmiştir. Asıl Alacağa 22.04.2022 takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiği tespit edilmiştir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle cari hesaba konu faturalar nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu,
icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmış olup, ispat yükü davacı üzerindedir. Tarafları ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenene raporda davacının Davacı ile davalının ticari ilişkisinin 2022 yılında da devam ettiği görülmüştür.
Davacı tarafından 2022 yılında 8.088,76 TL fatura düzenlediği, açılış bakiyesi olarak 7.038,80 TL bakiyesinin olduğu davacının toplam alacağının 15.127,56 TL olduğu, davalı tarafın 7.038,80 TL 2021 yılından kalan cari bakiyesini ödediği buna göre, 15.127,56 TL – 7.038,80 TL = 8.088,76 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de davacının alacağının para alacağı olduğu anlaşılmakla TBK m.89 uyarınca icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının ticari defterlerini usulüne uygun tebligata rağmen sunmadığı, HMK madde 220/3 ve 222/3 de gerekli ihtaratların yapıldığı, davacının ticari defterlerinde 8.088,76 TL alacaklı olduğunun tespiti karşısında davacının davasını bu miktar üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/492, K. 2023/642, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama