KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2022
- Esas no
- 2022/497
- Karar no
- 2022/742
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 14/04/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/07/2022
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, İstanbul nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 14/04/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili tarafından .... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasından açılan davada, anılan davalı şirketin sicilden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Müdürlüğü vekili sunmuş olduğu 16/06/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde Yargıtay içtihatları gereğince gereğince, sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığından, taleple bağlı kalınarak Büyükçekmece....
Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, ticaret sicili müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nun 32 maddesi ve ticaret sicili yönetmeliğinin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün re'sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup tesis edilen işlemde hukuka bir aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceğinin sicil gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin davanın açılışına sebebiyet vermediği,
bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava,basit yargılama usulüne tabi olması ve HMK'nın 320/1.maddesi gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava,6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ... sicil nosunda kayıtlı ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca ve 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan " Münfesih Olmasına ve Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4. Bendine göre resen terkine kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından" şirketin 07/07/2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, il görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Esenyurt / İstanbul ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde limited şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir.
Aynı maddenin 1. fıkrasının a bendi uyarınca,limited şirketlerin 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış olması terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince;
kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde,
münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; şirketin,sermayesinin yasal sınırın altında olduğu ve TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması,
yani şirket genel kurul toplantısının yapılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı ancak ihyası istenen şirkete ve şirket yetkilisine ihtarnamenin tebliğ edildiğine ilişkin bir belgenin istenilmesine rağmen sunulmadığı,sicil müdürlüğünün yukarıda belirtilen hükümler uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarı yaparak usuli işlemleri yerine getirdiğini ispat edemediği,,davacının,derdest dosyayı yürütüp sonuçlandırması gerekmesi nedeniyle davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,usulüne uygun bir terkin işlemi bulunmaması nedeniyle Kanun'da öngörülen 5 yıllık sürenin somut olayda
uygulanamayacağı gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına,terkin sebebi gözönüne alınarak ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için ihyası talep edilen şirketin yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/497, K. 2022/742, 1 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama