KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/1219
- Karar no
- 2023/1177
- Dava
- Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin
- Dava tarihi
- 25/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/01/2024
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 25/12/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'nin tasfiyesine karar verildiğini, adı geçen şirketin tasfiye sürecinde ise müvekkilinin tasfiye müdürlüğü görevini üstlendiğini, şirketin tasfiyesinin önünde yasal hiç bir engel bulunmadığı için; şirketin tasfiye işlemlerinin yasalara uygun olarak tamamlandığını, bu şekilde adı geçen şirketin tasfiyesine karar verilerek tasfiye işlemleri tamamlandığını, şirketin tasfiyeden önce kamu ihalelerine katılarak malzemeli yemek pişirme ve dağıtım işleri aldığını, şirketin o dönemde mevcut tüm borçlarını ödeyerek yasalara uygun bir şekilde tasfiye olduğunu, çalışan personellerin ise işten çıkınca bazen kıdem tazminatlarını tahsil edemediğini,
bu ihtimalde ise ilgili personellerin işçi alacaklarını tahsil etmek amacıyla gerek son alt işveren ve gerek Kamu Kurumu olan üst işveren aleyhine dava açtğını, açılan bu davalarda ise gerek son alt işveren ve gerekse üst işveren Kamu Kurumu aleyhine müşterek ve müteselsilen ödeme konusunda hüküm kurulduğunu, bir kısım dosyalarda ise son alt işverenden tahsilat mümkün olmayınca, ödemelerin üst işveren olan kamu kurumu tarafından yapıldığını, işçiye ödemenin, üst işveren kamu kurumu tarafından yapılması ihtimalinde ise, üst işverenin bu ödemeleri alt işverenlere rücu ettiğini,
bu şekilde tüm alt işverenler aleyhine rücuen tazminat davaları açıldığını, bu şekilde tasfiye işleminden yıllar sonra kamu kurumlarının şirketler aleyhine rücu davası açabildiğini, bu şekilde ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti. aleyhine de davalar açılabildiğini, fakat bu şirketin tasfiye edilmiş olduğundan dolayı öncelikle bu şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin önceden bu şirketin ortağı olmadığı için bu durumlardan tamamen habersiz olduğunu, böyle bir durumla karşılaşabileceğini de asla bilmediğini, böyle bir durumla karşılaşacağını bilseydi elbetteki tasfiye memurluğu görevini asla üstlenmeyeceğini, bahse konu ihya davaları ve ihya işlemlerinin müvekkilinin çok ciddi mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yoğun işleri içinde bir de bu işlerle uğraşmak zorunda kaldığı için ciddi, zararlara duçar olduğunu,
müvekkilinin bu işlerle uğraşırken kendi işlerinin aksadığını, bu nedenle de müvekkilinin, Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaatla bu şirketin tasfiye memurluğu görevinden ayrılmak istediğini beyan ettiğini, hatta bu görevi kabul edecek bir tanıdığının olduğunu da beyan ettiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ise kendilerinin böyle bir değişiklik yapamaya yetkilerinin olmadığını bunun ancak bir mahkeme kararıyla mümkün olduğunu müvekkiline bildirdiklerini, bu nedenle de müvekkilinin tasfiye memurluğu görevinin sonlandırılması için dava açma gereğinin hasıl olduğunu, bu görevi üstlenmeye müvekkilinin tanıdığı olan ...
T.C. Kimlik numaralı ...'nun olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki tasfiye memurluğu görevinin sonlandırılarak onun yerine tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik numaralı ....'nun atanmasına, yargılama giderleri ile avukat tuttuğum vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, davacı tasfiye memurunun görevinin sonlandırarak yerine yeni bir tasfiye memuru atanmasına ilişkindir.
Bilindiği üzere; limited şirketlerde,TTK'nın 643'ncü maddesi uyarınca,Tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Buna göre,tasfiye usulü TTK'nın 536 ilâ 548'nci maddelerinde düzenlenmiştir.
TTK'nın 536'ncı maddesinin birinci fıkrası,"Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir." şeklinde olup anılan maddenin ikinci fıkrası ise;"Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır." şeklindedir.
Somut olayda da dava dışı şirket ortaklar kurulu kararıyla şirketin tasfiyesine karar verilerek davacı tasfiye memuru olarak atanmış,bu karar şirketin sicil kaydına tescil ettirilerek Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde istifa karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran tek taraflı bir işlem olup, sonuçlarını doğurması için ayrıca kabule gerek yoktur.Davacı tasfiye memurluğundan istifa edip usulünce işlemleri yerine getirmeden tasfiye memurluğu görevinin sonlandırılmasını istemekte hukuki yararı bulunmadığından HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1219, K. 2023/1177, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama