KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Esas no
- 2023/318
- Karar no
- 2023/503
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 04/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/06/2023
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 04/04/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkilinin iş akdinin çalıştığı şirket tarafından feshi sebebiyle tazminat ve işçilik alacaklarının tahsili istemi ile .... SAN. VE TİC. A.Ş.'ne karşı Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sırasında bahse konu şirketin tasfiye edildiğinin öğrenildiğini ve mahkemece kendilerine ihya davası açılması hususunda süre verildiğini, ...nde kayıtlı dava dışı .... SAN. VE TİC. A.Ş. Unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında taraf teşkilini sağlamak ve ilgili tüm işlemlerin yürütülmesi ve tamamlanması amacıyla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı sicil müdürlüğü vekilinin 12/04/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 18/05/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Huzurdaki ihya davasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasında daha önceden açılmış olduğu ve derdest olduğu nazara alınarak HMK m.114/I uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, taleplerinin kabul edilmemesi halinde, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline, müvekkilinin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediği dosyalardaki belgeler ile sabit olduğundan, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; .... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin son tescilini 22/08/2022 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 22/08/2022 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği, genel kurul kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davalı gerçek kişinin seçildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Bakırköy / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir.
Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez.
Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava ile takiplerin yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davada davalı olan Tasfiye Halinde ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'nin şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/318, K. 2023/503, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama