KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/671
- Karar no
- 2024/106
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/07/2023
- Karar yazım tarihi
- 19/02/2024
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili firma ile davalı arasında ticari ilişki gereğince mal alım satımı gerçekleştiğini, buna istinaden vadesi 30 Mayıs 2015, 30 Temmuz 2015, 10 Aralık 2015, 30 Kasım 2015 olmak üzere 4 adet senedin müvekkiline ciro edildiğini, alacağın tahsili için , Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın yalnızca 20.110,00-TL’sinin iptalini, takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizine hükmedilmesini, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi’nin ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Hocapaşa Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
" Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, senetle ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcı var ise, tanık dinlenmesinin mümkün olduğu" hususu yerleşik yargı uygulaması olup bonodaki alacağın temel ilişkinin ispatlanması yoluyla talep edilebileceği ve ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve ispat için tanık dahil her türlü delilin geçerli olduğu kuşkusuzdur.
İkrar içeriği itibariyle basit, vasıflı ya da bileşik nitelikte olabilir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilir.
Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller ya da onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır.
Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla böyle durumlarda ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekle iddiasını ispatlama yükümlülüğünün karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir (Yargıtay HGK’nın 09.06.2004 tarih ve 2004/4-362 E. – 2004/347 K. sayılı kararı).
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dava zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak açılan itirazın iptali davası niteliğinde olup, yukarıda da bahsedildiği gibi temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu davacının temel ilişkiyi ispatlaması gerekmektedir.
Ancak davalı asil duruşmada beyanında senetlerin ticari ilişki kapsamında ürünlerin tesliminden kaynaklandığını ikrarı ve teslimden sonra iade ettiğine dair beyanı bağlantılı birleşik ikrar niteliğinde olup ispat davalıya düşmüştür.
Yine duruşmada beyanında iadeye ilişkin sevk irsaliyesi veya belgenin olmadığı yönündeki beyanı, cevap dilekçesi sunmadığı da anlaşılmakla, davacının temel ilişkiyi ve teslimi davalının ikrarı ile ispatladığı, davalının ise iade iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas Sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (4.022,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/671, K. 2024/106, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama