KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/873
- Karar no
- 2024/628
- Dava
- İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)
- Dava tarihi
- 16/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/07/2024
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 19/09/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde. Borçlu Şirkete karşı, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas dosyasından, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas dosyasından, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas dosyasından , İstanbul ..... İcra Dairesi'nin .....
Esas dosyasından başlatılan takiplerden icra ve haciz çokluğu sebebiyle olumlu bir sonuç alınamadığını, icra takiplerinden borçlunun kara nakil vasıtaları ve taşınmazları sicillerine haciz konulmuş olup haciz konulan menkul ve taşınmazları sicilinde 60' a yakın icrai haciz, vs takyidatlar bulunduğunu, halihazırda günden güne borçlu aleyhine icra takipleri yapılmakta ve mal varlıkları üzerine icrai haciz işlenmeye devam ettiğini, borçlu şirket iflas durumunda olup borcunu ödeme olasılığı bulunmadığını,
borçlu şirketin mal varlığı ile ilgili TAKBİS ve EGM sorgulamalarının yapılması durumunda tüm varlıkları tespit olunacak ve mal varlıkları üzerinde bulunan tüm icrai haciz şerhlerine ilişkin kayıtların ortaya konulacağını, açıklanan sebeplerle başvuruda bulunarak davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, neticede; taleplerinin kabulü ile borçlu şirketin icra dosyalarına karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı ve dosya borçlarını ödemediği sebebiyle davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini, masraflarla birlikte ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK.'nın 177/1 ve 2. madde hükümlerine dayalı davalının doğrudan iflası istemine ilişkindir.
İİK'nun 166/2. Maddesi ve fıkrasındaki usulle Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve tirajı 50.000'in üzerinde ve yurt düzeyinde dağıtım yapılan gazetelerden birinde iflâs talebi ilan edilmiş, gazete nüshaları dosyaya ibraz edilmiş, yargılama sırasında bir kısım alacaklılar davaya müdahil olmuştur.
35.000,00 TL iflâs avansı davacı tarafça yatırılmıştır.
Davalı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş incelenmesinde;firmanın sicil kaydının faal olarak devam ettiği, firma adresi itibariyle davaya bakmanın mahkememiz yetki alanında kaldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler ...... ve Prof. Dr. ..... tarafından düzenlenen 28/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda ; Davalı şirketin bilirkişi incelemesine ticari defter ve belgelerini sunmadığını, davalının Ticaret Sicilinde kayıtlı adresinde başka bir firmanın faaliyet gösterdiğini ve davalı şirketini iflas şartlarının oluştuğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Davacı şirket İİK m.177 hükmüne göre davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği gibi, İK m.177 uyarınca doğrudan doğruya iflas davası açılabilmesi için, davacının “alacaklı” sıfatını haiz olması gerekmektedir. Davacı tarafından davalı şirket aleyhine girişilen icra takibi kesinleşmiş olup davacı taraf, kesinleşen icra takibine istinaden davalı şirketten alacaklıdır. Bu nedenle davacının, iflas davası açılabilmesi için gerekli “alacaklı” sıfatını haiz olduğu açıktır.
Davacının iflas istemine dayanak yaptığı İİK m.177 hükmünde iflas sebepleri şu şekilde sıralanmıştır:
“1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2- Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3- 308 inci maddedeki hal varsa
4- İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse”
Görüldüğü üzere, İİK m.177, £.1, bent. | hükmünde, borçlunun malum yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması halinde borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Dosyada mevcut Emniyet Müdürlüğü yazısına ve Mahkememizce çıkartılan tebligatların TK'nın 35.maddesine göre tebliğ edilmesi hususları değerlendirildiğinde şirketin malum yerleşim yerinin bulunmadığı sabit olduğundan, şirketin İİK m.177, £, bent.1 hükmüne göre iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nın 177. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde öngörülen iflas sebebi ise ödemelerin tatili sebebiyle iflastır. Bilindiği gibi, ödemelerin tatil edilmesi, borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel nitelikte ödeyememesi durumudur. Ödemelerin tatilinden söz edebilmek için genellik ve süreklilik gerekmektedir. Borçlu muaccel ve çekişmesiz borçlarını ödeyemiyor ve bu husus geçici bir duruma dayanmıyor ise, borçlu ödemelerini tatil etmiş demektir'. Ödemelerin tatil edildiğinin kabulü için, borçlunun borca batık olmasına da gerek yoktur.
Aciz haliyle benzeşen ödemelerin tatilinde borçlu borcu ödeyecek nakit kaynaklardan yoksundur. Borçlu ödemelerini tatil ettiğini alacaklılara açıkça bildirebileceği gibi,borçlunun ödemelerini tatil ettiği çeşitli olaylardan da anlaşılabilir. Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olup olmadığının takdiri hâkime ait olup hâkim buna her münferit durumu göz önünde tutarak karar verecektir”. Mesela borçluya karşı yapılan ve devam eden icra takipleri çoğalmışsa, birçok senedi protesto olmuşsa veya borçlunun mallarının büyük bir kısmına haciz konulmuş ise, borçlunun ödemelerini tatil ettiği anlamı çıkarılabilir.
Bilirkişi raporunun mali incelemeler kısmında belirtildiği üzere, davalı şirket aleyhine çok sayıda icra takibi bulunmaktadır. Davalı şirket aleyhine başlatılan bu takipler, şirketin nakit darboğazı içerisinde olduğuna işaret etmektedir.
Davalı şirket aleyhine başlatılan takipler ile celp edilen beyannameler üzerinden tespit edilen veriler, şirketin ödemelerini tatil ettiğinin emarelerindendir. Ancak; şirketin malum yerleşim yerinin bulunmamasına bağlı olarak İİK m.177, f.1, bent.hükmüne göre iflas koşulları zaten oluştuğundan, İİK m.177, f.1, bent.2 ine göre ödemelerin tatili sebebine dayalı iflas kararı verilmesine dahi gerek bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya içeriğine göre,Davalı şirket aleyhine başlatılan takipler ile celp edilen beyannameler üzerinden tespit edilen verilerin, şirketin ödemelerini tatil ettiğinin emareleri olduğu, ancak şirketin malum yerleşim yerinin bulunmamasına bağlı olarak İİK m.177, f.1, bent 2. hükmüne göre iflas koşulları zaten oluştuğundan, davalı şirketin İİK m.177, f.1, bent.2 hükmüne göre iflasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/873, K. 2024/628, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama