KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- 2024/124
- Karar no
- 2024/259
- Dava
- Konkordatonun Feshi
- Dava tarihi
- 08/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/04/2024
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Konkordatonun Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu 08/02/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Konkordato projesi uyarınça mutabık kalınan yapılandırmaya uyulmadığından İcra ve İflas Kanunu 308/e maddesi uyarınca konkordatonun .... Avukatlık Bürosu lehine kısmen feshine, İcra ve İllas Kanunu'nun 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi halinde dahi konkordato uyarınca kazanılmış olunan yeni hakların muhafazasına, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin borçlu .... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 07/03/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle.
Davalının konkordato talebinin 29.06.2021 tarihinde konkordato adi ve rehinli alacaklar yönünden, İİK'nın 306 nci maddesi uyarınca tasdik edilmiş olup, borçlular tarafından konkordatoya tabi 20.000,00 TL'ye kadar olan borçların 31/12/2021 tarihinde ödenmesine karar verildiğini, konkordato komiser tutanağında davacının alacağının 19.963,63 TL olduğu komiserler tarafından net olarak tespit edildiğini, konkordato kararına tam uyumlu olarak 29.12.2021'de tutarım tam ödenerek kapatıldığını, dolayısıyla davacının talebinin haksız olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,İİK'nın 308/(e) maddesinde düzenlenen konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketlerin tasdik edilen konkordato projesi gereğince borçlarını ödemediğini belirterek konkordatonun İİK.'nın 308/e maddesi uyarınca müvekkili şirket yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce atanan Kayyım .... tarafından sunulan 23/02/2024 havale tarihli raporda özetle. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunan ... San. Tic. AŞ’nin, 01.03.2021 tarihli Alacaklılar Toplantısında onaylanan nisap listesine göre davacı alacaklı ... Avukatlık Bürosu’nun konkordato talebinde bulunan ....San. Tic.
AŞ’den 19.963,63 TL alacaklı olduğu, davacı alacaklının nisap listesindeki alacak tutarına süresi içerisinde itirazının bulunmadığı, böylece alacak tutarının kesinleştiği, borçlu ... San. Tic. AŞ'nin 19.963,63 TL tutarındaki borcunu 29.12.2021 tarihinde ödediğini, bu itibarla konkordato talebinde bulunan davalı .... San. Tic. AŞ’nin hali hazırda davacı ... Avukatlık Bürosu’na borcunun bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Konkordatonun, konkordatoya tabi tüm alacaklar için mutlak bağlayıcı nitelikte etki ve güce sahip olması, borçlu açısından fevkalade önemli bir avantaj teşkil eder. Bu sayede borçlu, kazandığı zamanı İyi bir biçimde değerlendirip işletmesini yeniden yapılandırabildiği takdirde, içine düştüğü ekonomik krizin çıkmazından kendisini kurtarıp borçlarını konkordato projesinin sağladığı elverişli imkanlar çerçevesinde ödeyebilme şansına kavuşabilecektir. Bu şansını iyi kullanarak konkordato projesi doğrultusunda borcunu ifa eden borçlu bakiye borcundan da kanunun sağladığı atıfetten yararlanarak kurtulacak ve ticari itibarını ve ekonomik şahsiyetini korumayı başaracaktır.
Konkordatonun borçluya sağladığı bu avantajlar karşılığında alacaklılara büyük külfet yüklenmektedir. Gerçekten, konkordatoya kabul oyu veren alacaklılar bile, başka çareleri olmadığı için, diğer bir deyişle konkordatoyu iflasa göre kendileri ve borçlu için daha yararlı bulmalarından ötürü, borçlunun teklifine karşı olumlu bir tavır takınmayı “ehveni şer” görmüşlerdir.
Ancak borçlunun içine düştüğü ekonomik zorlukların ve borçlarının tümünü ödeme yeteneksizliğinin ortaya çıktığı konkordatoya katlanma yükümlülüğünün de bir sınırı olduğunu kabul etmek gerektiğinde kuşku yoktur. İşte bu sınır, borçlu tarafından konkordato koşullarına göre dahi borçlann ödenmemesi suretiyle tecavüz edilmiş olacaktır. Artık bu noktadan sonra borçlunun alacaklılardan ve kanundan bekleyebileceği hiçbir şefaat kalmamıştır.
Alacaklılar için -tabiri caiz ise- bıçağın kemiğe dayanmış olduğu bu noktada, onları artık konkordato ile bağlı tutmaya devam etmenin hiçbir anlamı yoktur.
Bu düşüncelerin sonucu olarak kanunkoyucu kendisine karşı konkordato koşullarını yerine getirilmeyen herhangi bir alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep ve dava etme hakkım tanımıştır. Bu durumdaki bir alacaklı, konkordatonun alacağı yününden feshini sağlayarak, kendisini bağlayan bu zorunlu özveri zincirini koparmak olanağına kavuşur.
Bu sonuç doğaldır; çünkü mahkeme anlamlı konkordato projesinin ödeme koşullarını yerine getireceğine inanarak borçluya kanunun öngördüğü bu önemli atıfeti sağlamıştır. Borçlu, konkordatoyu ifa etmemek suretiyle, kendisi lehine olan ve mahkemece de onaylanan bu karineyi de çürüterek onama kararının dayandığı temelin çökmesine yol açtığı gibi, konkordatoya kabul oyu veren alacaklıların da güvenlerini boşa çıkarmıştır.
Bu yüzden borçlunun mali durumunu düzelterek ödeme yapabileceğine inanan alacaklılar boşuna zaman kaybederek, mağdur duruma düşmüşlerdir. Bu dunundaki borçlu konkordatonun sağladığı himayeyi, alacaklılar aleyhine istismar ettiğinden, herhangi bir alacaktı kendi alacağı açısından konkordatonun feshini isteyerek, alacağının tümünü konkordato hiç akdedilmemişçesine borçludan isteyebilir .
Hukukumuzda iki çeşit konkordatonun feshi türü kabul edilmiştir. Burada yapılan ayrıma temel teşkil eden kriterler de fesih nedenleridir. En temel şekliyle ifade etmek gerekirse, fesih türleri, kendisine karşı konkordato şartlarını ifa edilmeyen alacaklının başvurabileceği kısmen fesih ile (İtK m. 308/e) ile konkordatonun kötüniyetle sakatlanmasından dolayı tüm alacaklılar için konkordatonun tamamen feshinden (İİK m. 308/f) ibarettir .
Yukarıda belirtildiği gibi, konkordatonun kısmen feshi Kanunun 308/e maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin ilk fıkrasına göre, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Konkordatonun kısmen feshiyle birlikte fesih talebinde bulunan alacaklı, projenin mecburiliğinden kurtulacaktır. Fakat konkordatonun kısmen feshi, yalnızca fesih talebinde bulunan alacaklı açısından sonuç doğurmakta olup konkordatonun etkileri diğer alacaklılar açısından aynen devam edecektir.
Konkordatonun kısmen feshi hakkında yapılan bu açıklamalardan sonra bu noktada, davacı yönünden konkordatonun kısmen feshinin koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Somut olayda,Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunan .... San. Tic. AŞ’nin, 01.03.2021 tarihli Alacaklılar Toplantısında onaylanan nisap listesine göre davacı alacaklı ... Avukatlık Bürosu’nun konkordato talebinde bulunan ....San. Tic. AŞ’den 19.963,63 TL alacaklı olduğu, davacı alacaklının nisap listesindeki alacak tutarına süresi içerisinde itirazının bulunmadığı, böylece alacak tutarının kesinleştiği, borçlu ....San.
Tic. AŞ'nin 19.963,63 TL tutarındaki borcunu 29.12.2021 tarihinde ödediğini, bu itibarla konkordato talebinde bulunan davalı .... San. Tic. AŞ’nin hali hazırda davacı .... Avukatlık Bürosu’na borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Başkan ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Katip ... · ☪e-imzalıdır.☪
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/124, K. 2024/259, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama