KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2018
- Esas no
- 2016/1043 Esas
- Karar no
- 2018/141
- Dava
- İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/12/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2018
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile. Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas numaralı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalı/borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, davalı itiraz dilekçesi ile yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı ve davacı mahcuzların saklanmasına dair bir sözleşme imzaladıklarını ve bu sözleşmede borcun dayanağı olan her husus açık ve net bir şekilde yazdığını, dolayısıyla sözleşmede belirlenen günlük ücret ile gün sayısı çarpılıp, ödenen tutar düşüldüğünde takip tutarı kolaylıkla hesap edileceğini,
bu nedenle yargılamayı gerektirir bir hesaba dahi gerek olmadığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğinden ayrıca %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile.
Davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu bu bu dava Adalet Bakanlığı’nın mahcuz mallar ile ilgili ücret tarifesi tebliğine uygun düşmediğini, davacı değersiz ve icra müdürlüğü tarafından satılması mümkün olamamış, satış işlemi dahi borçlunun kaçması sebebi ile gerçekleşmemiş mallar için çok yüksek ( malların değerinden 2-3 kat daha fazla) bir bedel talep ettiğini, Bu şekilde davacının keyfi şekilde yüksek bir bedel talep etmesi hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini,
yasal alacağına icra muhafaza ve satış işlemleri ile bile ulaşamayan Müvekkili şirketin bu şekilde yüksek bir yeddiemin bedellemesi ile mağdur edilmesine itiraz ettiklerini, bu davanın asıl muhatabının müvekkili mağdur eden borçlu şahıs olduğunu, müvekkili şirket adına dava konusu mahcuz malların satışı istemiş ancak 2 kez borçlu şahsa tebligat yapılamaması sebebi ile bu satışların düştüğünü, davacı taraf haksız şekilde Müvekkili şirketi suçladığını, davanın ve davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini,
davacı tarafın mahcuz malları sattırma yetkisi olmasına rağmen bunu yapmayarak Müvekkili şirkete bu davayı açması kötüniyet göstergesi olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da görüldüğü üzere, Adalet Bakanlığı hacizli malların korunması için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi, Adalet Bakanlığı Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme hakkını verebileceğini, alınacak depo ve garaj ücretlerinin Adalet Bakanlığınca belirlendiğini, bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterildiğini, (İİK.
88/IV md.) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili Yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunduğunu (4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile 17.07.2003 tarihinde 2004 sayılı İcra İflas Kanununa eklenen geçici 4. madde) Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret tarifesi, her yıl Bakanlıkça belirlenerek Resmi Gazetede yayınlandığını, Davacı tarafın haksız ve fazla olarak talep etmiş olduğu tüm dava konusu ana para, faiz,
icra- inkar tazminatı taleplerinin reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerimin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) aleyhine Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 21.260 TL alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu,
davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya icra takibine konu miktardan dolayı borcunun olup olmadığı hususunda olup, davacı ile davalı arasında 23/09/2013 tarihli yedieminlik ücret sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmeye itiraz etmediği, dosyada mevcut delillere göre davacının yediemin olduğu, davalı tarafın Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında haciz işlemi yaptırdığı, yediemin teslim tutanağına göre günlük 20 TL yedieminlik ücretinin belirlendiği, davalı tarafından davacıya 300 TL peşin ödendiği,
bunun dışında davalı tarafın bir ödemesinin bulunmadığı, davacının yedieminlik deposunun özel bir depo olup Adalet Bakanlığı' na bağlı olmadığından Bakanlık tarifesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı, yine taraflar arasında imzalanan yedieminlik tutanağının serbest irade ile imzalandığından davalıyı bağlayacağı, meskür Yargıtay 19 Hukuk Dairesi 2017/2266, 2017/2863, 2016/7329,
2016/15109 karar sayılı ilamları ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 Hukuk Mahkemesi 2017/42 karar sayılı kararları da göz önüne alınarak davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... Davacı Yargılama Giderleri · 396,57.-TL İlk masraf · + 93,60.-TL Yargılama gideri · 490,17.-TL
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1043, K. 2018/141, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama