KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/767
- Karar no
- 2020/601
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/11/2020
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, taraflar arasında 21/06/2016 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme gereğince davalıya KDV hariç 120.000,00 USD ödeme yaptığını, taşınmazın 30/06/2017 tarihine kadar teslimi gerektiğini, ancak teslim edilmediğini, sözleşmeye göre müvekkili lehine asgari gelir payı ödemesi hükmünün bulunduğunu, satış vaadine konu yerin tamamlanıp teslim edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin ve ödenen satış bedeli ile asgari gelir payı ödenmesi talebinin noter aracılığı ile davalıya bildirildiğini,
ihtardan ve arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile taraflar arasındaki Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti ile davalıya ödenmiş bulunan 120.000,00 USD satış bedelinin sözleşmenin aktedildiği tarihten itibaren işleyecek devlet bankalarının aynı cins bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faizi ile ayrıca müvekkilinin hak kazandığı gelir payı ödemelerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 19.000,00 USD’nin sözleşmenin aktedildiği tarihten itibaren işleyecek devlet bankalarının aynı cins bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faizi ile davalıdan
tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Buna karşılık davalı vekili, davacı Türk vatandaşı olmadığından teminat alınması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin feshini gerektiren bir nedenin bulunmadığını, davacının sözleşmede belirtilen ve ödemesi gereken masrafları ödemediğini ve bu nedenle müvekkilinden edimini yerine getirilmesini isteyemeyeceğini, müvekkilinin devir işleminin geciklmesinde bir kusurunun bulunmadığını, davacının gecikmeden dolayı kira kaybı isteyemeyeceğini, sözleşmenin feshi nediniyle vazgeçme akçesine hak kazandıklarını ve takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu, faizin ancak dava tarihinden istenebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Dava, alacak davasıdır.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için davanın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında gayrimenkul sözleşmesi bulunmakta olup, sözleşmeye göre dava konusu otel bloğunun inşa edilerek tamamlanması, ileride kurulacak kat mülkiyetine konu bağımsız bölümün davacıya satışı ve işletmeci şirket lehine 22 yıl süre ile intifa hakkı kurulması şeklinde anlaşma bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dava konusu bağımsız bölümün sözleşmeye göre teslim edilmemeisi nedeniyle sözleşmenin feshini, ödediği bedelin iadesini ve sözleşmeye göre belirlenecek gelir kaybı tazminatını talep etmekte, davalı ise sözleşmenin davacı tarafça feshi nedeniyle vazgeçme akçesinin takas- mahsup talebinde bulunmaktadır.
Taraflar arsındaki uyuşmazlık TTK'nın 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunmadığı gibi, davacının tacir olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı anlaşılmakla, bu davada görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu durumda somut davada göreve ilişkin dava şartı eksikliği bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Katip ... · e-imzalıdır.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/767, K. 2020/601, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama