KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- Esas no
- 2021/1065 Esas
- Karar no
- 2022/848
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/12/2021
- Yazım tarihi
- 07/10/2022
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ....'ın müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, davalıya ait aracın 01/04/2020 tarihinde davalının sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, oluşan kaza nedeniyle müvekkili şirketin diğer araç sahibine hasar bedeli olarak 28.842,74-TL ödeme yaptığını, söz konusu kazanın oluşumunda 1,72 promil alkollü olarak araç kullanan davalının kusurlu olduğunu, bu nedenle kaza nedeni ile ödenen bedelin tahsili amacıyla Bakırköy .... icra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın oluşumunda diğer aracın asli kusurlu olduğunu, diğer aracın tır olması ve müvekkilinin aracının bu araç yanında çok küçük konumda olması ve diğer aracın çok hızlı olarak virajdan çıktığını, müvekkilinin aracına vurduktan ancak 200 metre gittikten sonra durabildiğini, dava konusu kaza ile ilgisi olmayan başkaca kısımların da tamamen yaptırıldığını, ayrıca kazanın oluşumunda 3 ay sonra hasar bedeli için başvuru yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır.
Aynı yasanın 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, satıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bunun yanında yasanın 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer yasalarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Ancak bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici diğerinin satıcı/sağlayıcı olması gerekir.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi tacir ise de, davalı sigortalının gerçek kişi olduğu, sigortalı aracın ruhsat/sicil bilgilerine göre de kullanım amacının hususi olduğu, davacının yaptığı işle ilgili faaliyetlerinde aracını kullanmadığı, sigortalının kayıtlarda ücretli çalışan olduğu dosyadan anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalının tüketici olduğu sonucuna varılmış, dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip .... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1065, K. 2022/848, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama