KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/1096 Esas
- Karar no
- 2022/1120
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/12/2022
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ... harç tarihli dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 26/03/2019 tarihinde sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 01/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile yürürlüğe girdiğini, davalı tarafın sözleşmeyi 03/02/2022 tarihinde haksız olarak feshettiğini, sözleşme kapsamında yüklenmiş olduğu taahhütlerini yerine getirmediğini, eksik yerine getirdiğinden dolayı davacı şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, uğranılan zararın bilirkişi incelemesi sonucunda net bir şekilde ortaya çıkacağını,
bu nedenle şimdilik 50.000,00-TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili yönünde hüküm kurulmasını ve yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalı sözleşme süresi boyunca üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz, gereği gibi ifa ettiğini, dava konusu sözleşme davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklere aykırı davranışları nedeni ile davacıdan cezai şart talep etme hakkını saklı tuttuklarını, davalı aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme dosyaya sunulmuş, taraflar arasında sözleşmelere dayalı ilişki bulunduğu ihtilafsızdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava, taraflar arasında 26/03/2019 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafın, taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi ve ödenmeyen hizmet bedelleri ve eksik ifa sebebiyle davacının zararlarının tazminine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun uyuşmazlıkla ilgili “Sözleşmeden doğan davalarda yetki “ başlıklı 10. maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü ,“yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü, aynı Kanun’un 448.maddesi gereğince kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı hükmünü ihtiva etmektedir.
6100 Sayılı HMK'nun 17. maddenin ikinci cümlesine göre, “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır”. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir.
Bu şekilde yapılmış olan yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar.
Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların tacir olduğu ve aralarında yapılan sözleşmede dava konusu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve maddede aksine bir hususun yer almadığı ve bu Mahkeme ve İcra Daireleri'nin artık kesin yetkili hale gediği anlaşılmakla Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim .... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1096, K. 2022/1120, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama