KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2021
- Esas no
- 2014/1273 Esas
- Karar no
- 2021/990
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 06/11/2014
- Kararın yazıldığı tarih
- 16/12/2021
Karar Metni
1.334 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 06/11/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ..........'in sevk ve idaresinde bulunan kayden ..........'e ait, haricen .........'a satılan, .........
SİGORTA AŞ'ye ZMM poliçesi ile sigortalı, .......... plaka sayılı aracın müvekkillerinin murisi olan yaya ..........'e çarpması sonucunda ölümüne sebebiyet verdiğini, kaza mahallinde yeterli ve gerekli levhalama işaretlerinin bulunmaması nedeniyle davalı ....... da kazadan sorumlu olduğunu, müvekkillerinin murisi olan ..........'ün kaza tarihi itibariyle aylık net gelirinin 2.000-TL olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla her bir müvekkili için 1.000-TL olmak üzere 4.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan;
davacılar ......... için ayrı ayrı 100.000-TL, ........ için 50.000-TL olmak üzere toplam 350.000-TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan ticaret avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......... Sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle kazanın oluşumunda tarafların kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, maddi tazminatın da aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanması gerektiğini, müvekkili yönünden ticari faiz talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle davacı tarafın iddia ettiği şekilde levhalama işaretlerinden kaynaklı eksiklik nedeniyle müvekkili idareye kusur izafe edilecek ise bu durumda görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, bu bağlamda müvekkili yönünden görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......... cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracı işletmiş olduğu kiralama şirketi aracılığıyla davalı ..........'e 1 aylık kiraladığını, meydana gelen kazada kendisinin herhangi bir dahli bulunmadığını, bu nedenlerle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .......... mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; kendisinin kazaya karışan aracın ruhsat sahibi olduğunu, aracı haricen diğer davalı ......... 'a sattığını, dolayısıyla aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .......... kazanın meydana gelmesinde kendisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının belirlenmesi için dosya en son bilirkişi ......... 'ya tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 12/03/2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi olan yaya ..........'ün %65 oranında asli kusurlu, araç sürücüsü olan davalı ..........'in de %35 oranında tali kusurlu olduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş;
iş bu rapor kapsamında davacı tarafın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için dosya aktüerya bilirkişisi .........'a tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 10/06/2021 tarihli raporunda, müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi halinde davacıların talep edebileceği tazminat miktarının davacı .......... için 133.925,91-TL, .......... için 11.009,59-TL, davacı ......... için 16.355,42-TL, davacı ......... mirasçıları için 14.404,63-TL olacağının; müteveffanın gelirinin aylık net 2.000-TL olarak kabul edilmesi halinde ise;
davacı .......... için 220.198,38-TL, .......... için 24.852,89-TL, davacı ......... için 36.918,07-TL, davacı ......... mirasçıları için 32.515,28-TL olduğunu alternatifli olarak hesaplamış, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporları yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davacı taraf muris ..........'ün kaza tarihi itibariyle aylık net gelirinin 2.000-TL olduğunu iddia etmiş ise de; yapılan araştırmada ..........'ün kaza tarihi itibariyle sigortalı çalışmadığı, SGK'nın cevabi yazısına göre en son 2003 yılında sigortalı olarak çalıştığı, dolayısıyla ..........'ün kaza tarihi itibariyle aylık gelirinin 2.000-TL olduğuna ilişkin davacılar tarafından dosyaya herhangi bir ücret bordrosu sunulmadığı gibi SGK'dan da bu yönde herhangi bir ücret bordrosu temin edilememiştir.
Bu bağlamda davacı tanığı olan ......... 'in müteveffanın aylık gelirinin 2.000-TL civarında olduğu yönündeki beyanı veya Tekstil İşçileri Sendikası genel merkezi tarafından mahkememize bildirilen emsal ücretin 2.000-2.500-TL olabileceği yönündeki tespite Yargıtay ........
HD ........ esas ....... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere itibar edilemeyeceği, nitekim bilirkişi ......... tarafından düzenlenen 09/02/2017 tarihli raporda da belirtildiği üzere kaza tarihi olan 2014 yılında asgari ücretin 886,00-TL olduğu dolayısıyla 2.000-TL net ücretin asgari ücretin 2.25 katı olduğu, dolayısıyla davacı tarafın asgari ücretin 2.25 katı olan 2.000-TL ücretin varlığını ispatlayamadığı, bu bağlamda mahkememizce aktüerya bilirkişisi ......... tarafından düzenlenen 10/06/2021 tarihli raporda alternatifli olarak asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplama kabul edilmiştir.
Davacı taraf maddi tazminat yönünden talebini arttırmış, eksik harcı ikmal ederek arttırım kapsamında ancak asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir. Yargılama sırasında davacılardan .........'ün 04/03/2020 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle dosyaya sunulan veraset ilamı kapsamında mirasçıları yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Her ne kadar davacılar tarafından davalı ........ aleyhine de levhalama işaretlerindeki eksiklik nedeniyle idarenin de sorumlu olduğu gerekçesiyle dava açılmış ise de; bu yöndeki eksikliğin hizmet kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla hizmet kusuruna dayalı istemin de ancak idari yargı nezdinde açılacak davada ileri sürülebileceği, bu nedenlerle ......... aleyhine açılan davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince usulden reddine; kazaya sebebiyet veren aracın kayıt maliki olan .......... tarafından haricen .........'a satıldığı, haricen yapılan satışta sorumluluğun kayıt malikine ait olduğu,
dolayısıyla davalı ......... 'ın işleten sıfatına sahip olmaması nedeniyle (Yargıtay 17.HD 2018/5620 esas 2020/3838 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere) iş bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacılar tarafından davalı ....... aleyhine açılan davanın usulden reddine, davalı ......... aleyhine açılan davanın kayıt maliki olmaması nedeniyle pasif husumet nedeniyle reddine, davacılar tarafından diğer davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat talepli istemin kısmen kabulüne, müteveffa ..........'ün kaza tarihi itibariyle asgari ücret miktarı kadar gerçek ücretinin bulunduğu dikkate alınarak bilirkişi ......... tarafından düzenlenen 10/06/2021 tarihli raporda asgari ücret baz alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminatın iş bu davalılardan tahsiline;
tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı dikkate alınarak 41 yaşında ve genç yaşta murislerini kaybeden davacılardan ........ için 30.000-TL, ........ ve ........ için ayrı ayrı 20.000-TL, ......... mirasçıları için 15.000-TL manevi tazminatın talep gibi ....... ve ......... 'dan tahsiline karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1273, K. 2021/990, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama