KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/833 Esas
- Karar no
- 2020/540
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/11/2019
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2020
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arası ürün satım sözleşmesi olmasına rağmen davalıdan faturalara istinaden ödeme alınmadığı, cari hesap ekstresinden dolayı Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının itirazları üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İtirazın iptali davası için genel hükümlerin uygulanacağını, müvekkil şirketin merkezi, ... Mah. ... Cad.
No:... .../... olup; itirazın iptali davasının davalının bulunduğu yerdeki mahkemede açılması gerektiğini, (HMK md. 6) bu nedenle yetkili mahkemenin, Sakarya Asliye Hukuk (Ticaret Mah. Sıfatıyla) Mahkemeleri olduğunu, Müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf, müvekkil şirketten 31.366,88 TL alacaklı olduğunu iddia etse de borcu olmadığını, bu sebeple davacının taleplerinin haksız olması nedeniyle davanın esastan reddine ve % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet (icra inkar) tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesinde davacının satım konusu emtiayı davalıya usulüne uygun şekilde teslim edip etmediği etmiş ise yapılan kısmi ödemeler dikkate alındığında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 28.849,58 TL asıl alacak üzerinden alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, süresinde borca itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin yetkiye ilişkin itirazda bulunduğu ancak para borcu söz konusu olduğu için alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce sözleşmeye konu ürünlerin teslim edilip edilmediği ve davalının borçlu olup olmadığına ilişkin davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla istinabe suretiyle inceleme yapılmış ve rapor alınmıştır. Dosyaya BA/BS formları da eklenmiş olup alınan bilirkişi raporu ve dosyada mevcut belgelere göre, ürünlerin davalıya teslim edildiği ve davalı defterlerine göre davacının 28.849,58 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; somut olayda davacı taraf davalı ticari defter ve belgelerindeki kayıtlara göre davasını ispat etmiştir. Alacağın likit olması da dikkate alındığında davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davanın kabulünee dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/833, K. 2020/540, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama