KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/976 Esas
- Karar no
- 2020/457
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/12/2019
- Karar yazım tarihi
- 23/10/2020
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı taraf müvekkilinin iyi niyetini kötüye kullanarak güvene dayalı olarak gönderilen parayı uhdesinde bulundurduğundan sebepsiz yere zenginleşmiş ve müvekkili firmaya da maddi zarara uğrattığını, müvekkilinde haklı olarak ödenen meblağın iadesi için şahsı vasıtasıyla Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı taraf haksız şekilde hiçbir hukuki dayanağı bulunmadan borca itiraz ederek haksız yere takibi durdurduğunu, bu sebeple itirazın iptaline takibin devamına %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı taraf, nakliye bedeli olarak 4.130 TL'nin Bakırköy ....... ATM'nin ....... Esas sayılı dosyasında aleyhe hüküm nedeniyle mükerrer olarak ödendiğini, davalının icra takibine itirazında haksız olduğunu belirterek icra takibi başlatmıştır.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının taşımasını yapan kişinin çalışanı olduğu taşıma alacağının davalıya ödendiği sabit olup uyuşmazlığın bu miktarın davalı tarafından taşıyıcıya ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Davalı taraf takibe itiraz dilekçesinde ödeme yapıldığını belirtmiş olup mahkememizce davalıya ödeme yapıldığına ilişkin her türlü belgeyi sunması için kesin süre verilmiştir. Ancak usulüne uygun tebligata rağmen herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı taraf ödeme iddiasında bulunmakla ispat yükünü üzerine almıştır ve ödeme olgusunu ispatlaması gerekmektedir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur.
6100 sayılı HMK'nin 189/3 maddesi "Kanun'un belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz." hükmünü amirdir. Aynı Kanun'un 200/I maddesi "senetle ispat" ve 200/II maddesinde de “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. Yine, aynı Kanunun 201.maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibin beşyüz liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." denilmekte; 203.maddesinde de; "senetle ispat zorunluluğunun istisnaları" düzenlenmiş ve hangi hallerde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda ise ödeme olgusunu ispat yükü davalıda olduğu halde ispata yönelik herhangi bir delil sunulmadığından davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/976, K. 2020/457, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama