KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2022
- Esas no
- 2020/428
- Karar no
- 2022/776
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2020
- Karar yazım tarihi
- 23/09/2022
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesi sebebi ile müvekkili şirket açısından doğan 50.542,01-TL cari hesap alacağını ödememesi üzerine davalı borçlu şirket aleyhine 07/06/2019 tarihinde Küçükçekmece ...... İcra Müd.' Nün ...... Esas Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Türk Borçlar Kanunu 207. Madde ile Yargıtay ....... H.D.'nin ...... E. Ve ......
K. Sayılı 03/06/2013 tarihli karan gereğince davacıya kesin süre verilerek dava konusu yaptığı faturalara ilişkin sevk irsaliyesi ile faturadan kaynaklı malı veya hizmeti davalı müvekkile teslim ettiğine doir yazılı delillerin sunulmasının istenilmesini, sunulmamosı halinde esasa geçilmeden davanın reddine karar verilmesini, davacının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tedarikçi sözleşmesinin müvekkili tarafından imza edilmediğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, davacının bahse konu sözleşme kapsamında hak iddia etmesinin mümkün olmadığını,
zira davacının müvekkili tarafından imza edilmemiş olan suretleri kendi lehine değiştirdiğini, müvekkilin imza etmediği bir sözleşme sebebiyle sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından, müvekkiline fatura kesildiğini, müvekkili tarafından bahse konu faturanın davacıya iade edildiğini, müvekkilin davacıdan herhangi bir mal veya hizmet almadığını, davacının müvekkiline böyle bir hizmet verdiğine dair herhangi bir delili de dosyaya sunmadığını, bu nedenle davacının bahse konu faturaya dayanarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine,
mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin Davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... Veriş Hizmetleri Anonim Şirketi, borçlusunun ....... Gıda Maddeleri Tarım Ve Hayvan Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. olduğu, 50.953,96TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ......... tarafından düzenlenen 21/06/2021 tarihli bilirkişi raporda özetle; "önemle belirtilmesi gerekmektedir ki, davacı şirket kayıtlarına göre davalı taraftan 50.542,01-TL alacaklı olunduğu kayıt altına alınmışsa da, taraflar arasında dava konusu ticari ilişki döneminin 3(üç) yıla yaygın bir süre olduğu,
bu süreye ilişkin taraflar arasında bir cari hesap mutabakatı yapıldığına dair davacı tarafından dosya içeriğine belge sunulmadığı gibi en son hangi fatura ya da faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin ispatlayıcı nitelikte bilgi ve belgenin de dava dosyası içeriğine sunulmadığı dikkate alındığında, davalı şirket kayıtları içeriğinde tespit yapılamadan ve tarafların kayıtları karşılıklı analiz edilmeden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yönü ve davacı tarafın alacaklı olup olmadığına dair tespitte ve kanaatte bulunulamayacağını" belirtmiştir.
Davalı şirketin defterlerinin incelenmesi için yazılan talimat gereği dosyamıza rapor sunan SMM bilirkişisi ......... tarafından düzenlenen 19/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle iade fatura kaynaklı davalı kayıtları ve davalı cari hesap ekstresinde bakiye 38.739,98.-tl asıl alacağı gözükse de, iddia edilen alacak için düzenlenen faturalar yanında diğer delillerle ( teslim belgesi ve sevk irsaliyeleri) ispat edilemediğinden,
davacının davalıdan asıl alacağı olmayacağı, sayın mahkemece davacı delil bildirimi kabul edilip edilmemesi takdirine göre , davacı tarafından düzenlenen iade faturalarında gözüken malların davalı şirkete teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri,teslim belgeleri,taşıma irsaliyeleri ile ispat edilmesi halinde davacının davalı şirketten davalı kayıtlarında gözüken 38.739,98tl asıl alacağı olabileceği, davacı tarafından iade mal teslimin ispat edilememesi halinde davacının davalıdan alacağı olmayacağı, yasal defter kayıtlarına gore davalının davacıdan 7.809,75 tl asıl alacağı olabileceğini" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi üzerine bilirkişi .........'tan aldırılan 14/02/2022 tarihli ek raporda özetle; "davacı şirketin davalı şirketten 38.739,98TL alacaklı olduğunu" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Mevcut olayımızda davacı ile davalının her ikisinin de defterlerinde alacağa ilişkin kaydın bulunduğu, birbiri ile uyumlu olup birbirini doğruladığı, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 38.739,98 TL alacağının bulunduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ediyor olmasının davacı lehine alacak olarak değerlendirilerek,
davalının mal teslim almadığına dair iddiasının ve imza inkarının davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması ve irsaliyeli faturaların faturalarla uyumlu olması sebebiyle taraf defterlerinde kayıtlı olan 38.739,98TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/428, K. 2022/776, 8 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama