KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/637 Esas
- Karar no
- 2022/511
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2020
- Karar yazım tarihi
- 26/05/2022
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında ticari bir iş ilişkisi mevcut olduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini, davalı tarafından hizmet ve ürün bedellerinin bir kısmının ödendiğini ancak bakiye 5.965,16TL alacağı ödenmediğini, devam eden süreçte davalı, müvekkili şirket tarafından borcun ödenmesi konusunda muhtelif aralıklarla uyarıldığını ve borcu ödememekte ısrarcı olduğunu, davalı tarafından Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü .....
E. sayılı dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde “Tedarikçi firma ile böyle bir alışverişim olmadığı gibi böyle bir firmayı da tanımıyorum.
Firmaya ait bölgede ve İstanbul’da hiç ikamet etmedim” şeklinde bir itirazda bulunduğunu, ancak tacirlerin ticari bir iş ilişkisine girebilmeleri için aynı il, ilçe veya bölgede ikamet etmeleri gibi bir zorunluluk bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davalıya kesilen faturalara, davalı tarafından TTK madde 21/2 uyarınca süresi içerisinde itiraz edilmediğini beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 5.965,16 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 5.965,16 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından sunulan sevk irsaliyeleri dikkate alındığında hizmetin verildiği, alınan ek raporda da sevk irsaliyeleri ile faturaların örtüştüğü tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 5.965,16 TL olduğu, yargılama aşamasında 2.500,00 TL'nin ödendiği, bu ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre; davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/637, K. 2022/511, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama