KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/1075 Esas
- Karar no
- 2024/173
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/11/2022
- Karar yazım tarihi
- 22/02/2024
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin Üsküdar ... Noterliği 26.07.2022 tarih ve .... Yevmiye no.lu araç satış sözleşmesi ile ... plakalı ...
Marka 2015 Model aracı davalı şirkete sattığını, satış sözleşmesinde satış bedelinin satışın yapıldığı tarih olan 26.07.2022 tarihinde “banka havalesi yolu ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını” tarafların daha sonra 28.07.2022 tarihinde bir araya gelerek satış bedelini revize ederek Üsküdar ....Noterliği 28.07.2022 Tarih ve ...
Yevmiye nolu ‘Düzeltme Beyannamesi ‘yapmak suretiyle satış bedelini 275.000 TL olarak değiştirdiklerini, söz konusu sözleşmenin satış bedeli hariç diğer maddelerinin aynen kalması ve geçerli olduğu hususu da noter sözleşmesinde belirtildiğini, davacı müvekkil şirketin .... plakalı aracın satışına istinaden 15.08.2022 Tarih, Fatura No: .... nolu faturayı tanzim ederek davalıya tebliğ edildiğini ve defterlerine işlediğini, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine iş bu davanın açılmış olduğunu,
takip konusu alacağın araç satışından kaynaklanan likit fatura alacağı olduğundan davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi, takip konusu alacağa araç satış tarihi olan 26.07.2022 tarihinde mümkün olmaması halinde dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;“ davalı müvekkil ile davacı arasındaki satış sözleşmesi ve düzeltme beyannamesinin taraflar arasındaki anlaşma sebebi ile geçerli olmadığını, tarafların aralarındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkile ait olan .... plakalı ... markalı 2015 model aracı önce ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne akabinde davacı şirkete satıp ardından da davacı şirketten almış olarak göstermiş olduklarını, işbu işlemler sebebi taraflar arasında bir inanç anlaşması bulunması ve söz konusu taşınırın müvekkile geri döneceği konusunda birbirleri ile anlaştıklarını, işbu nedenle taraflar arasında inançlı işlem olduğundan aracın müvekkile dönmesi konusunda anlaşmaları bulunduğundan davacının icra takibine konulabilecek bir alacağı bulunmadığını, taraflar arasında inançlı işlem söz konusu olduğu için araç devirlerinin bedelsiz olduğu ve müvekkilin aracının yine kendisine döndüğünü,
bahse konu aracın en başından beri davalı müvekkilde olduğunu ve aracın zilyetliğinin yukarıda bahsedilen iki şirkete de hiç geçmediğini, ayrıca aracın alım satımı için iki şirketin de karşı tarafa herhangi bir para akışı bulunmadığını, tarafların banka hesapları kontrol edildiğinde de işbu durumun ispatlanacağını, bahse konu aracın tekrardan müvekkile devredileceği konusunda tarafların anlaştıklarını, bu nedenle mevcut olmayan bir alacak icra takibine konulduğundan haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, araç alım satımı nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalı tarafın iddia ettiği gibi inanç sözleşmesi bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 275.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla; icra takip tarihi itibari ile davacı ... şirketinin davalı ... TEKSTİL şirketinden 465.000,00 TL. alacaklı olduğu; icra takibine konu edilen fatura alacağının davacı ... şirketi tarafından davalı ....
TEKSTİL şirketine düzenlenen 15.08.2022 tarih ve .... numaralı 275.000,00 TL bedelli araç satış faturası olduğu, faturanın ticari defterlere 15.08.2022 tarih ve ... yevmiye madde numarası ile kaydedildiği, satış faturasına istinaden ticari defter kayıtlarında ve dosyaya sunulan banka hesap ekstrelerinde davalı ...
TEKSTİL şirketi tarafından gerçekleştirilen bir ödemeye rastlanmadığı, davalı tarafın icra takibi öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut bir delil sunulmadığından, icra takibinden önceki faiz talebinin yerinde olmadığı, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, iş bu bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar, dosyaya celp edilen Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma numaralı dosyasındaki bilgi ve belgeler gözetilerek davalının iddia ettiği gibi “taraflar arasında bir inanç anlaşması “ olup olmadığı tarafların söz konusu taşınırın müvekkile geri döneceği konusunda birbirleri ile anlaşıp anlaşmadıklarının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Alınan bilirkişi raporuna göre, davacının 275.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup burada araştırılması gereken husus davalı tarafın iddia ettiği gibi inanç anlaşması bulunup bulunmadığına hususudur.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, tarafların hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.
Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü bir hak tanır.
Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.
İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nın 26. ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.
Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir.
Bu kapsamda davalı taraf aralarında inanç sözleşmesi bulunduğunu ispatlayamamış olup dosya kapsamı, noter satış sözleşmesi, alınan bilirkişi rapor içeriği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 275.000,00TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1075, K. 2024/173, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama