KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/282 Esas
- Karar no
- 2024/583
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil (İnançlı İşleme Dayalı
- Dava tarihi
- 22/03/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.244 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 22/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirketin tek ortağı ve müdürü olan ...... 'ın kuzeni olduğunu, aralarındaki akrabalık ilişkisi kapsamında şirketin bazı iş ve işlemlerini yapmak üzere kendisinin ticari vekil olarak tayin edildiğini, bu hususa ilişkin olarak GOP ......
Noterliğinin 14/12/2016 tarih ..... yevmiye numaralı vekaletnamenin düzenlendiğini, dava konusu Başakşehir ilçesinde kain ..... ada .... nolu parsel üzerinde bulunan 5.Kat, 515 nolu bağımsız bölümün yatırım amacıyla bedeli davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle satın alındığını, satış tarihinde şirketin tek yetkilisi ve ortağı olan ...... 'ın il dışında bulunması ve davalıya daha önce verilen vekaletnamede taşınmaz satın alımına ilişkin yetki bulunmaması nedeniyle taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, talep edilmesine rağmen bedeli şirket tarafından ödenen taşınmazın şirkete iade edilmediğini,
bilahare davalının şirketten ayrıldığını, bu bağlamda inançlı işleme dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, iş bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın 420.000-TL olan satış bedeli ve tapu masrafının uyarlanmış hali ile faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle davaya bakma görevinin, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle AHM'ye ait olduğunu, bu nedenlerle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil iddiasının ancak yazılı delille ispatlanması gerektiğini, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davalı taraf mahkememizin görevsiz olduğunu ileri sürmüş ise de; davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen GOP ...... Noterliğinin 14/10/2016 tarih ...... yevmiye numaralı vekaletname ile davalının TBK 551.md kapsamında ticari vekil olarak görevlendirildiği, davalının şirketle ilgili iş ve işlemlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle TTK 4/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı ve satış evrakının celp ve tetkikinde, taşınmazın 410.000-TL bedel karşılığında dava dışı ...... tarafından davalı ...... 'a satıldığı, alıcı tarafın ödediği tapu masrafının da 8.200-TL olduğu, resmi kayıtlara göre taşınmaz için ödenen bedel ve tapu masrafının toplam 418.200-TL olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi için dosya itiraz sonucunda bilirkişi heyeti ..... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 07/03/2023 tarihli raporunda, taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 2.320.000-TL olduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş, taşınmazın rayiç değeri üzerinden eksik harç ikmal edilmek suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu taşınmazın satışının 03/01/2017 tarihinde yapıldığı, aynı tarihte davacı şirket tarafından, ..... Bankası ..... Şubesine davalı .....'a 420.000-TL ödenmesi yönünde yazılı talimat verildiği ve sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan..... Bankası ..... Şubesine ait 03/01/2017 tarihli makbuza göre davalı ...... 'a 420.000-TL ödeme yapıldığı, bu bağlamda taşınmaz satış tarihi ile şirket hesabından ...... 'a yapılan 420.000-TL ödeme tarihinin aynı olduğu dosya kapsamı ile sabit olmuştur.
Davalı ..... taşınmazın satış tarihi olan 03/01/2017 tarihinde şirket hesabından kendisine yapılan 420.000-TL ödemenin, şirket sahibi olan .....'a daha önce elden vermiş olduğu 85.000-USD + şirket hesabına 21/12/2016 tarihinde yatırmış olduğu 165.000-TL'nin karşılığı olduğunu iddia etmiş, davalı tarafın şirket sahibine 85.000-USD ödediğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafından banka hesabına yatırılan 165.000-TL ile ilgili ödeme makbuzunda borç olarak yatırıldığı hususunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı,
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre bu şekilde bir açıklama içermeyen havalenin mevcut bir borcun ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafın beyanı ve dosyaya sunulan 20/12/2016 tarih 25 nolu tahsilat makbuzuna göre iş bu 165.000-TL'nin şirket sahibi ...... tarafından şirkete yapılan ödeme olduğu ve söz konusu ödemenin bir gün sonra 21/12/2016 tarihinde şirketin para işleriyle ilgilenen (ticari vekil olarak) davalıya verilip şirketin banka hesabına yatırılan meblağ olduğu banka makbuzu ve şirket kayıtları ile sabit olduğu,
bu bağlamda davalıya satış günü şirket hesabından ödenen 420.000-TL'nin dava konusu taşınmazın alımı için yapılan ödeme olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki ve taşınmazın alımı, kiraya verilmesi, kira bedellerinin kim tarafından tahsil edildiği hususlarına ilişkin maddi olay kapsamında duruşmada dinlenen davacı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde; dava konusu taşınmazın yatırım amacıyla davacı şirket tarafından satın alındığı, satış bedelinin şirket tarafından ödendiği, taşınmaza ait kiranın şirkete ödendiği (bu hususun dosyaya sunulan kira tahsilat makbuzları ile de sabit olduğu), davalı tarafın şirketten ayrıldıktan sonra taşınmazı şirkete iade etmediğini maddi olaylara dayalı olarak beyan etmişlerdir.
Taraflar arasındaki ihtilafın inançlı işleme dayalı olarak taşınmazın bedelinin davacı şirket tarafından ödenip ödenmediği, taşınmaz bedelinin davacı şirket tarafından ödenmesi halinde davalı adına olan tapu kaydının iptal edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir.
Yukarıda kısaca arz ve izah edildiği üzere taşınmazın davalıya satışının 03/01/2017 tarihinde yapıldığı, tapu masraflarıyla birlikte satış bedelinin yaklaşık olarak 420.000-TL olduğu, satışın yapıldığı 03/01/2017 tarihinde davalıya şirket hesabından 420.000-TL ödendiği, her ne kadar davalı taraf taşınmazın satış tarihi itibariyle kendisine ödenen 420.000-TL'nin daha önce şirket sahibi olan .....'a borç olarak elden vermiş olduğu 85.000-USD + 165.000-TL'nin karşılığı olduğunu iddia etmiş ise de; bu hususa ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı,
davacı şirkette ( kendi beyanına göre ) 8.000-TL maaşla çalışan birinin şirket sahibine bu miktarda bir borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ayrıca banka kayıtlarına göre davalıya yapılan ödeme 420.000-TL olduğu halde 04/10/2023 tarihli oturumda beyanına başvurulan davalının imzalı beyanına göre alacağının toplam 400.000-TL olduğunu ve şirket hesabından 400.000-TL çektiğini ifade ettiği,
bu bağlamda davalı tarafın alacağıyla ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğu gibi ileri sürdüğü savunmalarının dosyaya sunulan belge ve kayıtlar ile maddi olay kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre çelişkili davranış yasağı kapsamında kaldığı ve bu nedenlerle davalı tarafın taşınmaz bedelinin kendisi tarafından ödendiği yönündeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirket nezdinde TBK 551.md kapsamında ticari vekili olarak hareket ettiği, davacı şirket tarafından düzenlenen GOP .....Noterliğinin 14/10/2016 tarih ..... yevmiye numaralı vekaletnamenin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın bedeli davacı şirket tarafından ödendiği halde taşınmazın tapu kaydının yakın akrabalık ve güven ilişkisi içerisinde davalı adına yapıldığı, kayden malik olan davalının işten ayrıldıktan sonra taşınmazın tapusunu davacı şirkete iade etmediği,
inançlı işlem kapsamında toplanan delillere göre taşınmazın tapu masrafıyla birlikte bedeli olan 420.000-TL'nin banka hesabından davacı şirket tarafından davalıya ödendiği, aynı tarihte tapuda devir işlemi yapıldığı, bedeli davacı şirket tarafından ödenen taşınmazın inançlı işlem kapsamında davacı tarafa iade edilmesi gerektiği (Yargıtay 11.HD 2006/4391 esas 2007/12679 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), bu bağlamda davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/282, K. 2024/583, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama