KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/728 Esas
- Karar no
- 2023/119
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/08/2022
- Karar yazım tarihi
- 20/02/2023
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, parfüm satışı yapan ..... Kozmetik Ltd. Şti'ne parfüm alım satım ticareti neticesinde yapmış oldukları anlaşma üzerine parfüm alım satımı işlemlerinde kullanmak üzere ticari borç verdiğini, davalı firmaya verilen borç bedelinin 08.09.2021 tarihinde, ''BORÇ'' açıklaması ile müvekkiline ait ......
Bankası ..... iban numaralı hesaptan, davalı firmaya ait ..... iban numaralı hesabına gönderildiğini, davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü nezdinde ....
Esas sayılı icra takip dosyası açıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, beyan ederek, itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep ve dava edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde; müvekkili şirkete parfüm alım satım ticareti neticesinde yapmış oldukları anlaşma üzerine parfüm alım satımı işlemlerinde kullanmak üzere ticari borç verdiğini iddia ettiğini, ancak taraflar arasında davacı yanın iddia ettiği gibi herhangi yazılı / sözlü bir anlaşma bulunmadığını, nitekim böyle bir ticari borç verildiğine ilişkin bir anlaşma olduğu varsayımına dayanıldığında, davacı yanca dosyaya herhangi bir anlaşma da sunulmadığını,
davacının kötü niyetle davranarak hem aralarında ticari ilişkiden kaynaklı davalı müvekkili firmaya borç verdiğini söylediği hem de gerçeği yansıtmadığı halde müvekkil şirkete yaptığı ödemede açıklama kısmına borç ibaresini eklediğini, davacı yan ile müvekkili şirket yetkilisi tarafların ortak arkadaşları vesilesi ile tanışıklıkları bulunduğunu, davacı yan, müvekkili şirket yetkilisi ile arasındaki arkadaşlarına ve tanışıklığa güvenerek müvekkil,
şirket yetkilisini arayıp “... gayrimenkul satın alacağını fakat ilk aşamada elinde yeterli miktarda para olmadığını bu sebeple kendisine geri ödemek şartıyla borç verip veremeyeceğini...” sorduğunu, müvekkili şirket yetkilisi de aralarındaki tanışıklığa güvenerek davacı yanın aldığı borcu tam ve eksiksiz olarak ödeyeceğini düşünerek davacı yanın borç teklifini kabul ettiğini, daha sonra tarafların buluştuğunu, müvekkili şirket yetkilisi davacının talep etmiş olduğu bedeli, davacıya elden borç olarak verdiğini,
daha sonra davacı yan 08.09.2021 tarihinde müvekkil şirket yetkilisinin hesabına “Borç” açıklaması adı altında almış olduğu borcuna karşılık ödemeyi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket yetkilisi açıklamada yazan “Borç” ibaresine herhangi bir şekilde takılmayıp davacının zaten kendi borcunu ödediği için herhangi bir sorun olmayacağını düşündüğünü, davalının ödeme yaptığı tarih Eylül 2021 olup davacı yan sanki müvekkili şirket;
kendisinden borç almış gibi aylar sonra haksız yere 10 ay sonra Temmuz 2022 de davalı müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davacı yanın 08.09.2021 tarihinde “BORÇ” açıklaması ile müvekkili firma hesabına ödeme yaptığını iddia ettiğini, iddia edilen borcun parfüm alım satımı işlemlerinde kullanmak üzere verildiği söylenmişse de davacı gerçek kişinin ticari işletmesinin bulunmaması ve tacir olmamasına rağmen müvekkili tüzel kişi tacire borç adı altında para göndermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
tüm mevcut durumlar göz önüne alındığında davacının müvekkili şirkete hangi amaçla “Borç” adı altında ödeme yaptığının açıklanmasının ispatı TMK gereği davacı yana ait olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı göz önünde bulundurulduğunda eğer davacı yan ödünç olarak müvekkili şirkete ödeme yaptıysa TMK m.6 ve HMK 'nın ilgili hükümleri gereğince paranın ödünç olarak verildiğinin ispat yükü davacıya ait olduğunu, davacı ödünç ilişkisini kanıtlamak zorunda olduğunu beyan ederek;
davanın reddine, takas mahsup talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça davalıya borç olarak para gönderilip gönderilmediği, davacının itirazın iptali ve işlemiş faiz talebinde haklı olup olmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 160.000,00 TL asıl alacağın ve 17.940,82 TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla davacı tarafça ticari defter ve belge sunulmadığı, davalının defterlerinde davacının yaptığı 160.000,00TL ödemenin Ortaklardan Alacak hesabına kaydedildiği, söz konusu ödemenin davacı hesabına ya da sipariş avanslarına hesabına kaydedilmemiş olduğu, davacı hesabından davalının hesabına 08.09.2021’de 160.000,00TL ödeme yaptığının tartışmasız olduğu, ancak ödeme açıklaması olan “BORÇ” ifadesinden söz konusu ödemenin bir borcun ifası mı yoksa borç verme işlemi mi olduğu yönünden yeterli kanaat edinilemediği belirtilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ..... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Borçlar Kanunu'nun 457 (TBK'nun 555) ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK. 9.6.2004 tarih, 2004/4–362 E. 2004/347 K.).
Somut olayda, bu yasal karine karşısında davacı taraf, davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Diğer bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü yine davacı tarafa aittir. Bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/728, K. 2023/119, 7 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama