KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/873 Esas
- Karar no
- 2023/916
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 07/05/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 02/11/2023
Karar Metni
2.159 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 04/08/2014 tarihinde davalılardan ....... tarafından kullanılan ........ plakalı ticari takside yolcu olarak bulunduğu sırada davalı ....... tarafından kullanılan ....... plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, ticari aracın kaza tarihini kapsar karayolları ZMSS sigortasının davalı ....... sigorta AŞ tarafından yapıldığını, ....... plakalı aracın ise davalı ......
Sigorta A.Ş tarafından kaza tarihini kapsar ZMSS poliçesinin düzenlendiğini, müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, çalışma gücünün belli oranda kaybettiğini kaza nedeniyle uzun tedavi ve oluşan yaralar nedeniyle manevi elem yaşadığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00TL maddi tazminat ile 200.000,00TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, davalı sigorta şirketlerinin sadece maddi tazminat ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........Sigorta Vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ....... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili tarafından karayolları ZMSS poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu tedavi ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, temerrüt ve faiz tarihlerinin hatalı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ........Sigorta Vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ...... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili tarafından karayolları ZMSS poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu tedavi ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, temerrüt ve faiz tarihlerinin hatalı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ....... vekili yazılı beyanında özetle; ....... plakalı aracın sürücünün kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığını müvekkilinin aracı 15/01/2014 tarihli sözleşme ile uzun süreli kiralama, plaka komisyon hizmet sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığını, bu kişi tarafından da başka kişiye kiralanması nedeniyle müvekkilinin işletme sıfatının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ....... vekili cevap ve delil dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını kusurun ........ plakalı araç sürücüsünde olduğunu, tazminat isteminin zenginleşme aracı olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tahsiline istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan sicil araştırmasında kazaya karışan ....... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ....... adına, ....... plakalı aracın ise ........ adına kayıtlığı olduğu anlaşılmış mahkememizce araçlar üzerine tedbir konduğu görülmüştür.
Mahkememizce tarafların ekonomik ve sosyal durumları manevi tazminata esas olacak şekilde ilgili zabıtadan istenerek dosyaya konulmuştur.
Mahkememizce sigorta poliçeleri ve hasar dosyaları getirtirmiş, hasar dosyaları kapsamında herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan araştırmada kaza nedeni ile Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesinin ......... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı anlaşılmış olup getirtilen dosyanın incelenmesinde, davalı ....... aleyhine taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan kamu davası açıldığı mahkemece davalının kazada asli ve tam kusurlu olduğunun belirlenmesinin ardından her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilerek ertelenmesine karar verildiği diğer davalı sürücünün ise kazada bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldı. Ceza dosyasında alınan kusur bilirkişi raporlarında da davalı .......'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Kaza sonucu davacının uğramış olduğu çalışma gücünün kaybını belirlenmesi amacıyla görülen tedavilere ilişkin tüm belgeler getirtilmiş, SSK tarafından kaza nedeniyle iadeye tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuştur.
Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporunun incelenmesinde davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünün %14 oranında kaybettiği anlaşılmıştır.
Alınan raporun dosya kapsamındaki belgelere uygun olması üzerine mahkememizce ceza dosyası da değerlendirilmek suretiyle davacının maddi tazminat alacağı ile tarafların kusur oranının belirlenmesi amacıyla oluşturulan bilirkişi kurulundan 27/03/2019 tarihli rapor alınmıştır.
Raporun incelenmesinde, kazanın oluşumunda davalı .......'ın tam kusurlu olduğu diğer davalı ticari araç sürücüsünün kusurlu bulunmadığı, davacının geçici iş görememezlik zararının 2.387,77TL, sürekli iş görememezlik zararının 14.836,61TL, tedavi giderinin 357,50TL olduğu bildirilmiştir. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacı tarafça 26/03/2019 harç tarihli dilekçe ile davalı ....... ve ........Sigorta yönünden 7.5000,00TL olan iş görememezlik tazminatı 135.724,38TL'na yükselmiştir.
Dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde davalı ........'ın sürücü ve işleteni olduğu ......... plakalı aracın, 04/08/2014 tarihinde tam kusurlu olarak davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ........ 'in kullandığı ........ ait ......... plakalı araca çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, ceza mahkemesi yargılaması ile dosyamızda alınan kusur bilirkişi raporlarından davacı .......'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, diğer davalının ise hiçbir kusurunun bulunmadığı sabit görülmüştür.
Kaza sonucu davacı ATK ....... İhtisas Kurlunun 18/07/2018 tarihli raporunda açıklandığı üzere meslekte kazanma gücünün %14 oranında kaybetmiş ve iyileşme süresi olay tarihinden itibaren 6 ay olarak belirlenmiştir.
Kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde davalı ........Sigorta AŞ tarafından karayolları ZMSS poliçesi ile sigorta örtüsü altına almış olduğundan ve meydana gelen zarar poliçe limiti ve teminatı kapsamında kaldığından davalı ....... ile ........Sigorta A.Ş maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş davacının davasının artırılmış şekilde kabulüne 136.081,88TL'nin davalı ....... ve ........Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline diğer davalı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davalılar ........, ........Sigorta ve .........'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede. Yukarıda açıklandığı üzere davalı sürücü ........'nun tam kusurlu hareketiyle meydana getirdiği trafik kazası sonucu davacının meslekte kazanma gücünü %14 oranında kaybetmiştir. 6098 sayılı TBK.'nın 56. Maddesi gereğince bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önünde tutularak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Belirtilen yasal düzenleme haksız fiilin doğurduğu sonucun ağırlığı, kazaya karışan tarafların kusur durumu ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi dikkate alındığında, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 10.000,00TL, manevi tazminatın olayın tam kusurlusu olan .......'dan kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ......
HD ....... esas ....... karar sayılı ilamıyla;
"A-Maddi tazminat davasına yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesi:
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu....... İhtisas Kurulunun 18/07/2018 tarihli raporunda; davacının kaza nedeniyle %14.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
ATK raporunun yapılan incelemesinde; raporun, yürüklükte ve geçerli bulunan 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmenliği hükümleri ve E Cetveline göre düzenlendiği, raporda herhangi bir hatanın bulunmadığı, kaza tarihi dikkate alındığında, yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının imkansız olduğu kanısına varıldığından, davalı ....... vekilinin bu yöne ilişkin itirazları kabule şayan görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 21/03/2019 tarihli kusur - zarar bilirkişi raporunda.
04/08/2014 günü saat 05.00 civarında meydana gelen dava konusu trafik kazasının, ......... plakalı aracın sürücüsü .......'ın 1.64 promil alkollü olması ve şerit ihlali yapması nedeniyle gerçekleştiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü .......'ın %100 oranında tam kusurlu olduğu, ......... plakalı ticari taksi niteliğindeki araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; kaza nedeniyle davacının geçici iş göremezlik zararının 2.187,77 TL, sürekli iş göremezlik zararının 140.836,61 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 357,50 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Kusur - zarar raporunun yapılan incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, trafik kazası tespit tutanağı ve ceza yargılaması aşamasında alınan bilirkişi raporuyla birebir örtüştüğü, raporun, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı ....... vekilinin kusura ve zarara yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ....... vekilinin hazır bulunduğu 19/07/2019 tarihli 14. Celsede bir sonraki duruşmanın sözlü yargılama duruşması olduğu taraflara tebliğ edildiğine ve son duruşma olan 10/09/2019 tarihli 15. Celsede sözlü yargılama duruşması yapıldığına göre, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarında da isabet bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin, davacının, kaza tarihinde restorantta bar sorumlusu olarak görev yaptığı ve asgari ücretin üzerinde kazanç elde ettiği, ancak, bilirkişi hesaplamasının net aylık asgari ücret üzerinden yapıldığına yönelik itirazına gelince: dava dilekçesinde, davacının ....... isimli iş yerinde bar sorumlusu olarak çalıştığı açıkça belirtilmiştir. Yargılama aşamasında da yazılı ve sözlü olarak bu iddia bir çok kez dile getirilmiştir.
Ancak Mahkemece davacının aylık net kazancının araştırılması yönünde herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Mahkemece karara dayanak yapılan 21/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi zararı aylık net asgari ücret üzerinden hesaplanmıştır.
Oysa ki davacı tarafın bu iddiasına yönelik delillerin toplanması, ilgili meslek kuruluşlarından ve davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden bu hususun araştırılması ve davacının aylık net kazancının tespit edilmesi, sonrasında davacının geçici - kalıcı güç kaybı zararının tespiti açısından zarar bilirkişisinden ek rapor alınması gerekmektedir. Ayrıca, davacı vekili, dava dilekçesinde, SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol - ulaşım gideri de talep etmiştir.
Bu giderlerin her zaman için yazılı bir belge ile ispatı mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta da, böyle bir durum söz konusu olduğuna göre, TBK'nın 50/2. maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazları yerinde görülmüştür.
Kabule göre de; yukarıda da belirtildiği üzere, karara dayanak yapılan 21/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle davacının geçici iş göremezlik zararının 2.187,77 TL, sürekli iş göremezlik zararının 140.836,61 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 357,50 TL olduğu belirtilmiştir. Bir başka deyişle, davacının geçici - kalıcı güç kaybı zararının toplamı 143.224,38 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı vekili 25/03/2019 tarihli talep arttırım dilekçesinde, dava dilekçesinde 7.500 TL olarak talep ettikleri geçici - kalıcı iş göremezlik zararını, 135.724,38 TL daha artırdıklarını belirtmiştir.
Bu durumda, davacı taraf bilirkişi raporu doğrultusunda, toplamda 143.224,38 TL geçici - kalıcı iş göremezlik zararı talep ettiğine göre, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, talep arttırım dilekçesinde yer alan (arttırılan) 135.724,38 TL'ye hükmedilmiş olması da doğru bulunmamıştır.
B-Manevi tazminat davasına yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesi:
Kazanın oluş şekli, davacının yolcu olması ve herhangi bir kusurunun bulunmaması, davalı sürücü .......'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacı lehine hükmedilen 10.000 TL'lik manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı ....... vekilinin itirazlarının reddine; davacı vekilinin itirazının kabulüne ve davacı lehine takdiren 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi" gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.
İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma sonucunda davacı tarafın aylık ortalama geliri 4.000-TL kabul edilerek talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişi ....... 'tan ek rapor alınmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 24/04/2023 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği tazminat miktarının geçici iş göremezlik maddi zararının 23.744,50-TL, sürekli iş göremezlik maddi zararının ise 1.549.619,81-TL olduğunu ve bu bağlamda toplam iş göremezlik zararının 1.573.364,31-TL olduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında talebini arttırarak toplam 1.573.364,31-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, eksik olan harcı ikmal etmiş ve bu kapsamda dosya 5235 Sayılı Yasanın 5.maddesi gereğince heyete tevdi edilmiştir.
İBAM kaldırma kararında da belirtildiği üzere SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol ve ulaşım giderleri mahkememizce TBK 50/2 maddesi kapsamında değerlendirilerek davacı tarafın bu kapsamda 1.500-TL tedavi, yol ve ulaşım gideri talep edebileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından talep edilen manevi tazminatla ilgili İBAM ..... HD ....... esas ....... karar sayılı ilamıyla karar verilmiş olduğundan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kazanın oluşumunda davalı ..... ve .......
SİGORTA'nın herhangi bir kusuru bulunmadığından bu davalılar yönünden açılan maddi tazminat isteminin reddine, kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olan davalı davalı ........ ve aracı sigorta ettiren ........SİGORTA AŞ yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 1.500-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol ve ulaşım gideri ile 1.573.364,31-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.574.864,31-TL'nin davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 268.000-TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin tedavi,
yol ve ulaşım giderinin reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/873, K. 2023/916, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama