KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/1111 Esas
- Karar no
- 2024/1086
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/11/2023
- Karar yazım tarihi
- 21/11/2024
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisinin ... isimli şahıstan Eylül 2023 ayında 100.000,00 TL nakit para aldığını ve karşılığında .....'ın isteği üzerine davalı ... isimli şahsa çek keşide edildiğini, daha sonra müvekkilin güvenini kazanan davalı ve ekibinin Ekim 2023 ayında ise müvekkilin şahsi hesabına 1.598.500,00 TL nakit borç para göndereceklerini karşılığında ise toplam 2.000.000,00 TL talep ettiklerini müvekkile bildirdiklerini, müvekkil davacının bankalardan kredi kullanamadığı için davalı ve ekibinin bu teklifini kabul ettiğini,
müvekkil davacının davalıya iki adet olacak şekilde toplamda 2.000.000,00 TL bedelinde çek keşide ettiğini, müvekkil davacının davalı ve birlikte çalıştığı ekibinden almış olduğu borç nakit parayı 18/10/2023 tarihinde davalı adına keşide etmiş olduğu çekleri ödediğini, müvekkil davacının davalıya hiç borcu kalmadığını, davacı müvekkilin kendisine borç para vermeye devam edeceklerini söyleyerek davacı müvekkilin bu para karşılığında kendilerine çek keşide etmesini ve çekleri kendilerine teslim etmesi gerektiğini ilettiklerini,
davalı ve ekibinin müvekkil şirket yetkilisi ....' nun yanına gelerek 1 kasım itibariyle davacıya 650.490,00 TL borç para vereceğini ve bu para karşılığında kendilerine çek keşide etmesini talep ettiklerini, davalı ...'un davacı müvekkile işbu çekler için herhangi bir borç para vermediğini, müvekkil davacı şirketin çeklerin karşılığı olan parayı almadığını, davacı müvekkil şirketin davalı taraftan herhangi bir borç para almamasına rağmen davalı ...'un 15/11/2023 tarihli 200.000,00TL bedelli çeki bankaya ibraz ederek müvekkil davacıdan haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil ettiğini,
davacı şirket yetkilisinin davalı ve ekibini defalarca aramasına rağmen davalı ve ekibine ulaşamadığını, davacı müvekkilin davalı adına keşide etmiş olduğu çeklerin davalı tarafından gasp edildiğini beyan ederek dava konusu çekin iptaline karar verilmesini, davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusu 175.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi.
Mahkememizce ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda çekle ilgili davacının hesabında borç olarak gözüktüğü ancak taraflar arasında çek karşılığı fatura ya da ödeme kaynaklı alacak kaydı olmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E: ..., K:...; 12.10.2011 gün ve E:....., K:.... 04.12.2013 gün ve E:..., K:...; 14.05.2014 gün ve E:..., K:...; 18.02.2015 gün ve E:..., K:... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.
Diğer yandan 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Somut davada, çeki elinde bulunduran davalı hamil, çekin altında yatan temel ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı gibi, taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması, çekler nedeniyle doğan alacağın talep edilebilmesine engel değildir. Aksine düşünce kambiyo senedinin mücerretliği ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Somut olayda da; çekin ticari ilişki kapsamında davalıya verildiğinin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Ancak hamilin kötüniyetli hareket ettiği ispatlanamamıştır. Çekin illetten mücerret olduğu, senetten ayrı olarak temel ilişkideki edimlerin yerine getirilmediğinin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, hamile karşı sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Buna göre; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, kötüniyet ve ağır kusur yönünden ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, ticari defterler üzerinde yorum yapılarak borcun olmadığının kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1111, K. 2024/1086, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama