KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/492 Esas
- Karar no
- 2024/175
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 21/02/2024
Karar Metni
1.323 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, iç giyim ve aksesuarlarının imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket tarafından; 16.11.2021 tarihli sevk irsaliyesi ile 20.000 adet bayan ribana külot, 02.12.2021 tarihli sevk irsaliyesi ile 15.000 adet bayan bato,
16.12.2021 tarihli sevk irsaliyesi ile 18.718 adet bayan bato cinsi ürün olmak üzere toplamda 53.718 adet ürün dikim için davalı şirkete teslim edildiğini, ancak aradan geçen zamana ve müvekkilinin tüm taleplerine rağmen, davalı şirket tarafından söz konusu ürünler dikilerek müvekkiline iade veya teslim edilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı tarafa keşide edilen Bakırköy ....
Noterliğinin 18.11.2022 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile özetle; ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren en geç yedi (7) gün içinde 53.718 adet ürünün müvekkilimize teslim edilmesini, aksi halde 53.718 adet ürünün bedeli olan 786.431,00 TL+KDV olarak toplam 849.345,00 TL’nin müvekkiline ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin müvekkiline teslim veya iade edilmediği gibi ürünlerin bedelinin de müvekkiline ödenmediğini, davalı şirket tarafından konu ürünlerin ihtarnameye rağmen teslim ve iade edilmemiş olmaması nedeniyle 53.718 adet ürünün bedeli için davalı şirket adına.
05.12.2022 tarih ve .... nolu 849.345,48 TL bedelli e-fatura düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirket tarafından faturaya ve içeriğinde yasal süresi içinde itiraz edilmediği gibi bu faturanın iade de edilmediğini, bu nedenle konu fatura ve bedelinin davalı hesabına borç olarak kaydedildiğini, davalının müvekkiline olan borcunu ödenememesi nedeniyle nihayetinde davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müd. ....
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe konu borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini ve bu nedenle de icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olup davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, faturanın tebliğ edilmediğini, ihtarname ile faturanın iade edildiğini, ürünlerin dikimleri tamamlanarak teslim edildiğini, fatura bedelinin fahiş olduğunu, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, işbu nedenle müvekkil şirket tarafından yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından ürün dikimi için davalı şirkete teslim edilen ürünlerin dikilerek iade edilip edilmediği, davacı tarafın fatura kesmekte haklı olup olmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 849.107,53 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Tarafların beyanı ve davacı tarafa ait sevk irsaliyeleri referans alındığında davacı tarafça davalıya kesilmiş vaziyette, dikilmek üzere yarı mamul bato/külot sevkiyatı yapılmıştır.Davalı tarafın sunduğu fişlerde ise 3.şahıs/firma ... Tekstil yer almakta olup, ayrıca ... Tekstil tarafınca davacı tarafça sevk edilen yarı mamullere kesim/dikim işlemi uygulanmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı defterlerine göre davacının 849.107,53 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre davalının 237,28 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalı tarafından aiade faturası kesilmesinden kaynaklandığı, faturaların BA/BS formlarında kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, davacı irsaliyeleri, davalı tarafça sunulu fişler ve fiş içeriklerinde belirtilen işlemler arasında uyumsuzluk/çelişki bulunduğundan davalı tarafça sunulu fişlerin uygun görülmesi halinde; davacı tarafa dikili vaziyette 50.724 adet dikili ürün sevk edildiği, 2.994 adet yarı mamul teslim edilmediği, dikili ürün fason işçilik giderinin 50.724* 1,00 *1,04 = 52.792,96 TL olduğu, eksik teslim edilen 2.994 adet yarı mamul bedelinin 2.994*11,40 TL*1,08 = 36.862,12 TL olduğu, bu durumda davalı tarafın 52.792,96-36.862,12 = 15.930,83 TL fason dikim işi için alacaklı olduğu, davalı tarafça sunulu fişlerin uygun görülmemesi halinde;
mal teslimatı yapılmadığı bu durumda, teslim edilmeyen yarı mamuller için 53.718 adet*11,40*1,08 = 661.376,01 TL davacı tarafın alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Mevcut olayımızda faturalar her iki tarafın ticari defterinde de kayıtlı olup davalı taraf iade faturası kestiğinden bedeller arasında fark bulunmaktadır. Davacı tarafından 18/11/2022 tarihli ihtarnamenin 22/11/20022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının da 28/02/2023 tarihinde, süresinden sonra ihtarname göndererek faturayı iade ettiği anlaşılmıştır.
Faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;
borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi,
şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı ilamı)
Somut olayda, faturaların davalıya tebliğ edildiği ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti nedeniyle faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu, davalı tarafça faturaya itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce; fatura kapsamında davacının alacaklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 849.107,53 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/492, K. 2024/175, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama