KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/906 Esas
- Karar no
- 2024/403
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 19/04/2024
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ...... Tekstil İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin, davalı/borçlu ...... Madencilik Dış Ticaret A.Ş'den işbu alacağın tahsili amacıyla, İstanbul ..... İcra Müd. ...... e. sayılı dosya üzerinden davalı .....
Madencilik Dış Ticaret A.Ş hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurulduğunu, 19.12.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7155 sayılı kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na m. 5/A eklenmiş olup buna göre ticari davalarda, konusu belli bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı haline getirildiğini, davalı şirket müvekkili şirket arasında alım satımdan kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğunu,
alım satım faturaları düzenlenerek karşı tarafa gönderildiğini, tarafların faturalarda bedellerin TL ve USD karşılığını göstererek ürünleri fatura ettiklerini, kur farkı ve enflasyon farkı her basiretli tacirin öngördüğü işlemler olduğunu, yabancı para üzerinden yapılan işlemlerde kur farkının dikkate alınacağı teamül olarak yerleştirildiğini, davalı taraf faturaları usd üzerinden aldığından bu durumun farkında olduğunu, faturaların düzenlendiği tarihlerde bu duruma herhangi bir itirazı bulunmadığını, ticari hayatta tarafların sözlü anlaşmaları,karşılıklı icapları,
ticari hayatın kendi içindeki kuralları göz önüne alındığında ticari ilişkinin döviz üzerinden belirleneceği sadece yazılı sözleşmeye dayanmayacağı, Yargıtayın bu konu üzerinde yaptığı değerlendirmede; taraflar arasında kur farkı alacağının düzenleyen sözleşme olmaması halinde faturalarda Türk lirasının döviz karşılığını aradığını, cari hesap ekstrelerinde satılan malların döviz karşılığı belirtildiğini, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup müvekkilin haklı alacağına kavuşması engellediğini, bunlara ek olarak;
davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemenize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunmadığını, bu durumda müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşması daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale geleceğini,
tüm bu sebeplerle öncelikle mahkeme tensip zaptı ile birlikte davalı borçluya ait BA BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesini, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile;
davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1634 E. 2018/633 K. 28.03.2018 tarihli kararında "6102 S.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) 89.maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine dair sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olarak tanımlandığını, aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtildiğini, buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba dair hükümleri uygulanmayacağı,
açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba dair hükümleri uygulanamaz." taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmayıp, dolayısıyla çeşitli bir hesap devresi de bulunmadığını, davacının, olmayan bir cari hesap sözleşmesine bağlı olarak borç ve kur farkı istemesi anılan nedenle hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla,
dava dilekçesi ekinde cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi, davacı tarafından hem girişilen icra takibinde hem de işbu davada hangi alacağa ilişkin talepte bulunulduğu tarafımızca anlaşılamadığı, dolayısıyla kur farkı adı altında talep olunan tutarın hangi faturadan kaynaklı olduğu da izaha muhtaç olduğu, işbu davaya esas teşkil eden icra takibinde talep edilen tutar ile müddeabihin farklı olduğunu, eldeki dava İstanbul ......
İcra Müdürlüğü ....... sayılı ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davacının kur farkı talep edemeyeceğini, müvekkilinin borcu olmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının icra takibine konu kur farkı karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.641,72 USD TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla taraf ekstrelerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı tarafın 1.640,09 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda tarafların ticari kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü anlaşılmıştır.
Davalı taraf dövizle kararlaştırılan bir borç olmadığını iddia etse de tarafların kayıtlarının USD olarak uyumlu olduğu anlaşılmakla buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 1.640,09 USD olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ...... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/906, K. 2024/403, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama