KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/308 Esas
- Karar no
- 2024/760
- Dava
- Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti
- Dava tarihi
- 28/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili davalı şirketin % 40 hisseye sahip iki kurucu ortağından birisi olarak gözükmekte olup, gerçekte ise müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında , kimlik bilgileri kullanılarak ve imzaları taklit edilerek oluşturulmuş bir şirket olduğunu, müvekkili 2006 yılında ....
İletişim Hizmetleri, ... ve değişik Alışveriş Mağazaları tarafından icraya verildikten sonra , birileri tarafından kendi adına düzenlenmiş sahte kimlikle işlemler yapıldığını ve hemen ilgili savcılıklara suç duyurusun da bulunduğunu, bu olayların ardından şirketin vergi borçlarından dolayı müvekkile tebligatlar gelmeye başlayınca müvekkili kendi adına şirket kurulduğunu da öğrenmiş ve vergi borçlarına karşı açtığı davaları kazandığını, müvekkilin şikayetleri sonucunda , şirketin diğer ortağı ve sorumlu müdürü olarak gözüken ..... isimli kişinin, müvekkile ait kimlik bilgilerini bir şekilde elde ederek,
noterden tasdikli nüfus cüzdanı sureti ve ikametgah ilmuhaberi çıkartarak, kimliği tespit olunamayan işbirlikçisi bazı kişilerle birlikte davalı şirketi kurup, kendisini de yetkili ve sorumlu müdür atadığı , bu şirket bünyesinde hiç bir ticari faaliyette bulunmamakla birlikte piyasaya şirket adına sahte ve yanıltıcı fatura sürdüğü tespit edildiğini, şirketin İstanbul Ticaret Odası Sicil Memurluğu'na .... Oda Sicil Numarası ile kayıtlı olduğu ortaya çıktığı, Küçükçekmece ...
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E- ... K. Sayılı kararı ile sanık .... müvekkile ait kimlik bilgilerini kullanarak sahte evrak tanzimi suretiyle müvekkile adına şirket kurmaktan ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten cezalandırıldığını, müvekkilinin hissedarı gözüktüğü davalı şirket ile hiç bir ilgisinin bulunmayışı,
sahte belgeler ve sahte imzalarla müvekkilin şirketin ortağı gibi gözükmesinin sağlanmasına esas olan tüm işlemlerin geçersiz olduğunun tespitini sahte belge ve imzalarla müvekkili adına yapılmış görülen tüm işlemlerin mutlak butlanla batıl olması sebebiyle müvekkilinin davalı şirketle hiç bir ilgisinin olmadığının ve ortak sıfatının bulunmadığının tespiti ile ilgili sicil kayıtlarından ortak sıfatının terkinine karar verilmesini ; yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescil edilmiş hususların terkini ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile mümkün olduğundan bu itibarla da, mahkemede görülen davada, davalı şirket ve davacı vekilince iddia edilen usulsüz işlemi/işlemleri yapan kişilere karşı husumetin yöneltilmesi gerektiği, bu bakımdan da huzurdaki davada, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı, nitekim yargıtay 11. hukuk dairesinin 21.09.2010 tarihli, e. 2009/455 k.
2010/8990 sayılı ilâmında da vurgulandığı gibi, davacıyla diğer davalılar (davalı şirket ve dava konusu işlemi/işlemleri yaptığı iddia edilen kişi/kişiler) arasında görülen/görülmesi gereken yargılama neticesinde mahkemece karar verilmesi ve işbu kararın kesinleşmesi hâlinde tescil işlemi yapılabilecek olup; müvekkil müdürlüğe husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, müvekkilin imza uzmanı (grafolog) gibi, imzaları inceleme yetki ve görevi bulunmamakta ve işlem güvenliği açısından bu inceleme, noterlik kanunu gereği olarak; ilgili noterlerce yapıldığını, davacının iddialarının doğru olması ve zararın varlığının tespiti halinde de;
sorumluluk, hiç kuşkusuz sahte evrakı düzenleyen şahıslara ait olacağını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne husumet yöneltilemeyeceğini, davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkili yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağı, huzurdaki davada müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinden ve açıklandığı üzere, dava konusu tescil işlemlerinde müvekkili müdürlüğe bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyecek olmasına göre davanın müvekkili yönünden öncelikle usûlden, mahkemeniz aksi kanaate ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının kimlik bilgileri kullanılarak sahte belgelerle davacı şirketin kurulduğunu iddia ettiği, Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla davacının kimlik bilgilerinin sahte belge tanzimi ile kullanıldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanununa muhalefetten ceza verildiği, alınan bilirkişi raporlarında da imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, buna göre davacının davalı şirketle bir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla ortak olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu dava yönünden husumetinin bulunmaması nedeniyle onun yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/05/2014 tarihli, E. 2014/5405 K. 2014/8466 sayılı ilamı)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/308, K. 2024/760, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama