KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/690 Esas
- Karar no
- 2024/1286
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/07/2024
- Karar yazım tarihi
- 26/12/2024
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf, müvekkili aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden 300.000TL tutarında ilamsız takip başlatmış, takip dosyasından gönderilen ödeme emri müvekkilinin il dışında olması nedeniyle kendisine tebliğ edilmeyerek mahalle muhtarına bırakıldığını, müvekkili kapısına herhangi bir bildirim bırakılmaması ve mahalle muhtarının da tebligatı haber vermemesi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibini öğrenemediğinden süresinde itiraz da edemediğini, davacı, aleyhine başlatılan takibi yapılan hacizler nedeniyle öğrenmiş ancak İcra Dairesine gittiğinde tebligatın geçerli olduğu ve itiraz süresinin geçtiği kendisine bildirildiğinden takibe itiraz edemediğini, davalı, taraf,
ödeme emrindeki borcun kaynağı olarak 24.12.2023 tarihli 300.000.00 TL tutarındaki faturayı gösterdiğini, söz konusu faturalar incelendiğinde ; müvekkilinin söz konusu fatura ile hiç bir ilgisinin olmadığını, zira faturadan açıkça görüldüğü; faturada borçlu görünen şahısın farklı bir firma olduğunu, müvekkilinin faturada görünen borçlu kişi olmadığından, davalı firma ile aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davalı firmaya hiç bir borcu bulunmadığını, bu konuda arabuculuk talebi davalı tarafça kabul edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti Büyükçekmece ....
İcra Müdürlüğü’nün ... es. sayılı dosyasındaki 300.000.00 TL tutarındaki bedelden borçlu olmadığımızın tespiti menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesine, davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, müvekkili cezaevinde olması nedeni ile adli yardım talebinin kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etilmiştir.
Davalı taradın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, takibe konu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi cevabi yazısına göre davacının borcun doğumu tarihinde vergi mükellefiyetinin olmadığı ve ticari işletme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; "Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
Mevcut olayımızda; davacının tacir vasfında olmadığı, davacının ticari işletme kaydının da olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/690, K. 2024/1286, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama