KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2021
- Esas no
- 2016/735 Esas
- Karar no
- 2021/1080
- Dava
- Alacak (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/07/2016
- Kararın yazılma tarihi
- 30.12.2021
Karar Metni
1.770 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili Teşekküle bağlı ..... İşletme Müdürlüğü'nde, sosyal tesis işletmeciliği, temizlik işleri vs. ihale yoluyla hizmet alımı sözleşmesi imzalanarak firmalara yaptırıldığını, dava dışı ...... İnşaat Oto Ltd. Şti.. ...... Ltd. Şti. - ..... A.Ş. İş Ortaklığı, ......
Ltd, Şti., ...... tarihleri arasında, Müvekkil ile sözleşme imzalayan bu firmalarda çalışmış ve iş akdinin feshinden sonra, işçilik alacakları (kıdem ve ihbar tazminatı) için müvekkili aleyhine, Bakırköy ..... İş Mahkemesinde, ..... E. sayısı ile dava açtığını, yargılama neticesinde, Bakırköy ...... İş Mahkemesinin 12/1 1/2013 tarih, ....... E. Ve ...... K. sayılı Kararı ile Teşekkülümüz aleyhine hüküm kurulmuş. Bu karar, Yargıtay ......
Hukuk Dairesinin 05/05/2015 tarih, ...... E. ve ...... K. Sayılı Kararı ile düzeltilerek onanmış ve kesinleştiğini, bahse konu Mahkeme Kararının asıl alacağa ilişkin kısmı Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ......., vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmı ise Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğu, 03/07/2015 tarihinde Küçükçekmece .....
İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı dosyasına 14.913,84 TL, 01/07/2015 tarihinde Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı dosyası 2.447,29 TL olmak Üzere toplam 17.361,13 TL ödendiğini, müvekkili ile davalı firmalar arasında imzalanan sözleşmelerde, çalıştırılan işçilerin ücret ve her türlü işçilik alacaklarından, firmaların sorumlu olacağına ilişkin hükümler yer aldığını, ...... 'ın hizmet alımı işi kapsamında çalışmış olduğu firmalardan ....... inşaat Otomotiv Ltd. Şti. Kapandığını, Bakırköy .... İş Mahkemesinin ..... E.- ...... K. sayılı kararına istinaden Küçükçekmece ......
İcra Müdürlüğü'nün ...... ve Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün .......
E. sayılı dosyalarına yapıları toplam 17.361,13-TL.'lik ödemenin tamamının dava konusu edilebilme imkanı kalmadığını, ......'a Mahkeme Kararına dayanılarak yapılan ödemenin, davalıların dönemine isabet eden kısmı için işbu dava açıldığını, dava dışı işçiye ödemesi yapılan tutar, çalışılan dönemin tamamına ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı alacağını kapsadığını, hizmet alımı yoluyla farklı işverenler döneminde gerçekleşen çalışmalardan kaynaklanan işçilik alacaklarında, her işverenin kendi dönemi ve o dönemdeki miktarla sorumluluğu kabul edildiğini, işçiye ödenen ücret miktarı ise, her dönemde asgari ücretteki artışa bağlı olarak değiştiğini,
kıdem tazminatı da, en son alınan ücret üzerinden hesaplandığını, ücretteki artıştarı kaynaklı fark, son işverenin üzerinde kalacak şekilde hükümler kurulduğunu, ödeme yapılırken alacağa en yüksek banka mevduat faizi uygulandığını, gerek kıdem tazminatından sorumluluğun hesabı gerekse faiz ve mahkeme masraflarının dönemlere göre dağıtılması uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu, dava konusu edilen alacağın tespiti uzmanlık gerektiren bir iş olması nedeniyle dava, belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olup, alacak bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini,
sözleşmeler uyarınca taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığını, dava konusu hizmet alım işinin görüldüğü yer müvekkil İdareye bağlı Avcılar İlçesinde bulunan Termik Santral olduğu, yargı çevresi olarak Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki alanına girdiğini beyan ederek davanın kabulüne karar vreilmesini talep etmiştir
Davalı ....... Güvenlik vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; 6552 saylı kanun gereği işçilik alacaklarının davacı üst işveren tarafından ödeneceğine ilişkin kanun hükmü bulunduğunu, bu sebeple davalı şirketin dava dışı işçinin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, aksinin kabulü halinde dahi davalı şirkettin işçinin çalıştığı süreyle sınırlı olarak davacı üst işverenle birlikte yarı yarıya sorumlu olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ile ...... Üretimi ve Ticaret Ltd. Şti 'nin cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının işçilik alacakları nedeniyle yaptığı ödemeyi, davalılardan aralarındaki sözleşme uyarınca iadesi istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur.
Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler.
Nitekim 818 sayılı Borçlar Kanunun 146.maddesinde "Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Ve hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkını haizdir.
Birinden tahsili mümkün olmayan miktar, diğerleri arasında mütesaviyen taksim olunur." (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.") şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. (İstanbul BAM 45 HD DOSYA NO : 2020/420, KARAR NO : 2021/954)
Asıl işveren ve alt işveren olan taraflar arasındaki sözleşme ve şartnamelerde, fiili işçilik alacakları dışındaki iş akdinin feshedilmesi nedeniyle doğan söz konusu tazminat alacaklarından tümüyle yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığından, dava dışı işçiye yapılan dava konusu ödemeler nedeniyle davacı Bakanlık ve davalıların yarı oranda sorumlu olduklarının kabulü gerekir. (Yargıtay13. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2016/27649 KARAR NO : 2018/10901 )
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dosyanın incelenmesinde aleyhlerine hüküm kurulmuş olan davalıların da iş bu rücu davasına konu edilen işçi alacakları davasının tarafı oldukları anlaşılmıştır. O halde, mahkemece hükmedilen alacak miktarına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2016/28736 KARAR NO : 2018/10303 )
Somut olayın incelenmesinde. Mahkememize açılan davanın belirsiz alacak davası şeklinde olduğu, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunulduğu, davalılardan sadece .......
Şirketinin cevap dilekçesi sunduğu, İş Kanunundaki müteselsil sorumluluğun işçiye karşı olduğunu, işçiye 6552 sayılı yasa uyarınca davacı kurumun ödeme yapması gerektiğini, kıdem ve ihbardan son işverenin sorumlu olduğunu, işçinin sadece bir gün çalıştığını kıdem ve ihbara hak kazanmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte davalı şirketin kıdem tazminatı alacağından son ücret üzerinden ve sorumlu olunan dönemle sorumlu olabileceğini, davalını sorumlu olması halinde de Borçlar Kanunu uyarınca sorumluluğun yarı yarıya olduğunu, davanın zamanaşımı, husumet nedeniyle reddini talep ettiği,
diğer davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmayarak iddiaları inkar etmiş sayıldıkları,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının İş Mahkemesi kararı dolayısıyla icra aracılığıyla ödemek zorunda kalınan bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, sözleşmeden kaynaklı davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin olması ödeme tarihleri de dikkate alındığında , zamanaşımı süresinin dolmadığı, mahkememizce husumet itirazının yerinde görülmediği, dosya kapsamında hizmet alımlarına ilişkin sözleşmenin, İş Mahkemesi kararının, Küçükçekmece ..... Ve .....
İcra Müdürlüklerinin dosyalarının, ödemelerin, işçi ......'ın hizmet dökümünün celp edildiği, mali müşavir bilirkişiden rapor ve ek raporların alındığı, hesap bilirkişisi ...... 'ndan rapor alındığı, alınan son raporun denetime ve hükme elverişli olduğu, raporda dava dışı işçinin, davalı şirketlerdeki çalışma süresinin tespit edildiği, son alt işverenin davalı ....... A.Ş.
Olduğu, dava dışı işçinin ücretinin Yargıtay denetiminden geçen İş Mahkemesi dosyasındaki raporda dikkate alınarak tespit edildiği,
İş Mahkemesinde verilen kararın kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olduğu, davacı kurum ile değişen alt işverenler ile sözleşme yapılması sonucu iş yeri devri hükümleri uyarınca alt işverenlerin işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş işçilik alacaları devralmış sayıldıkları, kıdem tazminatı alacağı yönünden alt işverenlerin kendi dönem süreleri ve ücreti ile sorumlu oldukları, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumlu olduğu, ihbar tazminatı ile kullanılmayan yıllık izinler yönünden ise son alt işverenin sorumluluğunun bulunduğu,
Davalı ....... şirketinin son alt işveren şirketi olduğundan diğer davalıların ihbar tazminatından sorumluluklarının olmadığı ancak kıdem tazminatından tüm davalıların sorumluluklarının bulunduğu, bu sorumluluğunda kendi dönemleri ile sınırlı olarak ve davacı ile davalılar arasındaki sözleşeme hükümlerinde iç ilişkide sorumluğunun tamamının tarafların biri üzerinde bırakan düzenleme olmadığından eşit oranda sorumluluklarının bulunduğu,
İş Mahkemesi dosyasında ....... şirketinin dava dışı işçiye 30.11.2011 tarihinde 1.949,47 TL ödeme yaptığı, işçinin alacağının 7.758,97 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunda kıdem ve ihbar tazminatlarının icra dosyasındaki ödemeler dikkate alınarak hesaplandığı, mahkememizce dava dışı işçinin davalı ....... şirketindeki çalışmasının bir yıl olarak değerlendirildiği, davalı ....... şirketinin 365,21 TL kıdem tazminatından sorumlu olduğu, alacağın ferilerinden sorumlu olduğu, ihbar tazminatından sorumlu olmadığı, davalı ....... şirketinin ise kıdem tazminatı olan 7.758,97 TL’nin yarısından (3.879,48 TL) sorumlu olduğu,
ayrıca İş Mahkemesi yargılamasında iş bu davalının 1.949,47 TL kıdem tazminatı ödemesi yaptığı, bu ödemenin yarısını (974,73) TBK hükümleri uyarınca davacıdan talep edebileceği, dolayısı ile 3.879,48 TL'den 974,73 TL'nin düşümü ile 2.905,75 TL kıdem tazminatını kısmından sorumlu olduğu, hesaplanan ihbar tazminatından ve alacağın ferilerinden de sorumluluğun bulunduğu, davalılardan ....... şirketi hakkında açılan davanın davacı tarafça takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/735, K. 2021/1080, 1 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama