KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2021
- Esas no
- 2018/1226 Esas
- Karar no
- 2021/634
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/12/2018
- Kararın yazılma tarihi
- 16/07/2021
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkillerinin ...... plakalı aracını arkadaşına verdiğini, araç arkadaşında iken aracın kusurlu olarak kazaya karıştığını, davalı ... şirketine kasko için başvurulduğunda başvurunun aracın rent a car kullanımına sunulduğu için talebi reddettiğini, davalı iddiasının asılsız olduğunu belirterek dava tarihi itibariyle aracın hasar bedeli için 1.000 TL değer kaybı için 200 TL ikame araç tazminatı için 200 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş daha sonra maddi tazminat talebini 62.000 TL'ye araç bedeli talebinin 630 TL'ye arttırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkillerinin sosyal medya ve diğer şekillerde yaptıkları araştırmalar ile davacının araç kiralama işi yaptığını tespit ettiğini, kazanç kaybı talebinin müvekilleri sorumluluğunda olmadığını, değer kaybı zararı ödeme zorunlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafça, davacıya ait ...... plakalı aracın davacının arkadaşı olan ....... 'nin sevk ve idaresinde iken 08/09/2018 tarihinde ...... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde ağır hasar gördüğünden bahisle ...... plakalı aracın kasko poliçesini yapan davalı ... şirketinden belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL hasar tazminatı, 200.00 TL değer kaybı tazminatı ve 200,00 TL ikame araç tazminatı talep ettikleri anlaşılmıştır.
...... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli kasko poliçesi ile davalı tarafça sigortalandığı dosyadaki sigorta poliçesinden anlaşılmıştır.
Davalı tarafça cevaben; davacıya ait aracın davacı tarafça başkasına kiralanmış olabileceği, davalının araç kiralama faaliyeti içerisinde olması nedeni ile kazanın teminat kapsamı dışında bulunduğunu, ayrıca kazanç kaybı ile değer kaybının poliçe kapsamında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte görülen tüm deliller, SBGM Tramer kayıtları, trafik kayıtları, hasar dosyası, toplanmış ve mahkememizce değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki poliçenin kasko sigorta poliçesi olması nedeni ile davacı tarafın kusur oranının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.
Davalı sigortalayan tarafından her ne kadar dava konusu aracın davacı tarafça araç kiralama faaliyeti içerisinde kaza anındaki sürücüsüne kiraya verilmiş olduğu, bu nedenle kazanın teminat dışı kaldığı ileri sürülmüş ise de; davacının araç kiralama firması sahibi olmasının dava konusu kazanın da kiralandığı anlamına gelmeyeceği, dava konusu aracın da sürücüye kiralandığı hususunda açık bir delil sunulması gerekirken sunulamadığı ve bu durumun davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Mahkememizce hasar uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişilerinden kök ve üç ayrı ek rapor aldırılmış, 3.ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılmış ve bu rapor hükme esas alınmıştır. Bu rapora göre kaza sonrasında araçta oluşan hasarın giderilmesinin maliyetinin KDV hariç 62.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafça her ne kadar dava konusu aracın trafik kaydında ...... Bankasının rehni nedeniyle dain-i mürtehin şerhi bulunduğu ve bu nedenle bankadan muvafakat alınması gerektiği bildirilmiş ise de; mahkememizce ..... Bankasına yazılan müzekkereye verilen 11/10/2019 tarihli cevabi yazıda araca ait kredinin kapandığı ve araç üzerindeki rehnin kaldırıldığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 06/04/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 1.000 TL olarak talep edilen hasar tazminatının 61.000 TL artırılarak 62.000 TL'ye çıkartıldığı görülmüştür.
Davalı vekili tarafından, davacının bedel artırım talebine karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava değerinin belirli hale gelmesinin teknik bilirkişi incelemesini gerektirmesi nedeni ile belirsiz alacak davası açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, belirsiz alacak davasında davanın açılması ile zararın tamamı yönünden zamanaşımının kesilmesi nedeni ile davalının zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde;
İkame araç tazminatı talebi yönünden; her ne kadar kasko poliçesinde 7 güne kadar ikame araç klozuna da yer verilmiş ise de, davacı tarafın ikame araç temin edilmesi amacı ile davalı ... şirketine başvurmadığı, davacının ikame araç tazminatını ancak davalı ... şirketine başvurması ancak davalı sigortanın ikame araç temin etmemesi durumunda talep edebileceği, zira davalı ... şirketine başvurularak ikame araç temin edilebilme imkanı varken bundan imtina edilmesinin sorumluluğunun davalıya yüklenemeyeceği, sigorta poliçesinde ikame araç temini süresinin 7 gün ile sınırlandırılmış olması karşısında 7 günü aşan süre için de yine ikame araç ücreti talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
Değer kaybı tazminatı talebi yönünden; kasko poliçesinde değer kaybı klozu bulunmadığı, bu nedenle değer kaybının kasko poliçesinin kapsamı dışında bulunduğu anlaşılmakla davanın bu yönden de reddine karar vermek gerekmiştir.
Hasar tazminatı talebi yönünden; davalı kasko sigortacısının dava konusu araçta oluşan hasarların giderilmesinden sorumlu bulunduğu, yukarıda da belirtildiği üzere hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, dolayısıyla davalı sigortacının davacının aracında bilirkişi raporu ile saptanan 62.000 TL zararı gidermekle yükümlü bulunduğu, dosyada mevcut davalı sigortacı şirketin davacıya hitaben gönderdiği antetli yazıda ihbar tarihinin 10/10/2018 tarihi olarak belirtilmiş olması nedeni ile davalı yönünden temerrüdün 8 iş günü sonrası olan 20/10/2018 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeni ile bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın hasar tazminatı talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1226, K. 2021/634, 5 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama