KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Dava
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/814 Esas
- Karar no
- 2019/969
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 23/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından sunulan 23/10/2019 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE.
Davalı ...'nın malik ve işleteni olduğunu, ...'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, 18.10.2018 tarihinde müvekkil ...'a ait .... plakalı araca çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, mevcut kazada davalı ...'ya ait aracın sürücüsü ......'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, bu durufmun 18/10/2018 tarihli, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Tramer Poliçe uygulamasından anlaşıldığını, davalı ...'nın kuuruyla meydana gelen dava konusu kazada hasar gören müvekkil aracın işbu hasarın onarımı için 30 gün tairhanede yamış olduğunu,
aracın tamir süresi içerisinde uğradığı kazanç kaybı bedelinin bağımsız eksper tarafından KDV hariç 5.010,00TL olduğunu, davalının itirazlarının haksız olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle uğranılan kazanç kaybının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 )
Davacının, araç kazanç kaybına yönelik olarak icra takibi başlattığı, davalı tarafın ise süresinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunduğu, davalı borçluların adresinin ..... olduğu ve kazanın meydana geldiği yerin ....
İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle İcra Mahkemesinin yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmak zorundadır. Zira İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için,
1- İlamsız bir takip yapılmış olması ve bu icra takibinin geçerli olması,
2- Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3- Alacaklının, bu itirazın kaldırılması için İcra Mahkemesine başvurmamış olması,
4- Bu davanın, dinlenebilmesi için icra takibine itiraz eden borçlunun bu itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurması gerekir.
Öte yandan sayılanlardan önce bir itirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunamayacağı açıktır. O halde bu husus İİK.nun 67. maddesi uyarınca bir dava şartıdır ve dava şartları da mahkemece re'sen ( kendiliğinden ) gözetilmek zorundadır.
Diğer taraftan mahkemenin icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin itirazdan önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Görüldüğü gibi bu sonuç Anayasa'nın 141/son maddesinde hüküm altına alınan usul ekonomisine aykırı düşecektir.
Ayrıca İİK.nun 50. maddenin ikinci fıkrasında icra dairesine yapılan yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılacağı, İcra Mahkemesinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtildiğine göre merciiden daha geniş yetkilere sahip mahkemenin öncelikle İcra Dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi yasal bir zorunluluktur. Anılan ilkeler Yargıtay'ca kararlı bir şekilde uygulanmaktadır ( Bkz. Y.H.G.K. 28.03.2001 E: 2001/19-267, K. 311, 20.03.2002 gün E. 2002/13-241 K. 2002/208 ).
Yukarıdan beri yapılan açıklamaların ışığında; icra dairelerinin yetki hususu İ.İ.K'nun 50. Maddesinde düzenlendiği, buna göre; para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Bu hüküm uyarınca yetki hususunun HMK hükümleri uyarınca belirleneceği açıktır.
HMK'nın 6. Maddesi uyarınca Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Bu hükümler uyarınca somut olayda davalının yerleşim yeri ve kazanın meydana geldiği yer itibariyle takibin yapıldığı Bakırköy İcra daireleri yetkili ve görevli olmadığından, icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın yerinde olduğu, bu kapsamda somut olayda geçerli takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/814, K. 2019/969, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama