KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
- Esas no
- 2019/988 Esas
- Karar no
- 2021/860
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2019
- Kararın yazılma tarihi
- 14.10.2021
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE. Müvekkil ... 11.12.2018 tarihinde davalı ... Adına tek pay sahibi olarak tescil edilmiş ......
Sağlık Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi'nin 9025 'ini 165.000.00 TL karşılığında devraldığı, söz konusu şirket :devir tarihinde içi boşaltılmış olup borca batık halde olduğu, ancak şirketin mali/bilanço durumu devir sırasında müvekkilden gizlendiği, ticari güven ilişkisi kötüye kullanılmış, iradesi yanılzılarak hile ve atdatma ile hisse devri gerçekleştirildiği, müvekkil şirkelim borca batık olduğunu öğrendikten sonra aldığı payları davalıya iade etmek istemiş ,bunun üzerine davacı müvekkil ile davalı arasında 11.12.2018 tarihinde hisse devri yapılmış, müvekkil hisseleri devretmesine rağmen davalı hisselerinin bedelini müvekkile ödendiği,
Arabuluculuk oturumu sonrasında anlaşma sağlanamadığı, iradesi yanıltmış ve güveni kötüye kullanılmış olan müvekkilin uğradığı maddi zararı ortadan kaldırmak için şimdilik 1.000.00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiliyle iş bu kısmi davayı açma gereği hasıl olduğu, yukarıda izah edilen huşular gereğince davamızın kabulü ile şimdilik 1.000.00 TL alacağın arabulucuya başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde ÖZETLE. Davacı ve davalı arasında 28.04.2017 tarihinde düzenlenen protokol uyarınca 9,49 hissesi 450.000.00 TL için anlaşma yaptıkları ancak davalı satın alacağı hisseden vazgeçtiğini, akdedilen hisselerin bedelini ödemediğini, bu nedenle davacının uğradığı zarar olmadığı gibi aksine müvekkil zarara uğradığı,
kaldı ki hata hile ikrah nedeniyle dava açılabilmesi için 1 yıllık zamanaşımı şarti vardır ve bir delil sunmadığını, uzlaşmacı tavır sergileyen bir kimse olduğundan iade talebini kabul etmiş ve taraflar arasında 11.12.2018 tarihli hisse devri sözleşmesi yapılmış ancak işbu sözleşmede bedel ödeneceği kararlaştırılmadığını, çünkü davacı müvekkile borcunu ödemediğini, müvekkili esasında sebepsiz yere sözleşmeden davacının dönmesi nedeniyle zarar uğradığı,
burada zarar uğrayan da mağdur da müvekkili olduğunu, davacı kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğini, yukarıda açıklanan ve resen tespit edilecek nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın hem usulden hem de esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hisse devir bedelinin ödenmesi istemine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı tarafın dava dilekçesinden özetle; davacının 11.12.2018 tarihinde davalı adına tek pay sahibi olarak tescil edilmiş ...... Sağlık Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi'nin 9025 'ini 165.000.00 TL karşılığında devraldığı, söz konusu şirketin devir tarihinde borca batık halde olduğunu, ancak şirketin mali/bilanço durumu devir sırasında davacıdan gizlendiğini, ticari güven ilişkisinin kötüye kullanıldığını, iradesi yanıltılarak hile ve aldatma ile hisse devri gerçekleştirildiğini, davacının şirketin borca batık olduğunu öğrendikten sonra aldığı payları davalıya iade etmek istediğini, bunun üzerine taraflar arasında 11.12.2018 tarihinde hisse devri yapıldığını, davacının hisseleri devretmesine rağmen davalı hisselerinin bedelini davacıya ödemediğini, davanın kabulünü talep ettiği,
Davalı tarafın süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinden; husumet itirazında bulunduğu, davaya konu alacak ile arabuluculuk görüşme konularının birbirine uymadığı itirazın bulunduğu , belirsiz alacak davası itirazında bulunduğu, zamanaşımı itirazında bulunduğu, yetki ve görev itirazında bulunduğu,
esasa ilişkin olarak taraflar arasında 28.04.2017 tarihinde düzenlenen protokol uyarınca % 49 oranında hissenin 450.000.00 TL bedel karşılığında davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacının hisselerin tamamını devralmadığını, devredilen bir kısım hisselerin de bedelinin ödenmediğini, davacının sözleşmeden sebepsiz döndüğünü, bu nedenle davacının zararı olmadığını, davalının zarara uğradığını, davacının, şirketin ne halde olduğunu bilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki hata hile ikrah nedeniyle dava açılabilmesi için 1 yıllık zamanaşımı şarti vardır ve bir delil sunmadığını,
davalının iyiniyetli uzlaşmacı tavır sergileyen bir kimse olduğundan iade talebini kabul ettiğini, taraflar arasında 11.12.2018 tarihli hisse devri sözleşmesi yapıldığını ancak işbu sözleşmede bedel ödeneceğinin kararlaştırılmadığını, çünkü davacının davalıya borcunu ödemediğini, davalının sebepsiz yere sözleşmeden davacının dönmesi nedeniyle zarar uğradığı, davanın reddini talep ettiği,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan satın aldığı hisselerin tekrardan 11/12/2018 tarihinde yapılan devir ile devretmesi sonucu, daha önce ödenmiş hisse devir bedelinin olup olmadığı bunun davalıdan talep edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu,
Dosyanın yapılan incelemesi ile, dosyanın mahkememize görevsizlik kararıyla geldiği, mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı bu nedenle zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceği, taraflar arasında 28.04.2017 tarihli protokol bulunduğu, bu protokol uyarınca dava dışı şirketin %49 oranında hissesinin 450.000TL karşılığında davacıya devrinin kararlaştırıldığı, davacının ilk olarak 150.000TL ödemem yapması gerektiğinin belirtildiği, geri kalan kısmında 3 ay içerisinde tamamlanacağının belirtildiği,
26.05.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında, 25.000TL pay değeri uyarınca ortaklık kayıtlarında belirtildiğinin görüldüğü, daha sonra davacının davalıya 11.12.2018 tarihinde hisse devri yaptığının görüldüğü, dava dışı şirketin muavin kayıtları incelendiğinde, davacı tarafından 08.05.2017 tarihinde 25.000TL eft, 09.05.2017 tarihinde 15.000TL ...... bank çeki, 40.000TL ........ bankası çeki, 45.000TL ....... bankası çeki, 31.05.2017 tarihinde 20.000TL eft, 21.12.2017 tarihinde 10.000TL eft olmak üzere toplam 155.000TL ödeme yaptığı, 2017 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesinde davacının %16,67 oranında,
davalının ise %83,33 oranında hissesinin bulunduğu, 11.12.2018 tarihli hisse devir protokolünde davacının hisseler üzerinde hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davalının ise hisseleri tüm hak ve vecibeleri ile aldığını beyan ettiği, hisse senetlerinin devrinin TTK 489 vd maddelerinde düzenlendiği, devredilen şirketin anonim şirket olduğu bu şirketlerde hisse senetlerinin devrinin tescile tabi olmadığı, hisse devir protokolde hisse devir bedeline ilişkin bir düzenlemenin olmadığı, davalı tarafında daha önce ödenen bedelin bu protokolle birlikte iade edildiğine ilişkin savunmasının olmadığı,
söz konusu protokolün hisse bedeli yönünden davalının ibra edildiğine ilişkin ibraname olarak değerlendirilemeyeceği, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarından da devir için davacıya herhangi bir bedelin ödenmediği, davacının hisseleri geri vermekle önceden ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği, davacının davasını ıslah ettiği, açılan davadaki alacak iddiasının ispat edildiği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/988, K. 2021/860, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama