KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/466 Esas
- Karar no
- 2020/688
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/09/2014
- Kararın yazılma tarihi
- 23/12/2020
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan İleri Dayanaklı Tüketim Mal...Ltd.Şti.ye kaplama malzemesi sattığını, diğer davalıların ise bu şirketin ortağı ve yetkilileri olduğunu, 06/04/2011 tarihinden bu yana işleyen cari hesaba ilişkin bir kısım çeklerin alındığını, bu çeklerin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, İstanbul ....
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile ödenmeyen takibe konu alacakları ile ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yeniden takipte bulundukları, takibin 30/07/2012 tarihli cari hesap ekstresine ve kefalet sözleşmesine dayandığını, davalı şirketin 118.572,00-TL borcu bulunduğunu ve diğer davalıların müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesi altında müvekkilinin imzası bulunmadığını, kefalet sözleşmesi olarak ibraz edilen ilk sayfanın kefalet sözleşmesine ait olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesi altında müvekkilinin imzası bulunmadığını, kefalet sözleşmesi olarak ibraz edilen ilk sayfanın kefalet sözleşmesine ait olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan İleri Dayanaklı Tük.Mal...Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesi altında müvekkilinin imzası bulunmadığını, kefalet sözleşmesi olarak ibraz edilen ilk sayfanın kefalet sözleşmesine ait olmadığını, imzasız başka bir sayfa konulduğunu, davacı şirketin kestiği fatura kadar mal göndermediğini, eksik teslim söz konusu olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı tarafından borçluya yönelik 127.741,57-TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ticari ilişkiden kaynaklanan alacak nedeniyle İ.İ.K.nun 67 ve devamı maddelerinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Dosya arasına celp olunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlularına karşı 127.741,57-TL nin tahsiline ilişkin ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddiaları, alacak borç durumunun tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı şirket incelemeye belge ibraz etmemiş, davacı tarafın ibraz etmiş olduğu defterlerin incelenmesi neticesinde, bilirkişi heyeti ibraz etmiş olduğu raporunda özetle, davacının defterlerine göre davalının 118.572,00-TL alacaklı görüldüğünü, 40 adet faturanın 37 adedinin mal alım satımı, 3 adetinin vade farkı faturası olduğunu, 37 adet faturaya ilişkin sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu ve fatura ile uyumlu olduğunu,
vade farkı faturası hususunda taraflar arasında anlaşma bulunsa dahi davalı şirketin borcunun 118.572,00-TL olduğunun kabul edilerek 5 adet çekin 15/11/2011 tarih ve ... nolu tahsilat makbuzu ile davacıya verildiğini...bildirmişlerdir.
Mahkememizin 28/10/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafın temyiz yoluna başvurması neticesinde Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 11/12/2018 tarihli .... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararın davalılar ... ve ... yönünden kefaletname başlıklı sözleşmenin ilk sayfasında imzalarının bulunmaması ve davalıların imzalarının bulunduğu birinci sayfayı kabul etmemeleri nedeni ile sorumlu bulunmadıklarından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı tarafın tashihi karar yoluna başvurması neticesinde aynı Dairenin 18/06/2020 tarihli .... Esas ... Karar sa.yılı kararı ile tashihi karar başvurusunun reddine karar verilmiş, mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, toplanan tüm deliller muvacehesinde; her ne kadar davalılar takip dosyasında ve dosyamızda aksini iddia etmiş iseler de, taraflar arasında ticari ilişkinin sabit olduğu, bu ticari ilişki nedeniyle davacının satıp teslim etmiş olduğu 37 adet fatura ve 3 adet vade farkı olmak üzere toplam 40 adet fatura karşılığı 118.572,00-TL alacaklı olduğu, her ne kadar iade faturaları ile ilgili bir anlaşma ve taraflar arasında uzun süre devam eden bir çalışma geleneği olmasa da, davalı ...
Dayanıklı Tüketim Mal.Ltd.Şti.tarafından cari hesap borcuna ilişkin davacı şirkete 15/11/2011 tarihli 118.572,00-TL bedelli 5 adet çekin teslim edildiği, bu şekilde aralarında cari hesap konusunda bir mutabakatın zımnen gerçekleşmiş olduğu, netice itibariyle davacının davalı şirketten 118.572,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalılar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; bu davalıların kefaletname başlıklı belgenin ilk sayfasında imzalarının bulunmadığı, kefaletname belgesinin bu davalılarca kabul edilmediği, kefalet limiti ve kime kefil olunduğu gibi ayrıntıların imza bulunmayan ilk sayfada yer aldığı, her iki sayfa arasında fiziki bütünlüğün de bulunmadığı,
dolayısıyla davalılarca imzalanmamış ve kabul edilmeyen kefaletnameden dolayı sorumluluk için yeterli bulunmayan ikinci sayfadan dolayı bu davalıların kefil sıfatı ile sorumlulukları cihetine gidilemeyeceği kanaatine varılarak davanın bu davalılar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/466, K. 2020/688, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama