KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Esas no
- 2021/1072 Esas
- Karar no
- 2023/426
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- 05/06/2023
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, satış sözleşmesine ilişkin faturaya dair icra takibine itirazın iptalidir.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalıya mal satımı yaptıkları ve servis hizmeti verdiklerini, bunlara ilişkin fatura ve aralarındaki cari hesap kapsamında davalının kendilerine borçlu olduğunu, borca ilişkin takibe haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; takip dayanağı iki faturanın satın alınan mallara ilişkin olduğunu, satın alınan hidrolik pompanın arızalı çıktığını ve çalışmadığını, satın alınan cassangrade valf parçasının da arızalı çıktığını, yenisinin yapılması amacıyla malların davalıya iade edildiğini, malların tamirinin yapılmadığını, üstelik iadelerinin de gerçekleşmediğini, davacı tarafından takılan parçaların arızalı olduğunu ve davacı tarafça verilen hizmetin kusurlu ve malların ise ayıplı olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davalı/borçlu ... İnş.Taah.San.Tic.Ltd.Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin 186.07,00-TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, alacağa avans faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının cari hesap ve faturalar kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, fatura konusu malların ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, bu malların tamir edilmek üzere davacıya verilip verilmediği ve davacı tarafça söz konusu malların iade edilip edilmediği ile icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı, ön inceleme celsesinde ayıplı ürünlerin bir kısmının Ankara’da bulunduğunu beyan etmiş olmakla, söz konusu malların incelenmesi için yazılan talimat sonucunda alınan makine mühendisi bilirkişi raporu ile verilen adreste davalının bulunmadığı, bir yıldır başka bir şirketin ilgili adreste faaliyet halinde bulunduğu, ilgili ayıplı mallara ulaşılamadığı tespit edilmiştir.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesini içerir mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ile davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve süresinde defter tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacının, dava konusu mallara dair teklif formunun bulunduğu, formun davalı tarafça imzalanmadığı, 18.12.2020 ve 17.11.2020 tarihli irsaliyeler ile ... kargo aracılığıyla ürün sevkinin sağlandığı, bu mallara ilişkin 17.11.2020 tarihli 119.493,90-TL bedelli ve 18.12.2020 tarihli ve 94.211,20-TL bedelli faturaların düzenlendiği, bu faturaların davalı adına düzenlenen e-faturalar olduğu ve faturaların BS bildirimlerinin yapıldığı, defter kayıtları kapsamında davacının davalıdan 184.067,00-TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalının BA kayıtlarının incelenmesinde ise her iki faturaya ilişkin BA bildirimlerinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda ihtarat yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır.
Yargıtay ... HD.nin ... E. ... E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile belirtildiği üzere davacının usulüne uygun tutulan defterleri davacı lehine delil niteliğinde kabul edilmiştir.
Davalı, dava konusu faturalara konu malların ayıplı olduğunu iddia etmişse de, ilgili malları mahkememiz dosyasında incelemeye sunmamış, malların davacıya tamir edilmek üzere verildiğini iddia etmiş, bu iddiasının ispatı için tanık dinletmek istemiştir. Mal teslimi hususunun tanık delili ile ispat edilmesi mümkün olmadığından bu yöndeki davalı talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı, takibe konu faturalar kapsamındaki malları teslim aldığı hususunu inkar etmemiş olmakla bu ürünlere ilişkin BA bildirimini de yaptığı tespit edilmiştir. Davalı her ne kadar ürünlerin ayıplı olduğunu ve tamir için davacıya iade edilmesine rağmen ürünlerin tamir edilmeyerek kendilerine verilmediğini iddia etmişse de, ne ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını ne de ürünlerin davacıya teslim edildiği iddiasını ispata yarar delili dosyaya sunmamıştır. Davalının usulüne uygun yapılan ihtara rağmen, ticari defterlerini de dosyaya incelenmek üzere sunmamış olması kapsamında, davacının defter kayıtları lehine delil kabul edilmiş, davalının davacıya defter kayıtları kapsamında görüldüğü üzere 184.067,00-TL borçlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalı, ayıplı olduğunu iddia ettiği malları davacıya verdiğini savunmakla, bu hususu ispata yarar herhangi bir yazılı delili dosyaya sunmamış, bunun üzerine yemin deliline dayandığı hususu kendisine hatırlatılmış, yemin teklifi üzerine davacı şirket yetkilisi, dava konusu ürünlerin kendilerine iade edilmediği yönünden yemin eda etmiştir. Bu halde davalının bu iddiası ispat edilememiştir.
Söz konusu alacağın fatura ve cari hesaba dayalı olması nedeniyle likit olduğu, davalının itirazında haksız çıktığı görülmekle, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacı talebine paralel şekilde takip tarihi itibariyle söz konusu alacağa temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1072, K. 2023/426, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama