KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- Esas no
- 2021/670 Esas
- Karar no
- 2023/480
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- 06/07/2023
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, cari hesap borcuna ilişkin takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının cari hesap borcu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; davacıdan tekstil aksesuarı satın aldıklarını, teslim edilen tüm ürünlerin bedelinin ödendiğini, davacının kendilerine teslim edilmeyen ürünlerin bedelini talep ettiklerini, ürünlerin teslimine ilişkin irsaliyelerin kendi personelleri tarafından imzalanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı/alacaklı ….Ltd.Şti. tarafından davalı/borçlu .... Ltd. Şti.ye yönelik 47.948,17-TL işlemiş faiz alacağının tahsili için takip yapıldığı, alacağa temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında mevcut cari hesaptaki uyuşmazlığın hangi faturalara ilişkin olduğu, bu faturalara ait ürünlerin davalı tarafından teslim alınıp alınmadığı ile davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Taraf defterlerinin mali müşavir aracılığıyla incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporu ile;
Taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve süresinde tasdik işlemlerinin yapıldığı, davacının kendi defter kayıtları çerçevesinde, icra takip tarihi itibariyle davalıdan 47.948,18-TL alacaklı gözüktüğü,
Davalının kendi defter kayıtları çerçevesinde, icra takip tarihi itibariyle davacıya borçlu olmadığı aksine davacıdan 20.868,34-TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
Taraf defter kayıtları arasındaki farklılığın, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan; mal satımına ilişkin ve davalı hesabına borç kaydedilen, 11.01.2021 tarihli ve 1.555,20-TL bedelli, 21.01.2021 tarihli 1.306,80-TL bedelli ve 29.01.2021 tarihli 6.156,00-TL bedelli üç faturayla,
Davacı defterlerinde yer almayan 18.03.2021 tarihli reklamasyon açıklamalı ve 59.798,52-TL bedelli ve davacı adına borç kaydedilen bir faturadan kaynaklı olduğu,
Tarafların BA-BS bildirimlerinin karşılaştırılmasında aralarındaki farkın 8.500-TL’ye ilişkin olduğu, bu kısmın ise davacı tarafça düzenlenen ve davalıca defterlerine kaydedilmeyen üç faturaya ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, taraf ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmıştır.
Taraf, defterleri ve BA-BS bildirim formları değerlendirildiğinde, taraf kayıtları arasındaki farkın, davacı tarafça düzenlenen üç faturanın davalı defterlerine kaydedilmemesi ile davalıca düzenlenen reklamasyon faturasının davacı defterlerine kaydedilmemesinden kaynaklandığı, tarafların BA-BS formlarındaki farklılığın, davacının 3 adet faturasından (6.156,00-TL bedelli, 1.308,80-TL bedelli ve 1.555,20-TL bedelli faturalar) kaynaklandığı, bu faturalar ve reklamasyon faturası haricinde taraf kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı defterlerinde yer alıp, davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan, 6.156,00-TL bedelli ve 1.308,80-TL bedelli faturalara konu ürünlerdeki sevk irsaliyelerinin imzasız olduğu görülmekle, davacının söz konusu faturalara konu ürünlerin teslim edildiği hususunu ispat edemediğinden bu faturalar kapsamında davacının alacaklı olmadığı kabul edilmiştir.
Üçüncü ve 1.555,20-TL bedelli faturanın ise ... imzalı olduğu, davalının SGK kayıtlarında ... isimli bir kişinin yer almadığı fakat tanık olarak dinlenen ...’ın ... ismi ile davalı adına mal teslim aldığı yönündeki beyanı, ayrıca ... ve ... adı ile imza edilen sevk irsaliyelerine konu diğer faturaların davalı defterlerine kaydedilmiş olması kapsamında, ... ismi ile imza edilen ve tanık tarafından da teslim alındığı beyan edilen 1.555,20-TL bedelli faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat edildiği kabul edilmiştir.
Davalı tarafça düzenlenen ve davacı defterlerine kaydedilmeyen 59.798,52-TL bedelli reklamasyon faturasının değerlendirilmesinde; söz konusu faturanın ... , ... , ... , ... numaralı faturaların iade konusu edilerek reklamasyon faturası adı altında ve “hatalı, bozuk ürünler, fatura edilip elimize ulaşmayan ürünler, 2 defa fatura edilmiş ürünler için yansıtılmıştır.” açıklaması ile gönderildiği görülmüştür.
Davalıca reklamasyon faturasına konu edilen ayıplı ürünler için herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmaması, cevap dilekçesi ile de ayıplı mallara ilişkin herhangi bir savunmada bulunulmaması, reklamasyon faturasının davacı tarafça defterlerine kaydedilmemiş olması, her halükarda reklamasyon faturasının haklılığının davalıca ispat edilmesi ve ispata yarar delilin de dosyaya sunulmaması çerçevesinde söz konusu faturanın düzenlenmesinin haklı olmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; haklılığı ispat edilemeyen reklamasyon faturasının dikkate alınmaması çerçevesinde icra takibi tarihi itibariyle davalının kendi defterleri çerçevesinde davacıya 38.930,18-TL borçlu gözüktüğü, bu borç miktarına, davalının defterlerine kaydedilmeyen teslim hususu ispat edilmiş olan 1.555,20-TL bedelli faturanın eklenmesi ile davacının 40.485,38-TL miktarı ile davalıdan alacaklı olduğuna karar vermek gerekmiştir. Davalı defterlerine kaydedilmeyen, sevk irsaliyeleri imzasız bulunan 1.306,80-TL ile 6.156,00-TL bedelli faturalar kapsamında ise faturalara konu ürünlere ilişkin irsaliyelerin imzasız olması nedeniyle davalıya teslim edildiği hususunun ispat edilememesi kapsamında bu faturalar yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Tarafların tacir, aralarındaki ilişkinin ticari olması kapsamında alacağa avans faizi işletilmesi talebinin kabulüne, taraflar arasındaki alacağın faturalar ve cari hesaba dayalı likit alacak olması ve davalı itirazında haksız çıktığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/670, K. 2023/480, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama