KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/93
- Karar no
- 2022/513
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2021
- Kararın yazılma tarihi
- 17/06/2022
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, abonelik kapsamında düzenlenen ve ödenmeyen faturalara ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, verilen hizmete ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilerek, ödenmeyen faturaların icra takibine konu edildiğini iddia ederek alacağına ilişkin başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, söz konusu hizmetin alınmadığını, davacıya borçlu olmadığını iddia ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
İstanbul ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı/davacı........ A.Ş. tarafından borçlu/davalı ......... Yayıncılık…A.Ş.’ye yönelik toplam 13.151,62-TL (asıl alacak ve gecikme gün faizi karşılığı) tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalının abonelik sözleşmesi kapsamında hizmet alıp almadığı, dava konusu faturalar nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı ile zamanaşımı definin yerinde olup olmadığına ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davalı zamanaşımı definde bulunmuş olmakla, icra takibine konu 2017 Kasım faturasının son ödeme gününün 30.01.2018, 2017 Eylül faturasının son ödeme gününün 29.11.2017, 2017 Ekim faturasının son ödeme gününün 28.12.2017 tarihi olduğu, fatura alacaklarının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının 19.11.2020 tarihinde faturalara ilişkin icra takibi başlattığı, davanın ise 28.01.2021 tarihinde açıldığı, dolayısıyla söz konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı değerlendirilmiştir.
Dosyadaki delillerin incelenmesinde; davalı tarafça “...... Erişim Hizmetleri Değişiklik Formu”nun davalı tarafça 19.11.2015 tarihinde imza edildiği, 28.09.2016 tarihli dava dışı ........ Hız…A.Ş. tarafından, ......... Yayıncılık…A.Ş. lehine port ve hat çekme işlemlerinin gerçekleştirilebileceğinin davacı şirkete bildirildiği, 27 Kasım tarihli 9.097,18-TL, 2017 Eylül tarihli 1.859,14-TL, 2017 Ekim 1.854,68-TL bedelli faturaların icra takibine konu edildiği, Kasım ve Eylül ayları faturalarında davalının ödenmemiş borcunun olmadığının belirtildiği, faturalarda günlük gecikme faizinin %0,8 olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, hesap bilirkişisine dosya tevdi edilerek, fatura ve icra takibine konu alacak kalemleri için hesaplama yapılması istenmiştir.
Dosyadaki tüm delillerin değerlendirilmesinde; her ne kadar davalı aralarındaki hizmet sözleşmesini inkar etmiş olsa da, davacı tarafından dosyaya sunulan ve........ Hizmetleri Değişiklik Formu’nun davalı tarafça imzalandığı, ......... Yay...A.Ş. lehine, port ve hat çekim işlemlerinin yapılabileceğine ilişkin davacı şirkete bildirimde bulunulduğu görülmekle taraflar arasında bir abonelik ilişkisinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Faturalarda son ödeme tarihlerinin açıkça belirtilmiş olması nedeniyle, ödeme tarihi bitimi ile davalının ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşeceği ve temerrüt faizinin davalıdan talep edilebileceği değerlendirilmişse de, davacının süresinde ödenmeyen faturalar için %0,8 oranında gecikme faizi işletmesi yönündeki talebi, taraflar arasında gecikme faizine yönelik bir anlaşmanın bulunduğuna dair delil dosyamızda mevcut olmadığından yerinde görülmemiştir.
Bu halde, davalının ödeme yapıldığı yönünde bir savunmasının bulunmadığı da göz önüne alınarak; taraflar arasında süregelen bir abonelik hizmet alım ilişkisinin bulunduğu, davalının faturalar dolayısıyla davacıya borçlu olduğu ve fatura son ödeme tarihi ertesinde davalının fatura borçları nedeniyle temerrüte düştüğü, fakat gecikme faiz oranı yönünden taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı göz önüne alınarak alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmemiz sonucu;
bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar esas alınmakla, faturalar nedeniyle davalının toplam 335,39-TL temerrüt faizi alacağının bulunduğu, fatura toplam bedelinin 12.811,00-TL olduğu, dolayısıyla davacının toplam alacağının 13.146,39-TL olduğu, tarafların tacir, aralarındaki ilişkinin ticari olması dikkate alınarak söz konusu alacağa avans faizi işletilmesine, alacak faturalara dayandığından likit olmakla, (faiz hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunmamakla faiz alacağının likit olmadığı değerlendirilmekle) davalı itirazında haksız çıktığından, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
TASHİH ŞERHİ
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden önce hüküm fıkrasının birinci kısmının "... asıl alacak miktarı olan 13.166,39-TL (12.811,00-TL toplam fatura bedeli, 355,39-TL toplam gecikme faizi olmak üzere) üzerinden TAKİBİN DEVAMINA," bölümünde yer alan rakamlarda maddi hata yapıldığı görüldüğünden, hükmün birinci fıkrasının birinci kısmının "....asıl alacak miktarı olan 13.146,39-TL (12.811,00-TL toplam fatura bedeli, 335,39-TL toplam gecikme faizi olmak üzere) üzerinden TAKİBİN DEVAMINA," şeklinde tashihine karar verildi.17.06.2022
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/93, K. 2022/513, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama