KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/982 Esas
- Karar no
- 2023/1196
- Dava
- Adi Ortaklığın Tasfiyesi-Alacak
- Dava tarihi
- 26/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/12/2023
Karar Metni
1.976 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ortağı olduğu ...... Mobilya Sanayi ve Tic. Ltd. Ști. unvanlı firmanın “......” markası altında mobilyacılık alanında faaliyet gösterdiğini, İstanbul ili Silivri ilçesi ..... Ada .....
Parsel sayılı taşınmazda kaim 40.000 m2 açık, 14.000 m2 kapalı alan üzerine kurulu mobilya fabrikasının sahibi olduğunu, 2001 yılında tüm ülkeyi etkileyen ekonomik kriz dolayısıyla müvekkilinin kredi ve piyasa borçlarını zamanında ödeme noktasında büyük zorluklar yaşamaya başladığını, Müvekkilinin ..... Bankası A.S., ..... Bankası A.S. ve ....
Kiralama A.S.ye olan borçlarının, 4743 sayılı kanun çerçevesinde, 06.12.2014 tarihli .... ile yapılandırarak yeni vadeler belirlendiğini, bu süreçte müvekkili ile davalı şirket arasında görüşmeler yapıldığını, tarafların ...... markası altında faaliyet gösteren müvekkili şirkete finansman sağlanmasını, borçların ödenerek sona erdirilmesini, devamında Şirketin yine birlikte işletilmesi konusunda mutabakata vardıklarını ve böylece aralarında bir Adi Ortaklık ilişkisi kurulduğunu, taraflar arasında kurulan Adi Ortaklık gereğince.
1- Müvekkili şirkete ait fabrikada kiracı bulunan ve fabrikayı işleten .... Mobilya Sanayi ve Tic. Ltd. Ști. ile olan kira sözleşmesinin feshedilerek, ...... Mobilya ile ..... İnşaat arasında fabrikanın kiralanmasına ilişkin yeni bir kira sözleşmesi imzalanması ve üretime ..... İnşaat üzerinden devam edilmesini, 2- ... Mobilyanın .... konu borçlarının ...... inşaat tarafından sağlanacak finansman kaynağı ile ödenmesini, 3- ......
Mobilya'ya ait fabrikanın üzerindeki ipotek alacakları dolayısıyla icra dosyalarında gerçekleştirilecek satış işlemlerine karşı, ...... Mobilya ve ortaklarının herhangi bir itirazda bulunmamasını, fabrika satışına engel olunmamasını, icra dosyasına ileri sürülecek her türlü itiraz hakkından feragat edilmesini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ....
E. Bilirkişi Raporu Sayfa 2 / 17 4- Müvekkilinin uzun yılların neticesinde meydana getirdiği “müşteri portföyünü” davalı şirkete sunmasını, o güne kadar mobilya sektöründe faaliyeti olmayan davalı tarafa tecrübelerini aktarmasını, “iş gücü, bilgi, birikim, emeğini” ve mümkün olduğu tutarda sermaye ortaya koymasını, 5- Şirketin düze çıkartılarak elde edilen kazancın taraflar arasında paylaştırılmasının kararlaştırıldığını, İlk olarak müvekkili şirkete ait fabrikada kiracı olan ....
Mobilya ile ...... Mobilya arasındaki kira sözleşmesinin Bakırköy ..... Noterliği'nin 25.10.2007 tarih ..... yevmiye nolu Fesihnamesi ile sona erdirildiğini, bir sonraki yevmiye no.lu işlem olan Bakırköy ..... Noterliği'nin 25.10.2007 tarih .... yevmiye nolu imza Kira Sözleşmesinin ...... Mobilya ile ..... İnşaat arasında imzalandığını, fabrikada kiracı olan ..... Mobilya'nın sigortalı çalışanı olan isçilerin ......'dan çıkışı yapılarak ......
İnşaat'ın sigortalı çalışanı olarak ise girişlerinin yapıldığını ve işyeri devrinin gerçekleştiğini, ...... Mobilya'nın ..... Bankası A.Ş'ye olan borçlarına istinaden, ...... İnşaat tarafından 2.308.698 EURO ödeme yapılarak .... Bankası’nın, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. (taşınmaz ipotek dosyası), Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. (menkul rehinleri dosyası) ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasındaki alacaklarının ......
İnşaat tarafından temlik alınarak, taraflar arasında 14.01.2008 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi imzalandığını, Davalı ile .... Bankası arasında imzalanan temlik sözleşmesine istinaden; ...... İnşaat fabrika ve şirket ortaklarının dairelerinde banka lehine konulan 1. ve 2. derecedeki ipoteklerin alacaklısı durumuna geldiğini, müvekkilinin fabrikanın icra dosyasıyla satış işlemlerine karşı herhangi bir itiraz ileri sürmeyerek, fabrikanın icra satışı yolu ile ......
İnşaat tarafından devralınmasının önünü açtığını, Müvekkili Şirketin ... kapsamında kalan..... Bankası'na ait olan borçlarının, alacaklı banka tarafından .... Yönetim A.Ş. .... Yönetim A.Ş.)'ye temlik edildiğini ve davalı tarafından yapılan çok cüz'i bir ödeme ile bu borcun kapatıldığını, ...... Mobilya'ya ait olan TPE nezdinde tescilli .... no.lu "......" markasında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı ve sair dosyalarındaki hacizlerde ..... sıradan alacaklı olan ... Hiz. AŞ’ye ait olan alacakların temlik alınarak, ...... markası da davalı şirket tarafından satın alındığını, davalı şirketin ...... markası adı altında, Silivri ilçesindeki fabrikada üretime devam ettiğini. ...... Mobilya ile ......
İnşaat arasındaki bu anlaşmanın temel gayesinin şirket borçlarının yapılandırılarak ödenmesi, işletmenin devamının sağlanması ve bundan sonra elde edilecek kazancın paylaştırılması olduğunu.
Müvekkili Şirketin ortaklığın kendisine yüklediği tüm edimleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı yanın kazancın paylaştırılmasına yanaşmadığını, Davalı Şirketin Müvekkili Şirketin içinde olduğu zor durumundan istifade ederek, öncelikle fabrikayı işleten mevcut şirketin irtibatını sona erdirdiğini, fabrikanın fiili yönetimi ve işletmesini kendi üzerine aldığını, icra satışı doğrultusunda fabrikanın mülkiyetini ele geçirdiğini,, ...... markasına sahip olduğunu ve müvekkili şirketin yıllardır harcadığı yoğun emek ve mesai birikiminin üzerine konduğunu, bu nedenle Mahkeme tarafından tasfiye görevlisi/görevlileri atanmasına,
re’sen seçeceğiniz tasfiye görevlileri tarafından müvekkili ile davalı şirket arasındaki ortaklığın tasfiye işlemlerinin yürütülmesine ve yine Sayın Mahkeme tarafından tasfiye sonucunda her bir ortağa düşecek payın tespit edilmesine ve her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı olacak şekilde şimdilik 5.000,00t'den toplam 10.000,00 pay alacağının pay alacağının (HMK m.107 belirsiz alacak) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevinin de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğunu, davacı tarafın varlığını iddia ederek taleplerine dayanak gösterdiği adi ortaklık ilişkisini kesin surette reddettiklerini, davanın bu açıdan tamamen haksız ve batıl olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde yer alan bilgi ve belgelerin ispata muhtaç olduğunu,
müvekkili şirketin dava dilekçesinde geçen Silivri'de bulunan fabrikada kiracı sıfatıyla faaliyetlerini yürütmekte iken o dönemde taşınmaz maliki olan davacıların borçlarından kaynaklı sürekli olarak haciz işlemlerine maruz kaldığını ve faaliyetleri sürekli biçimde zarar görmeye başladığını, bu nedenle müvekkilinin bu durumun ortadan kalkmasını sağlamak adına muhatap ....
Bankası ile irtibata geçerek imzaladığı 14.01.2008 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi'ne istinaden davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas, İstanbul ....
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyaları ile takip konusu edilen kredi alacaklarını bankadan temlik aldığını, ilerleyen süreçte davacı tarafın devam eden borçları nedeniyle cebri icra yoluyla satışa çıkarılan fabrika binasının müvekkili şirket tarafından satın alındığını, davacı tarafın da işaret ettiği gibi 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle alım gücünün düşmesi nedeniyle yapılan ihaleye müvekkili şirketin harici katılan olmamış ve bu suretle müvekkilinin bahse konu fabrikanın maliki olduğunu, aynı minvalde şirketin kurumsal kimlik ve markasının "......" İstanbul ....
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında haciz alacaklısı olarak önceliğe sahip firmanın alacağını temlik alınmak suretiyle icra marifeti ile satın alındığını, bu süreçte davacı şirketle ortaklık yapmak ve bu suretle şirket faaliyetlerine birlikte devam etmek yönünde bir vaat ya da taahhütte bulunulmamış yahut bu amaçla bir sözleşme akdedilmemiş olduğunu, Davacı tarafın delil olarak sunduğu 06.12.2004 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi'nin herhangi bir kısmında müvekkili şirketin borçlu, kefil vs. herhangi bir sıfat altında bir taahhüt ya da yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafın iddia ettiği şekilde bir adi ortaklık ilişkisini kabul anlamına gelmemek kaydıyla üzerinden yaklaşık 20 yılı aşkın süre geçmiş olaylara yönelik adi ortaklık kar payı tasfiye talebi zamanaşımına uğradığını, Zamanaşımı yönünde de davacı tarafın taleplerinin reddinin gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, Silivri Belediye Başkanlığı yazı cevabı, Beylikdüzü Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, Kapalı Belediye Başkanlığı yazı cevabı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, taraflar arasında kurulduğu iddia edilen adi ortaklı ilişkisinin tasfiyesi ve tasfiye kapsamında payına düşen tasfiye payının tahsili talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf;" müvekkili şirkete ait fabrikada kiracı olan ...... firmasının kira sözleşmesinin Bakırköy .....
Noterliği’nin 25.10.2007 tarih .... yevmiye sayılı evrakı ile feshedilip, aynı gün bir sonraki Noter yevmiyeli evrak ile davalı şirketle kira sözleşmesi akdedilmesinin; ...... firmasında çalışan işçilerin davalı şirkete sigorta girişlerinin yapılarak çalışmaya devam etmesi; müvekkili şirketin Banka ve Finans kuruluşlarına olan borçlarına istinaden davalı şirket tarafından 2.308.698 EURO ödeme yapılması ve bu kapsamda icra dosyasına konu alacakların davalı şirket tarafından temlik alınması;
temlik alınan dosyalar sonucunda davalı şirketin fabrikanın da bulunduğu Silivri ilçesindeki taşınmaz kaydında yer alan 1. ve 2.derecedeki ipoteklerin alacaklısı durumuna gelmesi ve taraflar arasında varılan anlaşmaya istinaden taşınmazın icra yoluyla satışına müvekkili tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmemesi ve taşınmazın davalı şirket tarafından edinilmesinin önünün açılması; müvekkili şirketin FYYS kapsamında kalan ...
Bankası borçlarının .... firmasına davalı tarafından yapılan çok cüz'i ödemeler ile kapatılması; müvekkiline ait ...... markasının davalı tarafından satın alınması ve davalı yanın üretim/ticari faaliyetlerine hala ...... markası altında devam etmesi" gibi hususları delil olarak göstererek mali sıkıntıdan kurtulmak amacıyla davalı ile finansal destek ve adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalının adi ortaklık sözleşmesi uyarınca elde etmiş olduğu geliri paylaşmadığını ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise aralarında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davacı şirketle ortaklık yapmak veya bu suretle şirket faaliyetlerine birlikte devam etmek yönünde bir vaat ya da taahhütte bulunulmadığını, bu amaçla bir sözleşme akdedilmemiş olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında ihtilaf konusu; taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı ve bu ilişki uyarınca davacıların alacak talep etme haklarının doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından delil olarak sunulan 06.12.2004 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin yapılan incelemesinde; sözleşmede taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğuna dair herhangi bir ibare olmadığı gibi, öngörülen hükümlerde de böyle bir sonuç çıkartılamamaktadır. Temlik Sözleşmesinin 4b maddesinde yer alan “Temlik alanın yukarıda yazılı icra takiplerine temlik aldığı alacak tutarı ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla devam etmek, özellikle bu alacakların teminatını teşkil eden ipotekli ve hacizli taşınmazların, rehinli menkullerin paraya çevrilmesini istemek ve satışı halinde bedellerini tahsil yetkisine sahiptir” hüküm dikkate alındığında davalıya temlik aldığı alacak tutarını aşacak miktarda bir menfaat sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde Mali Müşavir Bilirkişisi eliyle inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı tarafın kayıtlarını sunmaması nedeniyle yalnızca davalı kayıtları incelenebilmiştir. Buna göre usulüne uygun olarak tutulan davalı yasal defterleri uyarınca; 2.302.698- EURO borcun 14.01.2008 tarihinde (KUR:1,701) 3.916.892,70 YTL olarak davalı şirketin ..... Banka .... Şubesi hesabından EFT yolu ile ödendiği ve .... nolu yevmiye kaydı ile .... nolu avans hesabına kaydedildiği tespit edilmiş ve taraflar arasında adi ortaklık ilişkisini bulunduğunu gösterir herhangi bir kayıt ise tespit edilememiştir.
Dosyada mübrez olan ve aynı temele dayanan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas .... K. Sayılı ilamı uyarınca; "taraflarının iş bu dosyanın tarafları ile aynı olduğu, dava konusunun 20.10.2007 tarihli protokolden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı yanca iş bu protokol aslının ibraz edilmediği,
davacı vekilinin protokolün davalı şirket adına ..... tarafından imzalandığını ileri sürerek anılan kişinin imza yönünden isticvabını talep etmesi karşısında, .....'ın 2011 yılında şirketteki payını 3. Kişiye devir ederek şirket ortaklığından ayrılması ve bu hususun şirket pay defterine işlenerek ticaret sicilinde ilan edilmesi karşısında anılan kişinin şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmaması karşısında HMK.'nın 170./1.
Maddesi gereğince .....'ın isticvap edilemeyeceği sonucuna varılarak davacı talebinin reddedildiği, (Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... esas, ....Hukuk Dairesi'nin ..... esas, .... Hukuk Dairesi'nin .... esas, ..... Hukuk Dairesi'nin .... esas) Diğer yandan, aynı sözleşme kapsamında davacı şirketin diğer ortağı tarafından başlatılan takip üzerine davalının takibe itiraz ettiği, itirazın iptali sağlamak amacı ile Bakırköy ....
ATM'nin .... esas sayılı dava dosyasında temlik alan tarafından açılan davanın benzer gerekçeler ile reddine ilişkin kararın kesinleştiği, belirtilen kararın dosyadaki tarafların aynı olmaması nedeni ile kesin hüküm oluşturmamasına rağmen dosyamız açısından güçlü delil olduğu sunucuna varılarak davacının kanıtlanmayan davasının reddine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İş bu deliller ışığında TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacıların iddiasının haklı görülebilmesi için, anılan kurallar uyarınca, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, bu ilişki uyarınca fabrikanın mülkiyetini elde eden davalının fabrikanın işletilmesi sonucu oluşan kazançtan davacılara pay vermeyi taahhüt ettiğini, davacılar tarafından geçerli delillerle ispat edilmesi gerekir.
Somut olayda davacı tarafın adi ortaklığa delil olarak göstermiş olduğu hususların taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu açıkça ortaya koymadığı, davalı tarafın incelenen defterlerinde de bu hususa ilişkin olarak bir kayda rastlanılmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacı iddialarını doğrular nitelikte somut başkaca delil de bulunmadığı göz önünde bulundurulduğundan davacının adi ortaklığın varlığı ve alacak talebinin ispata muhtaç olduğu takdir ve sonucuna varılarak ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/982, K. 2023/1196, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama