KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/1072 Esas
- Karar no
- 2023/447
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2022
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- 23/06/2023
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, sahte imzalar dolayısıyla uğranılan zararın tazmini taleplidir.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davacılardan alacaklı olduklarını, alacağa ilişkin davalılarca 15.05.2015 vadeli 500 Bin TL bedelli ve davalı ...’ün eşi ...’ün avalist olarak yer aldığı bononun verildiğini, bonoya dayalı olarak icra takibi başlattıklarını, avalist ... ün imza sahteliğini ileri sürerek menfi tespit davası açtığını, söz konusu davanın kabul edilerek,
aleyhlerine kötü niyet tazminatı, harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesi neticesinde zararlarının doğduğunu, ... ün icra mahkemesinde açtığı davanın da kabul edildiğini, bu dava kapsamında da kötü niyet tazminatı ile yargılama giderlerini ödemeye mahkum edildiklerini, davalıların resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiğini, davalıların dava dışı ... ’ün imzasını taklit etmeleri neticesinde zarara uğradığını, bono borçlusu ...’ün erkek kardeşi davalı ...’ün, ...
Firması yetkilisinin kız kardeşinin eşi olduğunu, bu akrabalık durumu ve geçmişe dayalı ticari ilişki kapsamında bizzat firma yetkilisi huzurunda imza atmasını istemediklerini, iyi niyetlerinin suiistimal edildiğini, davalıların kast ve kusurlarıyla kendilerini zarara uğrattığını savunarak, meydana gelen zararın davalılarca tazminini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile özetle; zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, zarar miktarının belirli olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını, davacının henüz doğmamış bir alacak için işbu davayı açtığını, zira alacağın muaccel olmadığını, hukuki yararın mevcut olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının zarara uğradığını iddia ettiği alacak kalemlerinden hiçbirini ödemediğini, davacının uğradığı zarar ile müvekkiller arasında hiçbir illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
HMK.nın114.maddesi kapsamında davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunması gerekmekle, işbu husus yargılamanın esasına girmeden değerlendirilmesi gereken bir dava şartıdır. Davacının, hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç bulunması durumunda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. (Kuru/Arslan/Yılmaz: Usul 2011, syf.262) Bir hakkın mahkeme kararına gerek olmaksızın başka bir yolla ve aynı ölçüde güvenli olarak elde edilebilmesinin mümkün olması halinde bu hakla ilgili dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. (Yargıtay HGK. 2007/13-848, 2007/840 K.) Bu kapsamda; olası, gelecekte doğabilecek, muhtemel bir yarara karşın dava açılması mümkün değildir. (İsmail Ercan, Medeni Usul Hukuk, syf.387)
Bu kapsamda, davacı, davalıların sahte imza ile ciro ettikleri bono nedeniyle açılan menfi tespit ve imza itirazı davaları kapsamında, kötü niyet tazminatı, para cezası ve yargılama giderlerini ödemeye mahkum edildiklerini, zararlarının doğduğunu savunarak, sahte imza atan davalılardan bu kararlar kapsamında uğradıkları zararın tazminini talep etmiştir.
Davacının söz konusu kararlar kapsamında ödeme yapmadığı, tehiri icra kararı alındığı, zararın doğmadığı, ayrıca ilgili kararlara karşı istinaf kanun yollarının açık olduğu, istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf kanun yolu sonrasında verilecek kararlar sonucunda davacının zararına konu kararların ortadan kalkabileceği, bu halde davacının bu dava ile elde etmek istediği sonucun başka şekilde elde edilmesinin mümkün olması çerçevesinde işbu davayı açmada davacının hukuki yararının bulunmadığı değerlendirildiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1072, K. 2023/447, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama