KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/294 Esas
- Karar no
- 2023/452
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2022
- Kararın yazılma tarihi
- 22/06/2023
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalıya ürün sattığını, davalının borcunu ödemediğini, açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği sayılmıştır. Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İCM ... sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı olduğu iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesinde fatura tanımlanmıştır. Anılan Yasanın 21. maddesinde “Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedelini ödemiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir.
Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Başka bir deyişle fatura, akdin şartlarını belirleyen değil, belirlenmiş olan şartların bir kısmını gösteren belgedir.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir. Bu nedenle faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur.
Bakırköy ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... , borçlunun ... , faturadan kaynaklı 25.920,86-TL asıl alacak ve 22.133,75-TL faize ilişkin olduğu, ödeme emrinin borçluya 03/12/2021 tarihinde tebliği üzerine 06/12/2021 tarihinde borçlunun itirazı nedeniyle takibin durmasına karar verildiği ve alacaklı tarafından İİK 67 de belirtilen yasal bir yıllık itiraz süresinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin görüşme sonunda anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Taraflar asındaki uyuşmazlık takip talebine konu fatura içeriğinde yer alan ürünün davalıya satılıp satılmadığı ve satım bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır.
TMK 6 ve HMK 190 maddeleri uyarınca davada ispat yükü takibe konu fatura içeriğindeki ürünün davalıya satılıp teslim edildiğini iddia eden davacı taraf üzerindedir.
Somut olayda; davacı tarafça davalıya ürün satmasına rağmen davalının borcunu ödemediği, açılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiği ileri sürülmüş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığından davacı tarafça ileri sürülen vakıaların tamamının inkar etmiş sayılmıştır. Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacının defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve lehine delil vasfı bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça verilen ihtaratlı süre ve kesin sürelere rağmen ticari defterlerini sunmadığından davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan,HMK 220/3 ve 222/3 fıkraları uyarınca engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerektiği,yapılan bilirkişi incelemesin de,
davacı ticari defterlerinde davaya konu faturanın yer aldığı,BS formu ile vergi dairesine de bildirimde bulunulduğu, davacının takibe konu fatura alacağının varlığını ispat ettiği ve davalının davacıya 25.920,86-TL fatura borcu bulunduğu, davalı tarafça ödeme ya da benzeri borcu sonlandırıcı hususun ispat edilemediği, TTK 1530 uyarınca 30 gün sonrası olan 20/09/2015 tarihinin ticari temerrüt faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında 22.284,48-TL faiz işleyeceği mahkememizce hesaplanmış olup takip talebi dikkate alınarak davanın kabulüne ve alacağın likit itirazın da haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
. 22/05/2023 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/294, K. 2023/452, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama